Samsun'da Yeşil Sanayi buluşması
Paylaş

Samsun'da Yeşil Sanayi buluşması

Samsun’daki Yeşil Sanayi Buluşmaları’nda işletmelerin dönüşüm süreçleri ve finansman olanakları ele alındı. Sanayi Genel Müdür Yardımcısı Ümit Yasin Güven, “Çünkü bu aynı zamanda yeni bir ihracat kapısı demek.” dedi.

Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında düzenlenen Dünya Bankası destekli Yeşil Sanayi Buluşmaları’nın beşincisi, Samsun’da gerçekleştirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının yürüttüğü etkinliğe Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ev sahipliği yaptı. OKA Konferans Salonu’ndaki programda, sanayi işletmelerine yeşil ve dijital dönüşüm için ulusal ve uluslararası finansman imkânları, destek mekanizmaları ve proje teşvikleri anlatıldı.

“SADECE KALİTELİ ÜRETİM YETERLİ DEĞİL”

Açılışta konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdür Yardımcısı Ümit Yasin Güven, yeşil dönüşümün dünyada 30 yıl daha gündemde kalacağını söyledi. Sürecin çevresel boyutunun yanında bir sanayi stratejisi olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Güven, şu ifadeleri kullandı: “2019 yılından beri konuşuyoruz. Biz bunu bir 30 yıl daha konuşmaya devam edeceğiz, dünya olarak, Türkiye olarak değil. Bu sadece bir çevre olayı değil. En başlangıcından itibaren zaten böyle değildi. 2019 yılındaki ilk deklarasyon der ki: ‘Green Deal, Avrupa Birliği'nin yeni büyüme stratejisidir.’ Yani bu bir sanayi stratejisi. Bugün artık üretmiş olduğumuz ürünün sadece kaliteli olması tek başına yeterli değil. Hatta fiyat avantajının olması da tek başına yeterli değil.

Özellikle AB tarafından ya da belirli bir grup dışında dünyanın geri kalanı tarafından istenen özel ihtiyaçlar var. Artık sadece bir şeyi üretebiliyor olmak yeterli değil. Bizim zamanımızda 1,44'lük disketler vardı arkadaşlar ve bunu üreten, dünyada en büyük olan bir firma vardı. Bugün o marka hâlâ hayatta olmuş olsa, dünyanın en iyi disketini de yapıyor olsa bir anlamı yok. Yani ondan sonrasında CD, DVD, Blu-ray, Bluetooth sistemine geçmediğiniz sürece ben dünyanın en iyi disketini yapıyorum ama müşteriniz yok, sıfır. Artık yeşil dönüşüm dediğimiz, dijital dönüşüm dediğimiz husus da buna dönüştü” diye konuştu.

SANAYİ STRATEJİSİNDE YEŞİL DÖNÜŞÜM

Güven, Avrupa Birliği pazarındaki yeşil dönüşüm gerekliliklerinin işletmelerin maliyetlerine ve ticari kararlarına etkisini bir firma örneği üzerinden anlattı. Sanayi stratejilerinin merkezine bu süreci yerleştirdiklerini belirterek şöyle konuştu:

“Bir firma, AB pazarına yıllık 5 milyon dolarlık üretim yapıyor, tek bir firmaya ama firmanın en son gerçekleştirdiği tedarikçi denetiminde istenen yeşil dönüşüm gerekliliklerinin maliyeti yaklaşık 2 milyon dolar. Şimdi kâr, zarar, sanayi, ticaret, strateji ne derseniz deyin, buyurun masanın üzerinde. Bu sadece bir yeşil dönüşüm meselesi, çevre meselesi, bacadan atılan bir gazın meselesi değil artık. Biz de sanayi stratejimizin merkezine artık bunu koyduk. Ama bu, gözümüzü korkutacak bir durum değil. Biz 30 yıl bununla yaşayacağız. Öyle ya da böyle, dünya olarak. Eğer biz bu işi yapacaksak en iyisini yapacağız. Zorunda olduğumuz için değil, bunu can-ı gönülden en iyi şekilde yapmak için yapacağız.”
Güven, dönüşümün rekabetteki etkisine de değinerek, “Çünkü burada dünyada bazı firmalar elenecek. Biz onların ne kadar yerini alabileceğiz, ne kadar ikame pozisyonuna geçebileceğiz, bizim için önemli olan da bu olacaktır” dedi.

DİCLE’DEN REKABET VE İSTİHDAM AÇIKLAMASI

OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle, enerji ve kaynak verimliliği ile sürdürülebilir üretimin işletmelerin rekabet gücünü etkilediğini ifade etti. Ajansın yeşil ekonomi alanındaki çalışmalarını anlatan Dicle, şunları söyledi: “Yeşil dönüşümü yalnızca çevresel bir sorumluluk alanı olarak ele almamız mümkün değil. Enerji ve kaynak verimliliği, karbon yoğunluğunun azaltılması, dijitalleşme ve sürdürülebilir üretim kavramları; işletmelerimizin maliyet yapısını, finansmana erişimini, ihracat kabiliyetini ve küresel değer zincirlerindeki konumunu doğrudan belirleyen rekabet unsurları hâline gelmiştir.

Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı olarak bölgesel kalkınmadaki dönüştürücü rolümüzü yeşil ekonomi odağında güçlendiriyor, destek mekanizmalarımızı yalnızca mevcut ihtiyaçlara cevap veren değil, bölgemizin sürdürülebilir geleceğini şekillendiren stratejik araçlar olarak konumlandırıyoruz. Bunun en önemli örneklerinden biri, Dünya Bankası desteği ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürüttüğümüz, kısa adı SOGREEN olan Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi kapsamında yürüttüğümüz çalışmalardır. Bu süreçte yalnızca işletmelerin yeşil yatırımlarının finansmanına değil, yeşil dönüşümün kadınlar ve gençler başta olmak üzere toplumun farklı kesimleri için yeni ve nitelikli istihdam fırsatlarına dönüşmesini de hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

KARBON AYAK İZİ VE DİJİTALLEŞME İÇİN TEKNİK DESTEK

Dicle, işletmelerin dönüşüme uyum sağlaması için sunulan teknik destekleri de açıkladı. Karbon ayak izi hesaplamaları, emisyonların tespiti ve üretimde verimlilik çalışmalarına değinen Dicle, şu bilgileri verdi: “Ajansımızın Teknik Destek Programlarını da bu dönüşüm sürecinde önemli bir araç olarak kullanmaktayız. İşletmelerimizin karbon ayak izlerini hesaplamaları, emisyon kaynaklarını tespit etmeleri ve Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'na uyum sağlamaları amacıyla teknik destekler sunuyoruz. Yeşil dönüşümü dijital dönüşümden ve verimlilikten de ayrı düşünmüyoruz. Bu nedenle işletmelerimizin yalın üretim tekniklerini uygulaması, verimliliklerini artırması ve dijital teknolojileri üretim süreçlerine entegre etmesi amacıyla uygulanan projeleri de destekliyoruz.”

Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Cengiz Türe, “Yeşil Mutabakat ve Küresel Rekabette Türkiye” başlıklı sunumunu yaptı. Uzmanlar, dijital dönüşüm, SOGREEN ve Ufuk Avrupa Programı hakkında da bilgi verdi. Program, değerlendirme bölümünün ardından tamamlandı.

 

Kaynak: İhlas Haber Ajansı

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.