Samsun’un Canik ilçesinde 8 yıldır ziyaretçilerini ağırlayan Canik Belediyesi Oyuncak Müzesi, farklı dönem ve ülkelerden oyuncaklarla geçmişten günümüze uzanan bir yolculuk sunuyor. Ahşap bebeklerden kurmalı metal oyuncaklara, bebek evlerinden eski mahalle kültürünü yansıtan bakkal konseptine kadar çok sayıda eser müzede sergileniyor.
5 BÖLÜMDEN OLUŞUYOR

Canik Belediyesi Mevlana Eğitim, Kültür ve Yaşam Kampüsü’nde yaklaşık 800 metrekarelik alanda kurulan müze, 31 Ocak 2018 tarihinde hizmete açıldı.
Müzenin 5 farklı teşhir alanından oluştuğunu belirten Canik Belediyesi Oyuncak Müzesi İdarecisi ve Arkeolog Ümmühan Kığılcım, özellikle okul gruplarının ve yaz aylarında düzenlenen turların yoğun ilgi gösterdiğini söyledi.
Müzedeki oyuncakların seçimi ve sergileme konseptinin şair ve yazar Sunay Akın’ın danışmanlığında oluşturulduğunu belirten Kığılcım, koleksiyonda bine yakın eser bulunduğunu ifade etti.
EN ESKİ OYUNCAK 1700’LERİN SONUNDAN

Müzedeki en eski eserin ahşap bir oyuncak bebek olduğunu anlatan Kığılcım, “En eskisi 1700’lerin sonuna tarihlendirilen bir ahşap bebek. Sunay Akın eser listesinde 1780-1790 yılına tarih vermiş” dedi.
Koleksiyonda daha yakın dönemlere ait oyuncakların da bulunduğunu belirten Kığılcım, müzenin büyüklüğüyle dikkat çektiğini söyledi.
Kığılcım, “Türkiye’de en büyük oyuncak müzesi olarak geçmekteyiz. Oyuncak kategorisinde, dünya sıralamasında da üçüncü olarak görülüyoruz. Yani dünyada üçüncü, Türkiye’de birinci olarak geçiyor oyuncak müzemiz” ifadelerini kullandı.
MİCKEY MOUSE’TAN PRENSES DIANA’YA
Müzede ahşap oyuncakların yanı sıra pelüş oyuncaklar, bebek evleri, kurmalı oyuncaklar ve farklı dönemlerin popüler kültürünü yansıtan eserler bulunuyor.
Mickey Mouse’un ilk çizim halini yansıtan oyuncak ile Prenses Diana’nın oyuncağı da koleksiyonun dikkat çeken parçaları arasında yer alıyor.
Kığılcım, özellikle renkli metal plakalar kullanılarak hazırlanan kurmalı Lehmann grubu oyuncakların günümüzde dahi çalışabilen örneklerinin bulunduğunu belirtti.
BEBEK EVLERİNDE DİKKAT ÇEKEN DETAY

Müzedeki bebek evlerinin yetişkin ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördüğünü anlatan Kığılcım, bu oyuncakların yalnızca çocukların oynaması amacıyla hazırlanmadığını söyledi.
Kığılcım, “İleriki nesiller o dönemin kültürünü görsünler diye, tamamen kültürü yansıtmak amacıyla yapılmış ancak çok detaylı, çok fazla işçilik içeren oyuncaklarımız” diye konuştu.
OYUNCAKLARI SUNAY AKIN’IN SESİNDEN DİNLİYORLAR

Müzede ziyaretçilerin eserlerin hikâyelerine ulaşabilmesi için 14 QR kod bulunuyor. Kodları cep telefonlarıyla okutan ziyaretçiler, oyuncaklara ilişkin bilgileri Sunay Akın’ın sesinden dinleyebiliyor.
Kığılcım, bu anlatımlarda yalnızca oyuncakların özelliklerinin değil, hikâyelerinin de ziyaretçilere aktarıldığını belirtti.
ESKİ MAHALLE KÜLTÜRÜNÜ YAŞATIYOR

Müzenin dikkat çeken bölümlerinden birini ise geçmiş dönemlerin mahalle yaşamını yansıtan alan oluşturuyor. Eski Türk bakkalı konseptinin yanı sıra kuklacı, sahaf ve oyuncakçı gibi bölümler ziyaretçileri geçmişe götürüyor.
Özellikle ileri yaştaki ziyaretçilerin bu bölümden etkilendiğini söyleyen Kığılcım, “Burayı gören, daha yaşı büyük olan insanlar geçmişe gidiyor ve bazıları duygulanarak ayrılıyor buradan. Çünkü tam manasıyla bir geçmişten kesit sunuyor bize orası” dedi.
OYUNCAKLAR MESLEK ÖĞRETMEK İÇİN DE KULLANILMIŞ
Koleksiyonda Almanya’dan çok sayıda oyuncak bulunduğunu belirten Kığılcım, bazı oyuncakların çocuklara gelecekteki meslekleri konusunda bilgi vermek amacıyla üretildiğini anlattı.
Kız çocukları için dikiş setleri ve dikiş makineleri, erkek çocukları için ise otomobil, fabrika, lokomotif ve uçak gibi oyuncakların üretildiğini ifade eden Kığılcım, bunların dönemin eğitim anlayışına ilişkin de izler taşıdığını söyledi.
JAPONYA’NIN OYUNCAK SERÜVENİNİ ANLATTI
Kığılcım, Japonya’da ise oyuncakların farklı bir işlev üstlendiğini belirterek, atom bombalarının ardından çocukların yeniden geleceğe dair hayal kurabilmelerine yardımcı olmak amacıyla renkli, hareketli, pilli ve ışıklı oyuncakların kullanıldığını anlattı.
Müzede ayrıca ailelerin birlikte zaman geçirmesine yönelik kutu ve masa oyunlarının da yer aldığını belirten Kığılcım, koleksiyonun yalnızca çocuklara değil, farklı yaş gruplarına hitap ettiğini ifade etti.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı