Samsun’dan Çıkarken Asıl Kararı Aktarma Noktası Veriyor
Bir yolculuğu yanlış uçtan planlamayı inatla yıllarca sürdürdüm. Önce bileti alır, sonra da kendi günümü o bilete uydurmaya çalışırdım. Bu çoğu zaman sabahın köründe uyanmak anlamına geliyordu. Dolayısıyla daha şehirden çıkmadan yorulurdum. Samsun’dan bir yere gitmenin asıl meselesini uzun süre sadece mesafe sandım. Değilmiş. Asıl mesele yolculuğun nerede kesildiğiyle yani aktarma yapmakla ilgili. Nereye gideceğinizi elbette biliyorsunuz. Peki o yol üzerinde kaç kez duracağınızı baştan hesaplıyo...

Bir yolculuğu yanlış uçtan planlamayı inatla yıllarca sürdürdüm. Önce bileti alır, sonra da kendi günümü o bilete uydurmaya çalışırdım. Bu çoğu zaman sabahın köründe uyanmak anlamına geliyordu. Dolayısıyla daha şehirden çıkmadan yorulurdum. Samsun’dan bir yere gitmenin asıl meselesini uzun süre sadece mesafe sandım. Değilmiş.
Asıl mesele yolculuğun nerede kesildiğiyle yani aktarma yapmakla ilgili. Nereye gideceğinizi elbette biliyorsunuz. Peki o yol üzerinde kaç kez duracağınızı baştan hesaplıyor musunuz?
Şehirden çıkmak da yolculuğun bir bacağı
Samsun’da hiçbir yolculuk kapıdan başlamıyor. Çarşamba yönüne gidecekseniz şehirden epey süren bir yol var. Bu süre saat kaç olursa olsun cebinizden çıkıyor. Otogar tarafında ise mesafe daha kısa. Ancak bu kez kalkışın günün hangi dilimine denk geldiği işi belirliyor. Sabah yedideki bir hatla gece on birdeki hat aynı şehirden aynı biçimde çıkılmasını gerektirmiyor. Yolculuk evden çıktığınız anda başlıyorsa kararı evden çıkma saatine göre vermek lazım. Ben yıllarca tersini yaptım. Önce kalkış saatlerini ezberledim. Sonra o saatlere yetişmek için bütün sabahı feda ettim.
Ankara mı İstanbul mu?
Samsun’dan batıya ya da güneye giden çoğu yolculuk bir noktada ikiye ayrılıyor. Ankara üzerinden gidince kara yolu tarafı kısa kalıyor. Aktarma erken oluyor ve gün içinde iş görmeye vakit kalıyor. İstanbul üzerinden gidince bağlantı seçeneği çok artıyor ama süre uzuyor. Hangisi daha iyi? Gideceğiniz yere değil varış saatinize göre karar vermelisiniz. Akşam yedide bir yerde olmanız gerekiyorsa iki güzergâh arasındaki fark bir saatlik değil; çoğu zaman yarım günlük devasa bir fark. Bir keresinde bunu hiç hesaba katmadım ve Ankara’da tam dört saat bekledim. Elimde okuyacak bir şey dahi yoktu.
Kalkış günleri planı baştan yazıyor
Hava yolu tarafında çoğu kişinin sonradan fark ettiği bir ayrıntı mevcut. Her rota için her gün uçuş olmuyor. Hafta içi sıklaşan bağlantılar hafta sonuna doğru iyice seyrekleşiyor. Bazı hatlarda doğrudan gün atlıyor. İzninizi çarşambaya ayarlamışsanız ve o gün kalkış yoksa bütün plan bozuluyor. Ben artık takvimi tersten kuruyorum. Yani önce uçuş günlerini karşılaştırıp alternatifleri değerlendiriyor, sonra izin günümü buna göre yerleştiriyorum. Uçuş günleri haftanın şeklini belirliyor. Sıralamayı değiştirmek işi oldukça kolaylaştırıyor. Uçuş tarifeleri mevsime göre de değişiyor. Yaz tarifesiyle kış tarifesi asla aynı değil.
Kara yolunun sessiz tarafı
Otobüsü çoğunlukla ikinci seçenek olarak ele alıyoruz. Bence büyük haksızlık ediyoruz. Gece kalkan otobüs, gerçekten kurtarıcı olabiliyor. Otel gecesinden tasarruf eden ve işine doğrudan giden çok kişi tanıyorum. Üstelik otogar şehre yakın olduğu için yolculuğun ilk bölümü inanılmaz kısalıyor. Yola çıkmadan önce sefer listesini açıp aralıkları görmek, otogarda geçecek ölü zamanı baştan siliyor. Sefer listesi ayrıca hangi hattın aktarmasız gittiğini de açıkça gösteriyor. Bazı güzergâhlar tarifede doğrudan görünürken yolda aniden bölünüyor. Karadeniz sahil yolunu kullanan hatlarda manzara harika bir getiri.
Dönüş bacağını hep erteliyoruz
Gidişi ince eleyip sık dokuyarak planlıyoruz. Dönüşü ise nasılsa bir şey buluruz diyerek boş veriyoruz. Dönüş günü yaklaşıyor ve seçenekler teker teker hızla eksiliyor. Elde kalan tek bağlantı sabah altıda kalkmayı gerektirebiliyor.
Dönüş bacağı gidişten daha dar bir pencerede kurulmak zorunda. Zira tarih artık sabit. Gidişte üç güne yayabildiğiniz kararı dönüşte tek güne sıkıştırırsınız. Bu nedenle ikisini hep aynı oturumda planlıyorum.
Aktarma süresi ne kadar olmalı?
Kısa aktarma oldukça riskli. Uzun aktarma ise epey yorucu. Arada bir orta bant var ve herkesin bandı çok farklı. Yanınızda bavul varsa veya şehirlerarası başka bir bağlantıya yetişmeniz gerekiyorsa bant genişliyor.
Aktarmayı planlarken çantanın ağırlığını, günün saatini ve havanın durumunu aynı kefeye koyuyorum. Burada bir aksama olursa elimde ne kalıyor diye bakıyorum. Cevap hiçbir şey ise o bağlantıyı hiç almıyorum. Bir sonraki kalkışın ne zaman olduğunu bilmek de aktarmanın riskini belirliyor.
Samsun'dan gitmenin kendine has ritmi
Samsun’dan gitmenin kendine has farklı bir ritmi var. Şehir hem havaalanına hem otogara çok uzak değil. Hangi kapıdan çıkacağınıza karar vermeden önce o kapının o hafta nasıl çalıştığına bakmanız gerekiyor. Kalan yarısı da aktarmada bekleyeceğiniz süreyi baştan kabul etmek.
Bu iki adımı uyguladıktan sonra yolculuklarım kısalmadı. Yalnızca çok daha az sürprizli oldu. Belki de hep aradığım şey buydu.
Kaynak: Haber Merkezi
İlgili Haberler
Yorumlar (0)
Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.








