Paylaş

Samsun’un dolgu alanları ve parkları (2)

Dün ilk bölümünü yayımladığımız “Samsun’un dolgu alanları ve parkları” başlıklı yazımızı bitirirken, bugünkü ikinci bölümde Batı Park için bir holdingin hazırlattığı projeyi, vagon Kafe ve Eğitim Gönüllüleri Tesisleri’nin projelerine yönelik holdingin engelleme girişimlerinin öyküsünü anlatacağımı belirtmiştim.

Batı Park’tan başlayalım ama evvela bir düzeltme yapalım.

Kemal Vehbi Gül’ün, Doğu Park adını alan dolgu alanının oluşturulmasına yönelik eleştirilere verdiği, “Vatan topraklarına toprak katıyorum, daha ne istiyorsunuz?” şeklindeki cevabından etkilenmiş olmalıyım ki Batı Park’ın da Vehbi Bey’in başkanlığı döneminde yapıldığını yazmıştım.

Evvela bu yanılgım nedeniyle özrümün kabulünü dileyeyim ve o düzeltmeyi yapayım.

Batı Park, rahmetli Muzaffer Önder döneminde oluşturulmuştu.

Dünkü yazıda da belirttiğim gibi, dolgu alanının parka dönüşmesinde hem bütçenin oluşturulması hem de kurumlar arası koordinasyonun sağlanması açısından katkıları bulunan dönemin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve Samsun Milletvekili rahmetli İlyas Aktaş’ın (Gada) hakkını bir kez daha teslim edelim ve konumuza dönelim.

Rahmetli Muzaffer Önder, 1989-1999 yılları arasında Samsun Belediye Başkanı olarak görev yaptığı dönemde haftanın bir gününü “Halk Günü” olarak ayırırdı.

Kimin ne sorunu varsa orada dinler, mevzuata uygun bir çözüm bulunabiliyorsa vatandaşın o sorunu çözülürdü.

Anlaşılacağı üzere, gazeteci arkadaşlarım Yusuf Ziya Çakır ve Ali Orhan’la birlikte o halk toplantılarını izlerdik.

Nasıl olduysa bir halk toplantısını yalnız izlemiş ve sonunda da Başkan’la sohbet etmiştim.

O sohbet sırasında Başkan, bazı bilgisayar çizimleri (render) gösterdi ve “Bak, bunları büyük bir holding hazırlatmış.” dedi.

Holding, Batı Park’ın rekreasyonunu üstlenmek istemiş ama bu jesti karşılığında park alanında yüksek katlı bir otelin yanı sıra devasa büyüklükte bir market alanının da kendilerine tahsisini talep etmişti.

Rahmetli Başkan, benim gibi kaç kişiye daha sordu bilmiyorum ama belli ki tepkileri ölçmek niyetiyle “Ne dersin buna?” diye sormuştu.

Ben de o kıt aklımla, “Çok güzel bir fırsat abi.” demiştim.

O yıllarda henüz üç harflilerin yanı sıra diğer büyük marketlerin hiçbiri Samsun’a gelmemişti.

Muzaffer Abi, “Bunu kabul edersem Samsun’daki bakkal esnafının tamamı kepenk kapatmak zorunda kalır.” demişti.

Nitekim o marketlerin tümü geldi ve mahalle bakkallarının tamamına yakını kepenklerini indirdi.

Muzaffer Önder, ayağına gelen o fırsatı tepti ve teklifi kabul etmedi yani.

“Değişmeyen tek şey, değişimin ta kendisidir.” denildiği gibi, Muzaffer Önder’den sonra üç harflilerle birlikte bilindik o eski market zincirlerini oluşturan firmalar da Samsun’da hemen her köşe başında market açtı.

Ama Batı Park bize kaldı.

Fena da olmadı.

Şehir hatlarından bir vapur da alınmış ve Batı Park’ta bir dönem restoran olarak hizmet vermişti.

Muzaffer Önder’in büyük sermayeyle karşı karşıya geldiği tek olay Batı Park değildi.

Gar’ın yanında vagon kafe de açılmıştı, hatırlarsınız.

Konumlandığı yerin adı zaten Gar Park’tı.

Önce bir buharlı lokomotif bulunmuş, ardından DDY de belediyeye bir vagon vermişti.

Açılışına da Mesut Yılmaz Hükümetinin Kültür ve Turizm Bakanı Ediz Hun gelmişti.

Vagon kafe uzun süre hizmet vermiş, daha sonra Yusuf Ziya Yılmaz döneminde kapatılmıştı.

Vagon kafenin oluşturulması sırasında DDY yöneticileriyle kurulan ilişkiler sayesinde, Yusuf Ziya Yılmaz tarafından köprü şeklinde üst geçidin yapıldığı DDY’ye ait arazinin market yapılması amacıyla büyük bir holdinge tahsis edildiğine dair bilgi alınmıştı.

Bunun üzerine DDY Genel Müdürüne telgraf çeken Muzaffer Önder, “Ben bunu Samsun halkına anlatamam.” demişti.

DDY de o tahsisi durdurmuştu.

Türkiye’nin büyük bir holdingine ait yatırım girişimi engellenince bunun etkisi de farklı oluyor hâliyle.

Şöyle ki:

Kadıköy’de, Askerlik Şubesine yakın alanda, Eğitim Gönüllüleri Vakfı için Yusuf Ziya Yılmaz döneminde bir eğitim merkezi açılmıştı,                    biliyorsunuz.

Ancak merkezin yapımı Muzaffer Önder döneminde planlanmıştı. Vakıf da o yıllarda Yılmaz Büyükerşen Hoca tarafından yönetiliyordu.

Eğitim merkezi için Muzaffer Önder döneminin Samsun Büyükşehir Belediyesi gerekli bütün hazırlıkları tamamlamışken yatırım bir anda bıçak gibi kesilmişti.

Yıllar sonra öğrendiğimize göre, merkezin daha geç hizmete açılmasının nedeni, Gar yakınındaki yatırım girişimine Muzaffer Önder’in karşı çıkması üzerine söz konusu holdingin engelleme girişimleriydi.

“İntikam soğuk yenen bir yemektir.” diye boşuna söylenmemiş demek ki.

Yorumlar (0)

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.