Paylaş

TSO Kabuğunu Kırmalı..

Samsun son yıllarda özellikle Yeni OSB ve ilçelerdeki OSB'leriyle, sanayide tarihi bir dönemecin eşiğinde.Beklentiler çok.İşsizlerin, geleceğini çizmeyi düşünen gençlerin, iş insanlarının, yatırımcının; hepsinden önemlisi de Samsun'un yarınlar için beklentisi var.Çevre iller gelişirken, kendi yerli dinamiklerinin dışında bir gelişme gösteremeyen Samsun bu dönemdeki sanayi alt yapılarıyla tarihi bir şans yakaladı.BAYKAR ve MKE gibi yatırımlarla dikket çeken; oldu ve ya olmadı ama Chery ile dünya...

Samsun son yıllarda özellikle Yeni OSB ve ilçelerdeki OSB'leriyle, sanayide tarihi bir dönemecin eşiğinde.
Beklentiler çok.
İşsizlerin, geleceğini çizmeyi düşünen gençlerin, iş insanlarının, yatırımcının; hepsinden önemlisi de Samsun'un yarınlar için beklentisi var.
Çevre iller gelişirken, kendi yerli dinamiklerinin dışında bir gelişme gösteremeyen Samsun bu dönemdeki sanayi alt yapılarıyla tarihi bir şans yakaladı.
BAYKAR ve MKE gibi yatırımlarla dikket çeken; oldu ve ya olmadı ama Chery ile dünya gündemine gelen, konuşulan, yabancı yatırımcıların dikkatini çekmeyi başaran bir kent olduk son bir kaç yılda.
TV haberlerine sanayi ve ekonomi anlamında hiç bu kadar haber olmamıştık mesela.
Yeni kurulan ve hızla gelişen Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ile yatırımcılar için büyük bir cazibe merkezi haline geldik.
Bu tartışmasız bir konu.
Siyasilerimiz, bürokratlarımız gerçekten müthiş bir mücadelenin içinde. Hepsine teşekkürler.
Coğrafi konumu, lojistik imkânları ve üretim potansiyeliyle Samsun, kabuğunu çatlatıp gerçek anlamda bir "sanayi şehri" olmaya hiç bu kadar yakın olmamıştı.
Yani kabuğunu kırmaya hazırlanan bir Samsun var ortada.
Ama bazı olması gerekenler de yok değil.
Çünkü bu potansiyeli gerçeğe dönüştürmek öyle kendiliğinden ya da sadece siyasilerin, yerel yönetimlerin desteğiyle olacak iş değil.
Daha önceki yıllardan hatırlıyoruz, yıllarca atıl kalan, depo gibi kullanılan bir GIDA OSB var.
Yani yatırım vardı ortada ama kullanamayan, hatta depo olarak kullanan, üretim yapmayan bir yapı vardı.
Sonra Valilik o tahsis edilen yerleri istihdam ve yatırım taahhüdünü yerine getiremeyenlerden geri almıştı. Kaan Peynirleri gibi Samsun'a yatırım yapmak isteyen firmaya, onca istihdam sözüne rağmen merkezde yer bulunamaması da hafızalarda. ‘nereden bulacaksın o kadar sütü' denildiği iddia edilen süreçler de var. 
KÖYTÜR gibi markamızı kaybetmişliğimiz de var. Batan onlarca kümes sahibi de.
Yani bu kritik eşik, artık bunları kaldıracak, 'küçük olsun bizim olsun' mantığından uzak 'sanayi ve ticaret' kafasıyla olacak işler değil.
Kimseyi eleştirmek değil amacım ama;
Gerçekleri masaya koymazsak, bu kentin yarınlarını da harcamış oluruz. Çünkü
Karadeniz'in lokomotifi olması gereken bir kentin, kabuğunu kırmasından söz ediyorum.
Hele ki; hızlı trenin de geleceği beklentisiyle kendisini artık yarınlara çok daha hızlı hazırlamalı.
Yani siyaset ve bürokrasinin yanı sıra TSO yönetimi de bu değişime, bu açılıma kendini monte edebilmeli, kentin gelişmeye hazır potansiyeline ayak uydurup, kaderinde etkili olabilecek bir yapı oluşturmalı.
İşte tam da bu noktada çok kritik bir eşikteyiz;
6 Ekim’de Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) seçimleri var.
Yukarıda yazdığım nedenlerle, bu seçimler hiç olmadığı kadar önemli.
Kısır sanayiyi, kısır ticareti gerilerde bırakıp, atılım yapma noktasındayız.
TSO'nun daha aktif bir yönetim oluşturması, kendisini güncellemesi de bu şartlarda bir gereklilik ve olması gereken kaçınılmaz bir gerçek.
Sanırım mevcut yönetim de, karşındaki aday da aynı görüştedir ve 'oda seçimlerinin sadece masa, koltuk ve temsil seçiminden' ibaret olmadığının farkındadırlar.
Buna sadece bir seçim olarak bakanlar, yanılırlar.
Bu seçim; bir şehrin önümüzdeki yıllarda
izleyeceği vizyonun, rotanın seçimidir.
Öyle de bakılmalıdır.
Daha açık ve net söyleyelim; 
Samsun TSO’nun yeni yönetimi, şehirdeki bu sanayi hamlesine ve OSB gelişmelerine
tam anlamıyla ayak uydurabilecek bir ekipten oluşmak zorundadır.
Eski alışkanlıklarla, idare-i maslahatçı yaklaşımlarla veya sadece protokol ilişkileriyle olmaz ve bu treni de kaçırırız.
Çünkü her şey o kadar çabuk değişiyor ki;
yen, yönetim ayak uydurmak bir yana, tam tersi her zaman aksiyoner olunmak zorunda.
Çünkü Samsun eski Samsun değil.
Eğer istenilen vizyona uygun bir yönetim iş başına gelmezse, Samsun yine yerinde sayar, yine kabuğunu kıramaz. Bu kez de kaçırır, Karadeniz'in başkenti olma hedeflerini.
O yüzden, kısır tartışmalardan çıkıp, yeni dönemde iş başına gelecek yönetimin profilini iyi çizmemiz lazım.
Bunu kentte tartışmalıyız.
Kesinlikle kentin 6 Ekim'e kadar bir numaralı gündemi olmalı.
Neler beklendiğine bakılmalı ve ilk aklıma gelen;
Dışa dönük ve vizyoner olmalı.
Çünkü, sadece şehir içine değil, ulusal ve uluslararası pazarlara gözünü diken, global yatırımcıyı Samsun’a getirecek bağlantıları kurabilen bir yapı gerekiyor bu süreçte.
Bu bakışa ayak uydurabilecek bir siyaset anlayışına hakim miyiz?
Evet.
Samsun Milletvekili Mehmet Muş'un bu konuda hakkını teslim etmek gerekir.
O'na asistlik yapabilecek, golpası verebilecek hamleler açısından STSO yönetiminin aktif olması şart.
Yani kent olarak ilk beklentimiz mutlaka aksiyoner bir yönetim oluşturulmalı.
Sorunların arkasından koşan değil, kapı kapı dolaşıp yatırım çeken, bürokrasiyi hızlandıran, taşın altına elini
koyan bir idareden söz ediyorum.
Kimseyi kırmak eleştirmek değil amacım.
Ama önceliğimiz ve ortak paydamız Samsun ise bunları konuşmamız gerekir.
Şimdi bugüne kadar yok muydu bunlar diye soran olabilir?
Samsun hiç kabuğunu kırmaya bu kadar yakın olmadı. O nedenle de bu bahsettiğim vizyoner durum, beklenti elbette yoktu.
Ama geçmiş dönemde de siyaset böyle hızlı kararlar alsa, yatırım için alt yapıları oluştursa;
Ne olurdu onu bilemem 'niyette okuyamam elbette'.
Ama Samsun her dönem çok eksik kaldı, istenilen noktaya ulaşamadı bu bir gerçeği değiştiremeyiz.
O nedenle bundan sonrasına bakmalıyız.
Şahsi fikrim geçmişi 'unutup yeni' hedeflere odaklanmalıyız.
O nedenle geleceği okuyabilen bir Ticaret Ve Sanayi Odası yönetimi şart.
Çünkü Dünya değişiyor, hemen yanımızdaki komşu şehrimiz Çorum Türkiye altın piyasasını bile belirleyen bir il haline geldi.
Yeşil dönüşümden, dijitalleşmeye, nitelikli iş gücü planlamasından lojistik altyapıya kadar sanayinin yarınını, artın bugünden planlayacak yeterlilikte yönetimler oluşmalı.
Çünkü Samsun'da artık ne lazımsa her şey var ve hızlı trenle birlikte, bu kent uçmaya da hazır.
Peki nasıl:
*Doğru planlanırsa,
*Aktif ve aksiyon alabilirse,
*Siyasetin önüne seçenekler getirebilirse,
*Küçük olsun bizim olsun demezse,
*Ahbap çavuş bakışıyla yönetim oluşturmazsa,
*Yatırımcıya kılavuzluk yapabilecekse,
*Şehrin dinamiklerini harekete geçirebilecekse,
*Yüzünü yurt dışındaki pazarlara çevirebilirse,
*Önceliği bu kent ve bu kentin insanları olursa.
Olur.
Kaldı ki; Samsun’un kaybedecek bir günü bile yok.
Yaklaşık yarım asırdır hep kaybetmiş zaten.
Var olan konsoloslukları bile kapatılmış,
Üretimi azalmış, emekli şehri haline gelmiş.
Yabancıyı kentimize getirecek ticaret, yatırım kalmayınca yalnızlaşmış ve içine kapanmış.
Yurt dışı direkt seferleri bile çok az sayıda sınırlı kalan kentimizden söz ediyoruz.
Gözbebeğimiz.
Neyse ki dediğimiz gibi son zamanlarda değişimler başladı.
Şimdi havaalanımız direkt uçuşlar yapabilecek o kapasiteye getiriliyor.
Devlet olarak imkanlar hazırlanırken;
Güçlü bir TSO yönetimi, kesinlikle sanayi şehri olma hedefimizin en büyük teminatı olacaktır.
Seçime o nedenle bu yönüyle bakıyorum ve 6 Ekim’de sandığa gidecek olan meclis
üyeleri ve sanayicilerimizin bu sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü bu seçim, sadece bir oda seçimi değildir.
Bu seçim;
Samsun’un geleceğinin, ticaret ve sanayide kabuğunun kırılıp kırılmayacağının seçimi, tercihi olacaktır.
Kimin seçiliğinden daha çok, ne için seçilmek istediği daha da önemlidir.
Projeler, yönetim kadrosu, vizyonu herşey bu kentin, geleceği için elzemdir.
Bildiğim kadarıyla iki aday var ama isimlerden daha çok;
Kimin ne projesi var, altı dolu mu, bu kentin geleceğiyle ilgili planları nelerdir, neden bu kentin kader yolculuğunda aktif rol almak istiyor onları önemsiyorum.
Kamuoyu ile paylaşmak adına öğrenmek de istiyorum. 'nedir projeleriniz, hedefiniz' diye anlatırlarsa dinleriz de.
Bu kentin halkı da bilmek ister.
O nedenle Samsun'un 'bu atılım ve yatırım sürecinde' kabuğunu kırabilecek bir TSO yönetimine ihtiyacı olduğunun altını kalın bir
çizgiyle çiziyorum.
Çünkü aksi halde bu kentin kalkınma hayallerinin bir ayağı eksik kalır ve o beklediğimiz tren Samsun'a uğramadan yine kaçar, hepimiz de arkasından bakakalırız.
Bu dönemde Samsun'un hiç ihtiyacı olmayan şey, ahbap çavuş ilişkisiyle kurulacak, önceliği Samsun olmayıp, rant olabilecek, aksiyonerlikte uzak seyirci bir yönetim oluşmasıdır.
Seçim süreci başladı.
Hayırlı olsun.
Ancak, Samsun ortak paydamız, bu kentin geleceği için, bu kente katkı verebileceğine inanarak tercihler yapılmalı.
O gruptan çıksın, bu çıkmasın kulislerinin bu kente hiç katkısı yok, olmadı da.
Çünkü tercihleriz, Samsunlu adınadır, bu kentin, hepimizin, yarınların geleceğidir' bunu unutmayın.
Benden söylemesi…

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.