Türkiye fındıkta rotayı değiştirmeli
Paylaş

Türkiye fındıkta rotayı değiştirmeli

Türkiye’nin fındıkta üretim liderliğini ekonomik güce dönüştürmesi için katma değerli ürünlere, küresel Türk markalarına ve sürdürülebilir fiyat politikasına yönelmesi gerekiyor.

ÖZEL HABER | Türkiye’nin fındık sektöründeki geleceği, yalnızca üretim miktarını artırmaya değil, ürünü katma değerli ve markalı ürünlere dönüştürmeye bağlı. Küresel pazarda güçlü Türk markalarının oluşturulması, kalite ve izlenebilirliğin artırılması ile üreticiyi koruyan sürdürülebilir ve öngörülebilir bir fiyat modeli, sektörün uzun vadeli rekabet gücü açısından öne çıkıyor.

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK TEHLİKESİ

Türkiye’nin fındıkta yalnızca üretim lideri olması yeterli değildir. Çünkü en büyük ekonomik değer çoğu zaman tarlada değil, ürünün işlenmesinden sonra oluşmaktadır. Fındık; iç fındık, kavrulmuş fındık, fındık ezmesi, fındık kreması, pralin, çikolata, fındık yağı, protein ürünleri, atıştırmalık, kahvaltılık ürün, un, protein konsantresi gibi çok sayıda ürüne dönüştürülebilir.

“TÜRK NUTELLA’SI” STRATEJİSİ

Burada çok önemli bir stratejik fırsat bulunmaktadır. Nutella’nın başarısı sadece fındık kullanmasından kaynaklanmamaktadır.

Asıl başarı; fındığı küresel bir marka ve tüketici alışkanlığına dönüştürmesidir. Ferrero bugün Türkiye, İtalya, Şili ve ABD başta olmak üzere farklı ülkelerden fındık tedarik etmektedir. Şili ve ABD’de tedarik zincirinde tam izlenebilirliğe ulaşılmıştır. (Nutella)

Türkiye ise dünyanın en büyük fındık üreticisi olmasına rağmen küresel ölçekte Nutella benzeri çok güçlü bir Türk tüketici markasını yeterince büyütememiştir. Bu nedenle Türkiye’nin stratejisi; “Dünyaya fındık satmaktan dünyaya fındıklı ürün satmak” modeline dönüşmelidir.

TÜRKİYE’NİN KÜRESEL FINDIK MARKASI OLUŞTURMASI

Devletin doğrudan bir marka kurması şart değildir. Ancak özel sektörün oluşturacağı küresel Türk markalarını destekleyen bir ekosistem oluşturulabilir.

Örneğin hedef; 1 milyar dolarlık fındık kreması markası veya 500 milyon dolarlık fındıklı atıştırmalık markası gibi uzun vadeli ihracat hedefleri olabilir.

Burada önemli olan sadece Nutella’yı taklit etmek değildir. Türk markası; Türk fındığı, düşük şeker, yüksek fındık oranı, temiz içerik, sürdürülebilirlik ve izlenebilirlik üzerinden farklılaşabilir.

TÜRK FINDIĞININ MARKALAŞMA AVANTAJI

Türkiye’nin çok önemli bir avantajı vardır; “Giresun fındığı, Karadeniz fındığı, Türk fındığı.”

Dünya gıda sektöründe zaten bilinen kavramlardır. Bu marka mirasının üzerine; kalite sertifikası, coğrafi işaret, dijital izlenebilirlik, sürdürülebilir üretim, üretici hikâyesi eklenebilir.

Türkiye’nin fındık politikasında yalnızca yüksek fiyat hedeflenmesi de doğru değildir. Çünkü aşırı yüksek fiyat; alternatif ülkelerin üretimini teşvik eder, sanayicinin farklı ülkelere yönelmesine neden olabilir, uzun vadede Türkiye’nin pazar payını azaltabilir.

Öte yandan üreticiyi zarar ettirecek düşük fiyat da bahçe bakımını azaltır, genç nüfusu sektörden uzaklaştırır, verimi düşürür, bahçelerin terk edilmesine neden olabilir. Dolayısıyla hedef; “En yüksek fiyat” değil, “Sürdürülebilir ve öngörülebilir fiyat” olmalıdır.

TÜRKİYE İÇİN YENİ FİYAT MODELİ

Üretici fiyatı belirlenirken; üretim maliyeti, makul üretici marjı ve kalite primi esas alınabilir. Ayrıca kaliteye göre fiyat farklılaştırılmalıdır. Örneğin; standart ürün, normal fiyat. “Yüksek randıman prim, büyük kalibre prim, düşük nem prim, sertifikalı/izlenebilir prim, sürdürülebilir üretim prim, belirli çeşit prim.”

Böylece üretici sadece “kaç kilo ürettim?” diye düşünmez. “Nasıl daha kaliteli fındık üretirim?” diye düşünmeye başlar.

 

Kaynak: Haber Merkezi

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.