Paylaş

Üniversite Gençliği

İlk ve orta öğretim kurumlarından sonra yüksek öğretim kurumlarında da eğitime başlandı. 208 üniversitede 6 milyonun üzerinde öğrencimiz var. Peki üniversiteye başlayan bu gençlerin ne durumda olduğunu biliyor muyuz? Üniversite yılları, gençlerin hayallerini gerçekleştirdiği, kendilerini geliştirdiği ve geleceğe umutla baktığı yıllar olmalı. Ancak bugün Türkiye'de binlerce üniversite öğrencisi için bu yıllar, geçim mücadelesi, gelecek kaygısı ve belirsizlikle geçiyor. Üniversiteyi kazanmak mücad...

İlk ve orta öğretim kurumlarından sonra yüksek öğretim kurumlarında da eğitime başlandı.

208 üniversitede 6 milyonun üzerinde öğrencimiz var.

Peki üniversiteye başlayan bu gençlerin ne durumda olduğunu biliyor muyuz?

Üniversite yılları, gençlerin hayallerini gerçekleştirdiği, kendilerini geliştirdiği ve geleceğe umutla baktığı yıllar olmalı. Ancak bugün Türkiye'de binlerce üniversite öğrencisi için bu yıllar, geçim mücadelesi, gelecek kaygısı ve belirsizlikle geçiyor.

Üniversiteyi kazanmak mücadelenin başlangıcı. Oysa asıl sorun, eğitimini sürdürebilmek, barınacak bir yer bulabilmek, karnını doyurabilmek ve mezuniyet sonrasında iş bulabilmek.

Artan kira, ulaşım ve gıda fiyatları, öğrencilerin yaşamını zorlaştırıyor. Birçok genç, ders çalışması gereken saatlerde geçimini sağlamak için çalışmak zorunda kalıyor. Eğitim, yetenek ve emeğe dayalı bir hak olmaktan çıkıp ekonomik imkânsızlıkların zorlaştırdığı bir mücadeleye dönüşüyor.

Sorun yalnızca ekonomik sıkıntılarla da sınırlı değil. Üniversitelerin eğitim kalitesi, bilimsel araştırma olanakları ve öğrencilerin özgür düşüncelerini ifade edebilmesi de tartışılması gereken önemli konular arasında. Üniversiteler yalnızca diploma veren kurumlar değil, özgür düşüncenin ve bilimin merkezleri olmalıdır.

Bir diğer önemli sorun ise mezuniyet sonrasındaki işsizlik ve gelecek kaygısı. Yıllarca eğitim gören gençler, diplomalarını aldıklarında iş bulma mücadelesiyle karşı karşıya kalıyor. Aldıkları eğitime uygun iş bulamayan, düşük ücretlerle başka alanlarda çalışmak zorunda kalan ya da yıllarca atanmayı bekleyen gençlerimizin sayısı az değil.

Peki, karar mercilerinde olanlar, onların sorunlarına ne kadar çözüm üretebiliyor?

Üniversite öğrencilerinin sorunları, yalnızca burs artırılarak çözülemez. Yeterli barınma olanakları, nitelikli eğitim, ekonomik destek ve istihdam imkânları birlikte ele alınmalıdır. Ayrıca gençlerin üniversite yönetimlerinde ve kendilerini ilgilendiren kararlarda söz sahibi olmaları sağlanmalıdır.

Bir ülkenin en büyük zenginliği, yetişmiş ve umutlu gençleridir. Gençlere geleceğin teminatı olduklarını söylemek yetmez; bugün ve yarın insanca yaşayabilecekleri koşulları da sağlamak gerekir.

Unutulmamalıdır ki gençlerin umutlarını kaybettiği bir ülkede, geleceğe duyulan güven de giderek azalır.

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.