Yağmur suyunu denize ulaştıramamak
Ülkemizin en çok yağış alan bölgesinde yaşıyor olmamıza rağmen yağışların şiddetini artırdığı Haziran, Temmuz ve Ağustos ayaları geldiğinde korkularım da artar.
Kıyı şeridinde yağıyoruz oysa.
Yağmur yağar.
Delerler dolar.
Sular denizle buluşur.
Olması gereken budur.
Ve fakat.
Adına istersenizranta dayalı çarpık yapılaşma, isterseniz açgözlülük falan deyin amainsan eliyle yapılanlar nedeniyleyağmur suyunu denizle bir tülü buluşturamıyoruz.
Önceki gün Trabzon’un Araklı ilçesinde yağış sonrası yatağını arayan su, dere yatakları insan eliyle tıkatıldığı için denize ulaşamayınca ne varsa önüne katmış.
Evler, dahil önüne geleni yıkıp, yok etmiş.
Üç can kaybı var.
Şimdilik elbette.
Yedi kişi de kayıp.
Akıbetleri bilinmiyor.
Sağ salim kurtulmaları en büyük dileğimdir ama böylesi durumlarda her seferinde acı haberle karşılaştığımızı bildiğim için, yine kötü haber almaktan korkarım maazallah.
Bundan 7 yıl önce 4 Temmuz 2012 tarihinde Samsun’da da sel sularına 13 can vermiştik.
Kaybettiklerimiz arasında, Canik’teki Kuzey Yıldızı Konutlarındaki bir kapıcı dairesinde yitirdiğimiz Bedirhan da vardı.
Bedirhan’ın Anacığı, Yıldız Hanım’ın feryadı hala kulaklarımdadır.
Dere yataklarında yapılaşmaya izin veren yetkililerin, felaket sonrası açıklamaları ise tam anlamıyla trajikomik bir durum oluşturmuştu.
Zamanın Büyükşehir Belediye Başkanı, ‘’Yüzyılın yağışını aldık’’ demişti.
Oysa daha önce de can kaybı yaşanmasa bile, Samsun’da şiddetli yağışlar sonrası, su taşkınları oluşmuştu.
Ağabali caddesinden denize doğru sürüklenen araçlar ile cadde üzerindeki ev ve işyerlerinin tahribatı henüz unutulmamıştı oysa.
O öncekiyağışlar sonrasında zamanın Büyükşehir Belediye Başkanı Muzaffer Önder, şehrin kanalizasyon sistemi tümden yenilemişti.
Ancak daha sonra, Sahil Yolu ve Kuzey Yıldızı gibi projeler uygulanırken yapılan hataların sonucunda, şiddetli bir yağmur, taşkınlara neden olmuş ve aralarında Bedirhan’ın da olduğu 13canı aramızdan almıştı.
Demem o ki;
Yaşananlardan ders almıyoruz.
Yedi yıl önce Samsun’da, bir yıl önce Rize deki felaketlerden sonra önceki gün,
Trabzon’da yeni bir felakete tanık olduk.
‘’Mal canın yongasıdır’’ denir.
Önemli ölçüde maddi kayıplarda yaşandı.
Maddi kayıplar telafi edilir elbette.
Ve fakat
İnsan hatasının neden olduğu can kayıplarını nasıl telafi edeceğiz.
Buna verilecek bir cevabı olan var mı acaba
Yorumlar (0)
Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.




