Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izne çıkan işçiye izin dönemine ilişkin ücretin izne başlamadan önce peşin veya avans olarak ödenmemesinin haklı fesih nedeni oluşturduğuna karar verdi. Kararda, işçiye hak ettiğinden fazla yıllık izin kullandırılmış olmasının da işverenin bu ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı vurgulandı.
Özel sektör çalışanlarını yakından ilgilendiren karar, aynı nitelikteki iki davada farklı bölge adliye mahkemesi dairelerinin farklı yönde hüküm vermesi üzerine alındı. Uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu tarafından Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’ne taşındı.
AYNI KONUDA İKİ FARKLI KARAR ÇIKTI
A.B. isimli işçi, yıllık izne çıkarken izin dönemine ait ücretin peşin veya avans olarak verilmediğini belirterek iş sözleşmesini feshetti.
İş Mahkemesi, feshin haklı olduğuna ve işçiye kıdem tazminatı ödenmesi gerektiğine hükmetti. Karara yapılan itiraz da Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi tarafından reddedildi.
Benzer durumda olan B.K. isimli başka bir işçinin açtığı davada ise farklı bir sonuç çıktı. İş Mahkemesi, ileri sürülen nedenlerin haklı fesih oluşturmadığına karar verdi. Bu karar da Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi tarafından onandı.
Aynı konuda iki farklı kesin karar ortaya çıkınca uyuşmazlığın giderilmesi için dosya Yargıtay’a taşındı.
KANUNDA PEŞİN ÖDEME ZORUNLULUĞU VAR
Yargıtay kararında 4857 sayılı İş Kanunu’nun 57. maddesine dikkat çekildi.
Söz konusu hükümde şu düzenleme yer alıyor:
“İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır.”
Yargıtay, bu yükümlülüğün işçinin ayrıca talepte bulunmasına bağlı olmadığını değerlendirdi.
PEŞİN ÖDEME YAPILMAZSA HAKLI FESİH GÜNDEME GELİYOR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izin ücretinin izin öncesinde peşin veya avans olarak ödenmemesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-(e) ve (f) bentlerine aykırılık oluşturduğunu belirtti.
Kararda bu durumun, işçi açısından haklı nedenle fesih sebebi teşkil ettiği ifade edildi.
Bu durumda gerekli diğer şartların da bulunması halinde işçi, iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirerek kıdem tazminatı talep edebiliyor.
FAZLA İZİN KULLANDIRILMASI DA SONUCU DEĞİŞTİRMİYOR
Kararın dikkat çeken bölümlerinden biri de işçiye hak ettiğinden fazla yıllık izin kullandırılmış olmasıyla ilgili oldu.
Yargıtay, işçiye kanunda öngörülen süreden daha fazla izin kullandırılmış olmasının, işverenin izin ücretini izin başlamadan önce peşin veya avans olarak ödeme zorunluluğunu ortadan kaldırmadığını belirtti.
Kararda şu ifadeler kullanıldı:
“Davalı tarafça aksi savunulmuş ise de davacıya nispi emredici nitelikte olan 4857 sayılı Kanun’un 53. maddesine göre hak kazandığı yıllık izin süresinin üstünde yıllık izin kullandırılmış olması, yıllık izin ücretinin mutlak emredici nitelikte olan 57. maddeye göre izin başlamadan evvel peşinen veya avans olarak ödenmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.”
YARGITAY UYUŞMAZLIĞI GİDERDİ
Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığın 15. Hukuk Dairesi’nin görüşü doğrultusunda giderilmesine karar verdi.
Kararda, yıllık izin ücretinin işveren tarafından izin başlamadan önce peşin veya avans olarak ödenmemesinin işçi bakımından haklı nedenle fesih sebebi oluşturduğu açıkça ifade edildi.
Karar, yıllık izin uygulamalarında ücretin hangi aşamada ödenmesi gerektiği ve bu yükümlülüğün ihlal edilmesi halinde işçinin sahip olduğu fesih hakkı açısından önemli bir içtihat niteliği taşıyor.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı

