• BIST 94.541
  • Altın 194,542
  • Dolar 4,7355
  • Euro 5,5009
  • Samsun 20 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 21 °C
  • Ordu 21 °C
  • Sinop 19 °C
  • Giresun 21 °C
  • Amasya 17 °C
  • Rize 21 °C
  • Trabzon 23 °C

HALK NE DÜŞÜNÜYOR?

ALİ ONUR ŞAHİNOĞLU

Ankara.Sıcak bir Mayıs günü.Bulutlar bu sıcak havayı daha da bunaltıcı hale getiriyor.Berberin cam kapısından girip koltuğa kuruluyorum.Delikanlı yavaş hareketlerle saçımı kesmeye başlıyor.

Bir süre sonra patron da içerideki odadan çıkıyor.Gözler şiş.”Kestirdin herhalde,” diyorum.“Ramazan ya, iftara doğru ağırlık çöktü biraz,” diyor gülerek.

Hoş beşten sonra konu seçimlere geliyor.Malum bu aralar hiçbir muhabbet kara delik misali seçim konusundan kaçamıyor.

“Abi,” diyor bizim patron, “Sen dışarıdasın, insanlar ne diyor bu işlere?”

“Aslına bakarsan, benim gözlemim kafaların karışık olduğu yönünde, insanlar birilerine, bir şeylere hem kızgın, ama aynı zamanda ülkesi için inatla mücadele etmek de istiyor,” deyip karşı atağa geçiyorum.

“Bırak şimdi beni yoklamayı da asıl sen söyle bakalım, her tip müşteri geliyor buraya, onlar ne diyor seçim hakkında?”

“Abi, müşteriye baksan seçimlerin sonucu belirsiz.Ben sana kendi fikrimi söyleyeyim,” diyerek, oturduğu koltukta doğruluyor, ciddi bir tavırla konuşmaya başlıyor:

“Ülkeye saldırıyorlar, lamı cimi yok.Bu yüzden başkanlık için cumhura basıcam reyi.Ama mecliste milliyetçi partiye vericem.Neden dersen, bu ülkenin savunma bakanı var mı var, içişleri bakanı var mı var, ekonomi bakanı var mı var.Niye bunlar kendi konularında konuşmuyorlar da, onların adına sürekli olarak tek kişi konuşuyor.İşte bu bana itici geliyor,” deyip devam ediyor:

“Ben de başkan olarak seçtiğim kişiyi, mecliste biraz olsun sınırlamak adına farklı bir partiye vermeyi düşünüyorum.Bu da benim taktiğim işte, olduğu kadar,” diyerek konuyu kapatıyor.

Şahsen buradan vardığım yargı, şuursuz bir topluluk ve sürü olarak görülen halkın da kendine göre bir stratejisi olduğu.

Halk, özellikle muhafazakar diyebileceğimiz kesim, eskisi gibi değil, çetin bir geçim mücadelesi verdiği halde, politik olarak oyununu planlıyor, kurguluyor, eyleme döküyor.

Gelişmeleri takip ediyor, gazetenin ilk sayfasıyla yetinmeyip analizlere dalıyor.Merak ediyor.

Hal böyle olunca şimdiye kadar dışlandığı politik alana bir güç odağı olarak geri dönüyor.

Demem o ki, sonuçlar ne olursa olsun, bu seçimin tek galibi sanırım halk olacak.

YER DEĞİŞTİREN STRATEJİLER

*ABD önce Trans-Pasifik’ten çıktığını duyurdu.Geri kalanlar ABD’nin önerisiyle antlaşmaya eklenen 12 maddeyi dondurup yola devam etti.

*Takiben yine ABD, İran’la yapılan nükleer antlaşmadan tek taraflı olarak çekildi.Geriye kalanlar, yani AB ve İran plana kaldığı yerden devam etti.

*Derken Trump, bu kez süreci tersten işletip, yıllardır dondurulan, elçiliğin Kudüs’e taşınması kararını göstere göstere onayladı.

*Nihayetinde yine Trump pat diye Kuzey Kore ile yapılacak görüşmeleri iptal etti.Kalan taraflar, Kuzey ve Güney Kore ile Japonya arayı ısıtmaya devam etti.

Bütün bu gelişmelerin ortak iki yönü var.

1-Hepsi ABD ve karşısında konumlanan ittifakın mücadele alanı içinde yaşanıyor.

-Trans Pasifik global ekonomideki Çin ile olan mücadeleden,

-İran nükleer antlaşması, İran’ın İsrail için ciddi bir tehdit olarak ortaya çıkmasından,

-Kudüs’ün göstere göstere taşınması Türkiye öncülüğünde Filistin yanlısı bir hareketin meydana gelmesinden,

-Kuzey Kore görüşmelerinin iptal edilmesi, Rusya’nın arabuluculuğunun hoş karşılanmamasından kaynaklanıyor.

2-Değişen stratejik roller

ABD’nin yüzyıldır sürdürdüğü, çatışmayla yönetme stratejisi her yerde çöküyor.Sosyal, ekonomik ve dini çatışmaları körükleyen, sonra da bu çatışmaları yatıştırarak tarafları yöneten ABD, bu rolü rakiplerine fena halde kaptırdı.

Astana süreciyle daha da hız kazanan bu değişim, farklı bölgelerde farklı aktörlerle tekrar yaşanıyor.ABD yine çatışmaları körüklemeye devam ediyor.’Diğerleriyse’ sağlam bir yol olarak bu çatışmaları anlaşmalar yoluyla bertaraf ediyor.

Hem sıcak, hem soğuk, al sana ılık savaş!

KALP Mİ, YOKSA BEYİN Mİ?

İster takdir edin, ister nefret edin, Fatih Terim Türk futbol tarihine önemli katkıları olmuş, olmaya da devam eden bir spor insanıdır.

Geçenlerde bir röportajına denk geldim.Satır aralarında dikkat çekici ifadeler vardı.

- (Galatasaray için) “Sevdiğin biri için hiçbir zaman ‘son kez ayrılacağım’ diye düşünemezsin.”

-“Hayal edilen teklifler aldım.Ama bunları kabul etmek, bir şeyleri mantık çerçevesinde görmekle mümkün olur.Ben hiçbir zaman hayatı sadece mantıktan ibaret görmedim, aynı zamanda kalbimi ve ruhumu dinledim.”

-“İnsan faktörü, futboldaki tüm gelişmelere rağmen en kritik faktör.İnsan işin içine girince, sadece gerçekler ve teoriler üzerine konuşamazsın.”

-“İmparatorlar, yalnızca savaşları kazanarak tarihe geçmemişlerdir.”

-“Sadece kazanmakla ilgilenmiyorum.Maç izlerken sen de oynanan oyundan zevk almalısın”

NE Mİ DÜŞÜNÜYORUM?

Nipah:Hindistan’da ortaya çıkan virüs.Şimdilik tedavisi yok.Bundan kısa bir süre önce de Ebola kendini geliştirip tekrar uyandı.Daha da önce, Bill Gates bir konuşmasında virüs oluşturmanın artık çok kolay olduğunu, bir anda milyarlarca insanın yeryüzünden silinebileceğini belirtmişti.Kim bilir, belki de kıyamet senaryolarını ayrı ayrı değerlendirmek yerine, bu senaryoların bir sentezini de hesaba katmak zorundayız.Yapay zekanın kusursuz virüsü oluşturma ihtimali gibi.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0(362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10