Paylaş

21.Yüzyıl Belediyeciliği

Bugün belediyecilik çoğu zaman yol, asfalt, park, temizlik, ulaşım, su ve kanalizasyon gibi hizmetlerle tanımlanıyor.

Bunlar elbette belediyenin temel görevleridir; ancak 21. yüzyıl belediyeciliği bununla sınırlı kalamaz. Çünkü insan yalnızca yol, su ve kanalizasyon ihtiyacı olan bir varlık değildir.

İnsan aynı zamanda; bilgiye, kültüre, güvenliğe, adalete, sosyal dayanışmaya, ekonomik fırsata, temiz çevreye, sağlıklı yaşama, eğitime ve yönetime katılmaya ihtiyaç duyar.

Bu nedenle çağdaş belediyenin görevi yalnızca "şehirde hizmet üretmek" değil, "şehirde insanca yaşamı mümkün kılmaktır."

Belediye yurttaşı pasif hizmet tüketicisi olmaktan çıkarmalı, yönetime ve hizmet üretimine paydaş yapmalıdır.  

Yurttaş; "Belediye bana ne verecek?" diye sormaya başladığında demokrasi zayıflar. Bunun yerine; "Şehrimizin geleceğini birlikte nasıl kuracağız?" sorusunu soran bir yurttaşlık kültürü yaratılmalıdır. Demokratik belediyecilik bunu gerektirir.

Demokrasinin İlk Okulu: Mahalle

Türkiye'de demokratik katılımı güçlendirmek istiyorsak, işe en küçük yönetim biriminden başlamalıyız. Mahalleden. Çünkü yurttaşın devleti en yakından deneyimlediği yer mahalledir.

Bu nedenle 21. yüzyıl belediyeciliğinde Mahalle Demokrasi Meclisleri kurulmalıdır.

Bunlar klasik anlamda belediye organlarının alternatifi değil, onların yanında çalışan katılım mekanizmaları olmalıdır.

Her mahallede düzenli aralıklarla toplantılar yapılmalı ve şu sorular doğrudan yurttaşla tartışılmalıdır:

  • Mahallenin öncelikli sorunu nedir?
  • Belediyenin hangi hizmeti yetersizdir?
  • Önümüzdeki yıl hangi yatırım yapılmalıdır?
  • Çocuklar için ne yapılmalıdır?
  • Yaşlılar için ne yapılmalıdır?
  • Engelli yurttaşların hangi sorunları vardır?
  • Ulaşım problemi nedir?
  • Yeşil alan ihtiyacı nedir?
  • Sosyal ve kültürel ihtiyaçlar nelerdir?
  • Mahallenin ekonomik potansiyeli nedir?

Böylece yurttaş seçimden seçime oy veren kişi olmaktan çıkar; Karar süreçlerinin parçası haline gelir.

Bu sistem aynı zamanda belediye yönetiminin de işini kolaylaştırır. Çünkü yönetici sorunları masa başından tahmin etmek yerine doğrudan mahalleden öğrenir.

Katılımcı Belediye Bütçesi

Demokrasinin en önemli göstergelerinden biri bütçedir. Çünkü bütçe, belediyenin gerçek tercihlerini ortaya koyar. Bu nedenle belediye bütçesinin belirli bir bölümü için katılımcı bütçeleme sistemi kurulmalıdır.

Örneğin belediye, yatırım bütçesinin belirli bir oranını mahallelerin ve yurttaşların önerilerine ayırabilir.

Yurttaş önerir; uzmanlar maliyetini ve uygulanabilirliğini değerlendirir; mahalle önceliklendirir; belediye meclisi karar verir ve Sonuç yine yurttaşa raporlanır.

Böylece yurttaş ilk kez belediye bütçesinin gerçek anlamda bir parçası haline gelir.

Bu yalnızca mali bir yöntem değil; aynı zamanda yurttaşlık eğitiminin kendisidir.

Yurttaş kaynakların sınırlı olduğunu öğrenir; öncelik belirlemeyi öğrenir; kamu yararını kişisel talepten ayırmayı öğrenir; karar almayı öğrenir; Kararın sonucunu denetlemeyi öğrenir. Ki, bu süreç bir demokrasi okuludur. Belediyelerin temel görevlerinden biri de demokrasiyi yaşam biçimine dönüştürmektir.

Devam edecek - (Belediye Meclisini Gerçek Bir Yerel Parlamento Haline Getirmek)

Yorumlar (0)

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.