Dile kolay tam 27 yıl Avrupa hayali kurmuşuz. Onlarca yönetim gelmiş geçmiş bu süre içinde. Kimse Avrupa hayali kurmamış, kuramamış. Hep ligde nasıl kalırızın hesapları yapılmış.
Öylede oldu...
Ama birisi çıktı...
Söz verdi...
"Bu takımı önce Süper Lig'e çıkaracağım, ardından Avrupa'da oynatacağım" dedi.
Tamamı 5 yıl...
Adam sözünü yerine getirdi. Önce Süper Lig'e çıktık, iki sezon sonra Avrupa'dayız...
"Hayal kuruyor", "Başaramaz" diyenler yerin dibine girdi.
Evet Sayın Yüksel Yıldırım...
Bu takımla ve yaptıklarınla ne kadar övünsen az...
Hakkını ödeyemeyiz...
Ben alkışlıyor ve şapka çıkarıyorum...

Evet geçen sezon tam 25 bin 350 kilometre yol yapmışım deplasmanlarda. Bunlardan birisi de Bayburt'ta Kupa maçı. Bu sezon ise Atina'da UEFA kupası eleme turu maçı. Bayburt nire Atina nire. Bayburt'u küçümsemiyorum, ülkemizin en güzel köşelerinden birisi, sadece Samsunspor'un geldiği noktanın altını çizmek istedim. Atina'dan sonra Avrupa'nın en büyük takımlarıyla karşılaşacağız. Bundan büyük gurur var mı?

Atina'da oynanan Panathinaikos maçına bir grup gazeteci arkadaşımızla gittik. Maç öncesi tarihi yerleri gezme imkânı bulduk. Güzel şehir. İnsanları cana yakın. Türk olduğumuzu duyunca olumsuz bir tepki yok. Ben memnun kaldım. Bir taraftarımız Atina'nın ilk olimpiyat stadyumu önünde açtığı dev Samsunspor logolu bayrağı sadece Yunan basınının sorunu oldu. Bayrak tahrik amaçlı açıldı manşetleri atıldı. Oysa sadece bayrakta Samsunspor'un logosu vardı. Bunun dışında ne gümrükte ne stadyumda ne de şehirde olumsuz bir durum yaşamadık. Açıkçası büyük bir misafirperverlik gördük Atina'da...

Samsunspor kafilesi Atina'ya özel uçak kiralayarak geldi. Doğrusu bu. Takım kafilesinin dışında uçağa özel misafirlerde alındı. Ancak uçakta boşluklar vardı. Gönül isterdiki 27 yıl aradan sonra gidilen Avrupa mücadelesinde Samsun'un üst düzey yöneticileri, siyasiler, iş adamları da bu uçakta olsaydı. Bu arada takımı yalnız bırakmayan Cumhuriyet Başsavcımız Mehmet Sabri Kılıç ve İyi Partili siyasetçimiz Nilay Tüfekçi'nin yanı sıra parmakla sayılacak sayıda iş adamımıza takıma destekleri nedeniyle teşekkür etmek gerekli gibi geliyor bana. Tabi ki Samsun'dan ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden maça gelen 321 taraftarımızı da unutmuyoruz.

Maça gelince...
Ligde iki maçını kazanan Samsunspor sahaya sadece sakatlığı bulunan Holse'den eksik olarak çıktı. Tecrübeli rakibi karşısında sahada bir Avrupalı gibi mücadele etti. İlk yarı baskılı oynayan rakibine gol imkanı vermedi. 51. dakikada ise yeni transfer Tomasson'un golüyle öne geçtik. Bu aynı zamanda 27 yıllık hasrete son veren tarihi goldü. Ancak tecrübeli rakip 2 gol peş peşe atınca sahadan mağlubiyetle ayrıldık. Yüreğiyle oynayan futbolcuları ve teknik ekibi kutlamak gerek. 2-1'lik skor hiçte fena değil. Yunan ekibi yenilmeyecek bir takım değil. Hesabı 30 bin taraftarımızla Samsun'da keseceğiz. Buna inanalım ve maç saatinde stadyumda buluşalım.
