Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Yeşilyurt Demir Çelik Meslek Yüksekokulu'nun atölyelerinde, torna ve freze sesleri arasında, 30 erkek öğrencinin yanında duran bir figür dikkat çekiyor. O, 45 yaşında, 1 çocuk annesi İlknur Arslan. Erkek egemen olarak bilinen Endüstriyel Kalıpçılık Bölümü'nün 2. sınıfındaki tek kadın öğrenci olarak, sadece kendi çocukluk hayalinin peşinden gitmekle kalmıyor, aynı zamanda 17 yaşındaki oğluna da eşi benzeri olmayan bir rol model oluyor.
"OĞLUMA ÖRNEK OLMAK İÇİN BAŞLADIM"

İlknur Arslan'ın bu zorlu yola 40'lı yaşlarında girmesinin ardındaki en büyük itici güç, 17 yaşında üniversite sınavına hazırlanan oğlu. Oğlunun 5 yaşından beri mühendis olma hayali kurduğunu belirten Arslan, bu kararı alma sürecini şu dokunaklı sözlerle anlatıyor: "Üniversitede neyle karşılaşacağını hem de mühendislik bölümünde buradaki yakın dersler göreceğini düşündüğüm için ona öncülük etmek için üniversiteye başladım." Anne-oğul arasındaki bu eşsiz bağ, şimdi rolleri değiştirmiş durumda: "Şimdi o benim rol modelim, ben de onun."
"TEK KADIN OLMAK ÖNCE KORKUTTU AMA..."
Endüstriyel kalıpçılık gibi fiziksel güç ve teknik hesaplama gerektiren bir bölümde 30 erkeğin arasında tek kadın olmanın getirdiği zorlukları da gizlemiyor Arslan. "Tek kadın olmak öncelikle korkutuyordu," diyerek ilk başlardaki tedirginliğini itiraf ediyor. Ancak bu korkuyu, hem akademik kadronun hem de sınıf arkadaşlarının desteğiyle aşmış: "Sağ olsun hocalarımız da, öğrenci arkadaşlarımız da destek sağlıyorlar." Artık bu alanda bir öncü olmanın sorumluluğunu taşıyan Arslan, diğer kadınlara da cesaret çağrısı yapıyor: "Biraz zor ama genç hanım arkadaşlarımızın korkmadan gelmelerini tavsiye ederim. Bu bölümde sayımızın artmasını istiyorum. Kadınların da bunu başarabileceklerine inanıyorum.
ÇOCUKLUK HAYALİ, OĞLUYLA ORTAK GELECEĞE DÖNÜŞTÜ
Bu bölüm Arslan için sadece oğluna bir rehber olma yolu değil, aynı zamanda kendi çocukluk merakının da bir yansıması. "Çocukluğumdan beri merakım olan bir bölümdü," diyen Arslan, şimdi bu merakı bilimsel bir temele oturtuyor. "Teknik çizim, bilgisayarlı destek çizim, malzeme teknolojisi gibi dersler alıyoruz. Atölyede uygulamalı eğitimlerimiz oluyor," diyerek aldığı eğitimin ciddiyetini vurguluyor. Mesleğin zorluklarının farkında olan Arslan, "Zor ama imkânsız değil. Matematik ve hesaplama alanı oldukça ağır," diyor. Mezuniyet sonrası için ise en büyük hayali, yine oğlunun merkezinde olduğu bir gelecek: "Kendimi geliştirip donanımlı hale geldikten sonra, oğlumla birlikte bir şeyler yapma hayalim var."
İhlas Haber Ajansı