ABD ve İsrail'in 28 Şubat tarihinde İran'ı hedef almasıyla başlayan ve bölgeyi ateş çemberine çeviren askeri harekatın 11. gününde, ABD Başkanı Donald Trump'tan beklenmedik bir çıkış geldi. Küresel enerji piyasalarının sarsıldığı ve stratejik geçiş noktalarının kapatıldığı bir dönemde Trump, İran yönetimiyle diyalog kurmaya açık olduğunu ifade etti.
Savaşın başlangıcından bu yana sert bir tutum sergileyen ve askeri seçenekleri ön planda tutan Trump'ın, ekonomik baskıların artmasıyla birlikte diplomasi kartını masaya sürmesi dikkat çekti.
KÜRESEL ENFLASYON VE PETROL KRİZİ BASKIYI ARTIRDI
İran'ın stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatması, dünya genelinde enerji piyasalarını altüst etti. Gerilimin tırmanmasıyla birlikte petrol fiyatları dün itibarıyla 120 dolar seviyesine kadar yükselirken, bu durum ulaşım maliyetlerinden temel gıda fiyatlarına kadar geniş bir yelpazede enflasyonist baskı yarattı. Ekonomi uzmanları, savaşın uzaması durumunda küresel bir enflasyon dalgasının kaçınılmaz olduğu uyarısında bulundu.
TRUMP'IN MANEVRASI PİYASALARI HAREKETLENDİRDİ
Başkan Trump, dün yaptığı açıklamada savaşın kısa süreceğini savunmuş ve Hürmüz Boğazı’nın gerekirse ABD donanması tarafından kontrol altına alınacağını belirterek petrolün ateşini bir miktar söndürmüştü. Ancak fiyatlardaki oynaklığın devam etmesi ve müttefik ülkelerden gelen ekonomik endişeler, Beyaz Saray'ı daha yumuşak bir söyleme itti.
Savaşın 11. gününde kameralar karşısına geçen Trump, İran ile diyaloğa açık olduğu mesajını vererek şu ifadeleri kullandı:
"İran ile konuşabilirim, onlarla diyaloğa açığız."
DONANMA TEYAKKUZDA, DİPLOMASİ MASADA
Trump'ın bu açıklaması, askeri operasyonların duracağı anlamına gelmese de, bölgedeki gerilimi düşürmeye yönelik ilk somut diplomatik sinyal olarak değerlendiriliyor. Bir yandan donanma unsurları Hürmüz Boğazı çevresinde operasyon kabiliyetini korurken, diğer yandan diplomasi masasının işaret edilmesi, küresel piyasalarda temkinli bir iyimserliğe yol açtı.
Haber Merkezi