Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Samsun Şubesi, Atatürk Anıtı önünde düzenlediği basın açıklamasıyla, kurucu öndere yönelik sistematik saldırılara ve Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını tehdit eden girişimlere karşı sert tepki gösterdi.

ADD Samsun Şubesi Başkanı Deniz Gömeç, kritik gündemlere ait yaptığı açıklamada siyaset kurumuna sorumluluk bilinciyle hareket etme ve derhal göreve başlama çağrısında bulundu. Programa CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, CHP Parti Meclis Üyesi Nazan Güneysu ve birçok STK temsilcisi katıldı.
Gömeç “Basının ve Kamuoyunun Dikkatine!” başlığıyla paylaştığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığına, egemenliğine ve kurucu değerlerine yönelik içeriden ve dışarıdan gelen tehditlere karşı sessiz kalınamayacağını bir kez daha ilan ediyoruz. Devletimizi yönetenleri ve yönetmeye talip olanları, varlık nedenlerinin ve sorumluluklarının bilinciyle derhal göreve davet ediyoruz.
Papa 14. Leo'nun, Fener Rum Patriği Bartholomeos'u yanına alarak İznik Konsili bahanesiyle düzenleyeceği gösteri ve ayin amaçlı ziyaret, Lozan Antlaşması'nı delerek tartışmaya açma ve Fener Rum Patriği'nin "Ekümeniklik" iddiasını güçlendirme amacını taşımaktadır. Büyük Atatürk’ün 100 yıl önce izin vermediği böyle bir ziyarete mevcut iktidarın müsaade etmesi ve siyaset kurumunun tepkisiz kalması anlaşılır gibi değildir ve kabul edilemez. Devletimizi yönetenleri bu egemenlik ihlali girişimine karşı gerekli önlemleri almaya çağırıyoruz.
Isparta Şehit Ali İhsan Kalmaz Anadolu Lisesi’nde görev yapan öğretmen kılıklı gericinin, başka bir okula atanarak adeta ödüllendirilmesini şaşkınlık ve esefle öğrendik. Devlet memuriyetinin yüz karası olan bu hadsizin, çocuklarımızın geleceğine ve laik Cumhuriyetimize zarar vermeye devam etmesine olanak sağlanması kabul edilemez. ADD olarak, Milli Eğitim Bakanlığı'nı derhal bu şahsı meslekten ihraç etmeye davet ediyoruz!
Okul sıralarından kamu görevlisine kadar sirayet eden bu Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı, sosyal medya platformlarında Halil Konakçı gibi şahıslar tarafından pervasızca sürdürülen hakaret kampanyaları ile kamusal alanda infiale yol açmaktadır. Bu tür eylemler, sadece bireysel hadsizlik değil, aynı zamanda milletimizin ortak değerlerine, ulusal birliğe ve kurucu önderimize açık bir saldırıdır. Devletimizin ilgili kurumları ve Yargı, bu şahıslar hakkında derhal yasal ve adli işlemleri başlatmalı, bu nefret ve bölücülük dilinin yayılmasına son verilmelidir. Siyaset kurumu, bu utanç verici durumu görmezden gelmeyi bırakmalıdır.
Ülkemizde görev yapan ABD Büyükelçisi Tom Barrack, “Sizin için en doğrusu Osmanlı devlet düzeni ve millet sistemidir,” “Bölgedeki ulus devletler İsrail için tehdittir” ve “1919’dan beri ulus devletler bizi engelliyor” gibi sözlerle, diplomatik kuralları ihlal etmiş, Türkiye'nin içişlerine müdahale ederek egemenliğimize, tapu senedimiz Lozan’a ve üniter ulus devlet yapımıza alenen saldırmıştır.
Kendisine 9 Eylül 1922, 23 Temmuz 1939 ve 20 Temmuz 1974 tarihlerini hatırlatırız: Türk Milleti ezelden beri hür yaşamıştır ve kendisine zincir vurmaya kalkan her çılgına haddini bildirmiştir. Bu küstahlığa hak ettiği yanıt verilmeli, Dışişleri Bakanlığı derhal bu şahsı Persona Non Grata ilan edip ülkesine göndermelidir.
“Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu felsefesi ve toprak bütünlüğü üzerindeki bu sinsi ve açık saldırılara karşı ortak bir duruş sergileyiniz!
Basın açıklamamızı gazeteci yazar Sayın Ece Üner'in sözleriyle bitirmek istiyorum:
"Bu topraklarda Rockefeller'lar, Rothschild'ler, Huntington'lar, Henze'ler, Fuller ve Barrack'lar bitmez ancak 'Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır' diyen Atatürk'ün izinden gidenler de hiç bitmez. Hangi millî plan olabilir ki yabancıların nasihatlarıyla, planlarıyla yükselebilsin."
YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE YAŞASIN DEMOKTARİTK TÜRKİYE CUMHURİYETİ
Nazım Akpınar