Altmış beş yaş üstü kişilerden, hukuki işlemler için ilgili dairelerden (noter, tapu) rutin olarak sağlık raporu (akli meleke) isteniyor.
Bu bireyler, bu raporlar için ilk olarak sağlık sisteminin giriş kapısı olan aile sağlığı merkezlerine başvuruda bulunuyor.
Bu “akli melek” konusu benim de başıma geldi.
Oğluma vereceğim bir tapu işlemi vekaleti için notere gittiğimizde, bayan görevli yaşımı sordu.
Ardından tapu işlemleri vekaletnamesi verebilmem için “akli meleke” raporu almam gerektiğini söyledi.
Üzgün bir şekilde yasaların böyle olduğunu anımsattı.
Noterlerin, 65 yaş üstü kişilerden vekaletname, senet, sözleşme, mirasçılık belgesi, vasiyetname gibi işlemler için akıl sağlığı yerinde raporu isteyebildiğini bildirdi.
“Akli meleke” raporu alabileceğim kurumları sıraladı.
Özel hastanelerden alınamadığını bildirdi.
İki de fotoğraf istedi.
Araştırdım.
Akıl sağlığı yerinde raporu, bir kişinin zihinsel sağlığının bir sağlık uzmanı tarafından değerlendirildiği bir rapormuş.
Bu rapor, bireyin zihinsel durumunu, psikolojik belirtilerini, duygusal durumunu, davranışlarını ve mental sağlığına ilişkin diğer faktörleri içeriyormuş.
Akıl sağlığı yerinde raporu genellikle bir psikolog, psikiyatrist veya başka bir ruh sağlığı uzmanı tarafından yapılıyormuş.
Rapor, bireyin ruh sağlığı hakkında ayrıntılı bilgileri sağlıyormuş.
Rapor aynı zamanda tedavi planı önerileri, ilaç kullanımı veya terapi önerileri gibi tavsiyeler içerebiliyormuş.
Bu tür bir rapor, çeşitli nedenlerle de talep edilebiliyormuş.
Örneğin, bir işveren, bir kişinin işe uygunluğunu değerlendirmek için akıl sağlığı yerinde raporu isteyebiliyormuş.
Aynı şekilde, bir eğitim kurumu öğrencinin öğrenme yeteneklerini ve davranışlarını değerlendirmek amacıyla böyle bir rapor talep edebiliyormuş.
Akıl sağlığı yerinde raporu almak için aile hekiminin kapısından içeri girdim.
Bir tapu işlemi için noterin böyle bir rapor istediğini söyledim.
Doktor hanım, birtakım sorular sordu.
Soruların amacının, akıl sağlığımın yerinde olup olmadığını değerlendirmek olduğunu söyledi.
Yaşımı, hangi ay, hangi yıl, hangi mevsimdeyiz, şu an neredesiniz, haftanın günlerini tersten söyleyebilir misiniz ve benzer bazı sorular sordu.
Yanıtlarını verdim.
Doktor hanım, raporumu verdi.
Genel tıbbi değerlendirmede “Hastalığı bulunmadığı bildirir hekim kanaat raporudur”, akli meleke kararında da “Kişinin tıbben işlem yapma ehliyetinin olduğu ve akli melekesinin yerinde olduğunu bildirir hekim kanaat raporudur” ifadeleri yer aldı.
Tüm bu işlemler için koştururken, “akli meleke” konusu bir kanunla işleme konulduğuna göre şunu merak ettim.
Bu kanunun yürürlüğe girmesi için el kaldıran veya evet diyen milletvekilleri arasında 65 yaş üstü olanlar da vardır.
El kaldıran veya evet diyen 65 yaş üstü milletvekillerinden “akli meleke” raporu istendi mi?
Sadece “akli meleke” ile ilgili değil, günümüzde de mecliste kabul edilen kanunlar için 65 yaş üstü milletvekillerinin verdikleri “evet” oyları nasıl geçerli olabiliyor?
Onlardan “akli meleke” raporu istenmiyor, yurttaşlardan neden isteniyor?