Tarih boyunca, “Bu gençlik adam olmaz!” Gibi söylemlerle gençlerin sorumsuz, umarsız ve işe yaramaz oldukları ima edilmiştir. Bugün de durum pek farklı değil. Bugün de gençlerimiz benzer eleştirilere maruz kalmaktalar.
Peki, bu amaçsız gençler uzaydan mı geldiler?
Tamam, gençlerimizin bir kısmı istenilen gibi değil fakat gençlerimize örnek olması gereken, toplumun önündeki yetişkinler çok mu iyi? Allah aşkına şuan ülkemizde yaşananları ve yaşananlar karşısında verilen ideolojik tepkileri görmüyor muyuz?
Dostoyevski’nin şu sözü, “Ne garip değil mi? Sevdiğimiz insanın her yalanında bir doğru, sevmediğimiz insanın her doğrusunda bir yalan ararız.” Bu sözler bugünün ideolojik körlüğünü özetlemiyor mu?
Evet, bazı gençlerimizin durumu maalesef iyi değil ama!
Hem muhalefetin hem iktidarın liyakatsiz yöneticileri, muhalefetin gelecek için umut olamaması, ekonominin bir türlü rayına girememesi ve adalete güven duygusunun zayıflamasından dolayı gençlerimiz ümitsiz ise bu durumun sorumlusu gençler neden olsun ki?
Dünyada ve ülkemizde yaşanılan savaşlar dahil bütün olumsuzluklarda en az pay sahibi gençlerimizdir. Bunun böyle olduğu bilindiği halde maalesef haksız yere suçladığımız yine gençlerimiz oluyor.
Ülkeleri yönetenler yetişkinler değil mi? Savaşları çıkaranlar yetişkinler değil mi? Dünyayı yaşanmaz bir yer yapanlar yetişkinler değil mi? Arsızlık ve yolsuzluk yapanlar da genelde yetişkinler değil mi? Buna rağmen sanki olumsuzlukların sorumlusu gençlermiş gibi bir algı neden oluşturuluyor?
Peki, her platformda gençleri suçlamamızın sebebi ne olabilir? Ya umudumuz gençler olduğu için gelecekten kaygı duyan yetişkinler gençler daha iyi olsun diye böyle yapıyor ya da başarısızlıklarını örtüp hedef saptırmak için gençler öne sürülüyor olabilir.
Ve fakat gençlerimiz sorumsuz, umarsız, saygısız, tembel ve hoşumuza gitmeyen ne kadar halleri varsa bunun sorumlusu yetişkinler değil mi? Bu çocuklar doğduğu zaman İslam’a göre masum ve günahsız değil miydi?
Bu çocuklar şayet istenmeyen bir hal içine girdiyse bunda anne, baba ve ailedeki yetişkinlerin sorumluluğu yok mu? Ya da okulda aldığı eğitimin etkisi yok mu? Atalarımız, “Üzüm üzüme baba baka kararırmış.” Demişler. Belki de bu çocuklar bizlere bakarak bu hale gelmişlerdir.
Evet, maalesef gençlerimizin bir kısmı çok şükürsüz. Hiçbir şeyden mutlu ve tatmin olmuyorlar. Maalesef birçok gencimiz de asalak gibi leyli leyli yaşıyor.
Gençlerimizin bir kısmı devlet dediğimiz mekanizmayı yönetenleri adaletli bulmadıkları için maalesef ülkemizden gitmek istiyorlar.
Kimi gençlerimizin de hiçbir şey umurunda değil fakat unutulmamalı bu çocuklar bizim çocuklarımız. Tabii ki gençlerimizin amaçları, hayalleri olsun ve o uğurda mücadele etsinler isteriz fakat gelinen noktada maalesef durum öyle değil.
Gençlerin bu sorununun nasıl çözüleceğine dair de ortada makul bir öneri yok.
Gençlerimizin bir kısmı, bugün belki tembellik ve seküler hayat tarzı hoşlarına gittiği için lay lay lom bir hayat sürüyorlar fakat onların iaşesini sağlayan büyükleri ortadan kaybolunca ne olacak? İşte gençler için asıl sıkıntı bu olacak.
Bugün birçok gencimiz kolay para kazanma yoluna gidiyor, büyük bir ihtimal bu gençlerimiz yarında kolay para kazanma yolunu tercih edecektir. Kolay paranın nereden kazanıldığını sanırım herkes tahmin edebilir.
Kolay para kazanmak ve şeytani işler gençlere hoş gelebilir. Ve tabii ki göz önündekilerin şatafatlı hayatı da gençleri kolay ama gayrimeşru işlere yönlendiriyor olabilir fakat bunun sonu yok.
Belki de yetişkinler kendini düzeltir, gençlere iyi örnek olurlarsa bütün sorunlar kendiliğinden çözülebilir. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?