Paylaş

‘AŞKIN GÜCÜ’

Halil Güngör, 76 yaşında bir emekli. COVİD-19 nedeni ile Samsun’da hastaneye kaldırıldı. Bir aya yakın bir süre yoğun bakımda yattı. Tedavisi ile Göğüs Hastalıkları Uzmanları Prof. Dr. Şevket Özkaya i...

Halil Güngör, 76 yaşında bir emekli. COVİD-19 nedeni ile Samsun’da hastaneye kaldırıldı. Bir aya yakın bir süre yoğun bakımda yattı. Tedavisi ile Göğüs Hastalıkları Uzmanları Prof. Dr. Şevket Özkaya ile Uzm. Dr. Adem Dirican ilgilendi.

Eşi Nevra Güngör hastane ile evi arasına her gün mekik dokudu. Yoğun bakında yatan eşini hastanedeki kamera sistemi ile görebildi. Ama bir şey daha yaptı Nevra Güngör. Eşi Halil Güngör’e sık sık mektup yazdı.

Mektupları yoğun bakım servisi hemşireleri okudu. Mektuplar Halil Güngör’e hem moral kaynağı oldu hem de güçlendirici, uyarıcı ilaç gibi geldi. Okunan mektupların yanı sıra servisteki tedavi, ilgi, tatlı dil, güler yüz Halil Güngör’ü bir ay sonra ayağa kaldırdı. Mektupları Prof. Dr. Şevket Özkaya tek kelime ile özetledi: “Aşkın gücü.”

Nevra Güngör yazdığı her mektupta olduğu gibi o “Aşkım” diye başlayan mektubunda da “Bizim için diren, dayan ne olur. Bu çok önemli. Bunu sana okusunlar. Sen dokunma, virüs alırsın dışarıdan. Sende bana yazma. Az kaldı kurban olduğum” şeklindeki ifadelerinin yer aldığı mektup yoğun bakım hemşiresini de çok duygulandırdı.

Taburcu olan Halil Güngör, “Hekim arkadaşlar, diğer sağlıkçılar ve hastalar için moral çok önemli. Servisteki doktorların ve sağlık görevlilerinin tatlı dilleri ve güler yüzlerinin yanı sıra bir aydır yüzünü göremediğim eşimin yazdığı mektuplar ilaçtan daha üstün geldi.” dedi.

Prof. Dr. Şevket Özkaya, korona virüse yakalanmış kişinin iyileşme sürecinde moralin çok önemli olduğuna değindi. Testi pozitif çıkan hastanın bir anda moralinin çok bozulduğunu ve kendisini çok kötü hissettiğini söyleyen Prof. Dr. Özkaya, moral ve motivasyonun laboratuvar değerlerine de yansıdığına dikkat çekti.

Nevra Güngör eşine yazdığı hep o “Aşkım” diye başlayan mektuplardan birinde ne gibi ifadeler kullanmış ona bakalım:

“Aşkım;

Sama bunu gece 4’te yazıyorum. Sen ordayken uyuyamadım. Her gecenin sabahına ermek ne kadar zormuş. Kötü devreyi atlattın. Bugün 2.30’da seni ekrandan izleyeceğiz. Ben Hasan, Bahriye. Her gün geliyorlar. Gözünden yaş akıtma. Artık iyileşmeye başladın. Basamak basamak iyi oluyorsun. Şükürler olsun. Masken küçülünce odaya çıkacaksın. Bizim için diren, dayan ne olur. Bu çok önemli. En özel ilaçları veriyorlar. Bunu sana okusunlar. Sen dokunma virüs alırsın dışardan. Sende bana yazma. Az kaldı kurban olduğum. Elini hiç bırakmayacağım. Bizden vazgeçme. Daha çok erken. Ancak başbaşa kalıcaz. Maskenden daralma onu çıkaramazlar. Tehlikeli olur. Az kaldı sabret aşkım. Yoğun bakım sorumlusu doktorun harika bir insan anladım. Seni çok ama çok seviyoruz. Babamız dönmeni bekliyorum.

Seni seviyorum.”

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.