Av. Cemil Deveci: Atatürkçü kurucu irade, Kuvayı Milliye, Samsun ve antiemperyalizm
Paylaş

Av. Cemil Deveci: Atatürkçü kurucu irade, Kuvayı Milliye, Samsun ve antiemperyalizm

Ekleme: 24.07.2026 16:53 Güncelleme: 24.07.2026 16:57

Samsun’un Kurtuluş Mücadelesi’ndeki tarihsel önemine dikkat çekerek, CHP’nin kurucu değerlerini, tam bağımsızlık anlayışını ve Altı Ok’u gençlere bugünün diliyle anlatılması gerektiğini vurguladı.

Bugün hepimizin dönüp bakması gereken yer kişisel hesaplar değil, Samsun’dur.

Çünkü bu şehir sıradan bir şehir değildir.

Bu şehir, bir milletin kaderinin değiştiği şehirdir.

Bu şehir, esaretin kabul edilmediği ve bağımsızlık meşalesinin yakıldığı şehirdir.

19 Mayıs 1919’da Samsun’da atılan adım, yalnızca bir kurtuluş hareketinin başlangıcı değil, aynı zamanda millet egemenliğine dayanan yeni bir devletin kuruluş iradesiydi.

Cumhuriyet Halk Partisi de o iradenin siyasal mirasçısıdır.

Bu nedenle CHP’nin her kadrosu, her üyesi ve her yöneticisi omuzlarında yalnızca parti sorumluluğu değil, tarihsel bir sorumluluk taşımaktadır.

Bizler geçici görevlerin, geçici makamların ve geçici tartışmaların insanlarıyız.

Ancak Cumhuriyet kalıcıdır.

Demokrasi kalıcıdır.

Millet iradesi kalıcıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi de varlığını bu değerlere borçludur.

Bugün bize düşen görev, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında yeniden umut olmaktır.

Ülkesine güven duyan gençlere umut olmak.

Üretmek isteyen çiftçiye umut olmak.

Geçim mücadelesi veren emekliye umut olmak.

Esnafa umut olmak.

Kadınlara umut olmak.

Bu ülkenin geleceğine inanan herkese umut olmak.

Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluş amacı budur.

Biz kavga etmek için değil, ülkeyi büyütmek için varız.

Biz ayrıştırmak için değil, birleştirmek için varız.

Biz umutsuzluğu büyütmek için değil, Cumhuriyet’in aydınlığını geleceğe taşımak için varız.

İnanıyorum ki sağduyu kazanacaktır.

Demokrasi kazanacaktır.

Cumhuriyet kazanacaktır.

Türkiye mutlaka kazanacaktır.

Gençlere Cumhuriyet’in yeni yüzyılını anlatmak

Cumhuriyet Halk Partisi’nin önünde önemli bir görev vardır.

Biz yalnızca geçmişi anlatan bir parti olamayız.

Biz geleceği kuran bir parti olmak zorundayız.

Bugün genç kuşaklar siyasi kavramları ezberlemek istemiyor. O kavramların kendi hayatlarında ne anlama geldiğini görmek istiyor.

Bu nedenle Cumhuriyet’in kurucu değerlerini gençlere bugünün diliyle anlatmak zorundayız.

Cumhuriyetçiliği gençlere; yönetime katılabilmek, söz sahibi olabilmek, devletin hesap verebilmesi ve özgür seçimlerle geleceğini belirleyebilmek olarak anlatmalıyız.

Milliyetçiliği gençlere; Türkiye’nin enerjide, teknolojide, savunmada, tarımda ve ekonomide başkalarına bağımlı olmaması olarak anlatmalıyız.

Bugünün tam bağımsızlık mücadelesi yalnızca sınırları korumak değildir. Yapay zekâyı üretebilmektir. Enerjiyi yönetebilmektir. Çipi tasarlayabilmektir. Kendi kararlarını kendi verebilmektir.

Halkçılığı gençlere; fırsat eşitliği, adil gelir dağılımı ve emek veren herkesin hak ettiği yaşam standardına ulaşabilmesi olarak anlatmalıyız.

Bir gencin ailesinin ekonomik durumuna bakılmaksızın kaliteli eğitim alabilmesi, iş bulabilmesi ve geleceğini kurabilmesi, halkçılığın günümüzdeki karşılığıdır.

Devletçiliği gençlere; stratejik alanlarda milletin çıkarlarını koruyan, üretimi destekleyen ve geleceği planlayan güçlü devlet anlayışı olarak anlatmalıyız.

Savunma sanayisinden enerjiye, ulaştırmadan teknolojiye kadar kritik alanlarda Türkiye’nin kendi gücünü oluşturabilmesi bunun bir parçasıdır.

Laikliği gençlere; herkesin inancını özgürce yaşayabildiği, devletin bütün vatandaşlarına eşit mesafede durduğu bir özgürlük düzeni olarak anlatmalıyız.

Laiklik yalnızca bir devlet düzeni değildir. Aynı zamanda vicdan özgürlüğünün, düşünce özgürlüğünün ve birlikte yaşama kültürünün güvencesidir.

Devrimciliği gençlere ise değişimden korkmamak, bilimi rehber almak, teknoloji üretmek ve çağın önünde yürümek olarak anlatmalıyız.

Cumhuriyet’in kurucu kadroları kendi çağlarının devrimcileriydi.

Bugünün devrimciliği ise bilimde, teknolojide, eğitimde ve üretimde dünyayla yarışabilmektir.

İşte Cumhuriyet Halk Partisi’nin görevi budur.

Altı Ok’u müzelerde sergilenen tarihî semboller olarak değil, Türkiye’nin ikinci yüzyılını inşa edecek canlı bir gelecek programı olarak yeniden anlatmak zorundayız.

Çünkü gençler geçmişin kavgasına değil, geleceğin Türkiye’sine bakıyor.

Bizim de onlara umut veren, güven veren ve hedef gösteren bir gelecek sunmamız gerekiyor.

 

Kaynak: Haber Merkezi

Etiketler: Cemil Deveci

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.