Sık karşılaşılan ayak sağlığı rahatsızlıklarından olan tırnak mantarları; ağrıya neden olmasının yan sıra başka enfeksiyonlara yol açması ve bulaşıcı özellik taşıması nedeni ile ciddiye alınması ve tedavisinin aksatılmaması gereken bir sağlık problemi olarak kabul ediliyor.
Tırnak mantarı tedavisi ile hastada yeni sağlıklı bir tırnak gelişiminin sağlanması hedefleniyor. Bu nedenler, tırnağın klinik olarak düzelmesi, uygulanmakta olan tedavi yönteminden bağımsız olarak yaklaşık 3 ile 6 ay arasında bir zaman alıyor. Bu süre tırnak tutulumuna bağlı olarak hasta özelinde değişiklikler gösterebiliyor.
En sık kullanılan yöntemlerden biri olan lazerle tırnak mantarı tedavisi İstanbul ve civarında pek çok uzman tarafından uygulanmakla birlikte uygulamayı yapacak olan uzmanın deneyimi, tedavinin başarısında önemli bir rol oynuyor. Lazerle tırnak mantarı tedavisi uygulaması, hastada mevcut olan mantar hastalığının tedavi edilmesine yönelik olarak gerçekleştiriliyor. Tedavinin ardından hastanın koruyucu önlemler almaması durumunda mantar hastalığının aynı tırnakta ya da diğer tırnaklarda tekrarlaması durumu söz konusu olabiliyor. Lazerle tırnak mantarı tedavisinde uygulama, mantar enfeksiyonu bulunan tırnağın üzerine, tırnağın tüm alanını kaplayacak şekilde uygulanıyor. Uygulama süresi tedavinin uygulanacağı tırnak sayısına, toplamda uygulanacak seans sayısı da tırnak mantarının durumuna göre değişiklik gösterebiliyor. Uygulama esnasında herhangi bir ağrı ya da acı söz konusu olmamakla birlikte hastalar ısınmaya bağlı olarak sızlama hissedebiliyorlar. Lokal anestezi uygulamasına gerek kalmayıp soğuk hava desteği ile lazerle tırnak mantarı tedavisi uygulanıyor.
Lazer Tedavisinin Herhangi Bir Yan Etkisi Bulunmuyor
Mantarlar ısının etkisiyle üreme gücünü kaybettiğinden lazerle tırnak mantarı tedavisiyle hem yüzeyde hem de tırnak yatağında bulunan mantarın üremesi; tırnak dokusuna herhangi bir zarar vermeden durdurulmuş oluyor. Klasik tırnak mantarı tedavisi uzun ve güç süreç bir olarak biliniyor. Kremlerin ya da ağız yolu ile alınan ilaçların kullanılması ve tırnağın çekilmesi, tırnak mantarındaki klasik tedavi süreçleri arasında yer alıyor. Lazer uygulaması ise tırnak mantarı hastalığının tedavisine modern bir yaklaşım getiriyor. Yüzey ısıtma ve derin ısıtma için farklı lazerler kullanılmakla birlikte lazer yönteminin temel olarak basit ve etkin bir yöntem olduğu kabul ediliyor. Ve etkilenmiş durumdaki tırnağın derinliğine ısıtılması prensibine dayanıyor. Isı, hastanın tırnağını tutan parasitik mantarın gücünü azaltıp ölmesini sağlıyor. Nd-Yag lazer derine inip tırnak yatağında ısınmayı sağlıyor. Tırnak yüzeyinin ve tırnak yatağının derinliğine ısıtılmasıyla mantarlar ölüyor. Ardından vücudun kendi immün mekanizması devreye girerek tırnak yatağını yapılandırıyor. Lazer yöntemi, ağızdan alınan mantar ilaçları gibi karaciğer üzerinde toksik etkiye sahip bulunmuyor. Ayrıca, kimyasal olarak yayılıp sağlam dokunun bozulmasına yol açmıyor.
Lazer tedavisinin herhangi bir yan etkisi olmayıp son derece güvenli bir uygulama olarak kabul ediliyor. Tırnaklarda herhangi bir acıya ya da ağrıya yol açmadan sadece mantarları öldüren lazer yöntemi; mantar sorunu yaşamakta olan tüm hastalara uygulanabiliyor.
Nasırın Hayat Kalitenizi Etkilemesine İzin Vermeyin
Ayaktaki kemik çıkıntılarının, sürekli şekilde basıya maruz kalması sonucunda deri kendini korumak için kalınlaşmaya başlıyor. Bunun sonucunda ara tabanında ya da parmak aralarında nasır oluşumu söz konusu oluyor. Ağrıya neden olan nasır, yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen rahatsızlıklar arasında yer alıyor. Nasır oluşumuna neden olan faktörler arasında; uzun süre ayakta kalma, yanlış ayakkabı seçimi ve uzun süre ayakta kalmak da bulunuyor. Nasır yaygın olarak ayaklarda oluşsa da ellerini yoğun şekilde kullanarak çalışan kişilerde de nasır oluşumuna rastlanabiliyor.
Nasırın başlangıç aşamasında deri sertleşmeye başlıyor. Kalınlaşan bölgenin basınca maruz kalmasıyla birlikte kalınlaşma ve sertleşme artmaya, ağrı yapmaya başlıyor. İlerleyen süreçle birlikte deride renk değişiklikleri de oluşabiliyor. Zamanında tedavi edilmediği takdirde nasır sert ve büyük bir yumru olarak ortaya çıkabiliyor ve çok daha büyük sorunlara neden olabiliyor.
Nasır tedavisi İstanbul ve diğer metropollerde podolog olarak adlandırılan uzmanlar tarafından son derece hijyenik ortamlarda, steril aletlerin kullanılmasıyla ve büyük bir titizlikle gerçekleştiriliyor. Nasır tedavisinde; kremler, nasır bantları, nasırın dondurulması, yakılması ve mekanik olarak çıkarılması gibi yöntemler bulunuyor. Nasır bantları, nasırın büyüklüğüne göre seçilmekte olup içeriğindeki ilaç nasırın yumuşamasını ve soyulmasını sağlıyor. Nasır tedavisinde kullanılan kremler de sertleşmiş bölgeyi yumuşatıp soyma özelliğine sahip bulunuyor. Vakanın çok ilerlediği durumlarda nasırın alınması ihtiyacı ortaya çıkabiliyor. Kriyoterapi yöntemi uygulamasında nasır dondurularak yok ediliyor. - 190 derecede sıvı azotla ya da nitrojen oksit gazıyla uygulanan yöntemde, uygulamanın yapılacağı bölgede bir uyuşturmaya ihtiyaç duyulmuyor. Çoğunlukla bu yöntem yumuşak nasırlara uygulanıyor.
Nasır tedavisi tamamlandıktan sonra yeniden oluşmasının önlenebilmesi için bazı noktalara dikkat edilmesi gerekiyor. Ayağın anatomik yapısına uygun ayakkabıların tercih edilmesi, parmak aralarında tekrarlamakta olan nasırlara karşı ise ayak parmaklarına takılabilen silikon koruyucular kullanılması alınabilecek önlemlerden bazıları olarak biliniyor.