Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin ödül töreni için İstanbul’dayım.
Yıl 1999.
Törenden sonra verilen resepsiyonda dönemin TBMM Başkanı Hikmet Çetin, İstanbul Valisi Erol Çakır ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü görevinden önce Samsun’da Emniyet Müdürlüğü yapmış olan Hasan Özdemir ile birlikte çekilen bu fotoğraf karesi sohbetin bir anı olarak kaldı.
Hikmet Çetin;
1977’de CHP’den milletvekili seçildi.
Ertesi yıl başbakan yardımcısı ve ekonomiden sorumlu devlet bakanı olarak görev yaptı.
1987 ve 1991'de yeniden milletvekili seçildi.
1991'de SHP-DYP koalisyonunun Dışişleri Bakanlığına getirildi.
1995'te atandığı başbakan yardımcılığı ve devlet bakanlığı görevinden de aynı yıl istifa ederek ayrıldı.
18 Şubat 1995'ten 9 Eylül 1995'e kadar Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak görev yaptı.
1997-1999 arasında TBMM Başkanı oldu.
Hikmet Çetin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in başta İstanbul’un ilçelerindeki tüm mitinglerine katıldı.
CHP otobüsünün üstünde miting bitene kadar yapılan konuşmaları ayakta durarak izledi.
Mitinglerden yanı sıra hemen hemen tüm kapalı salon toplantılarında da yer aldı.
88 yaşındaki Hikmet Çetin geçtiğimiz hafta başlarında rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı.
Tedavisi tedbir amaçlı olarak yoğun bakım ünitesinde devam etti.
Şimdi gelelim fotoğrafın hikayesine!
Ödül töreninde çekilen fotoğrafı karta geçirerek kullandığım aracın torpido gözüne koymuştum.
Samsun’a dönüşümden bir gün öce Aksaray’da 10-15 dakika sürecek bir görüşmem vardı.
Görüşmeyi yapacağın alana yakın bir park yeri bulamadım.
Trafiğin yoğun olarak aktığı caddenin sağına dörtlüleri yakarak park etmiş birkaç otomobil gördüm.
Bende park ettim.
Dörtlüleri yaktım.
Aklıma faydası olabilir düşüncesi ile torpido gözündeki fotoğraf geldi.
Basın plakasının yanına onu da koyarak görüşme yağacağım yere hızlı bir şekilde ulaştım.
10-15 dakikada bitmesini beklediğim görüşmem 20-25 dakika adar sürdü.
Aracımın bulunduğu yere hızlı adımlarla vardım.
Baktım ki durum kritik.

Bir çekici gelmiş, aracımın önünde bekliyor.
Polisler telsizle görüşmeler yapıyor.
Polis amirine yaklaşarak önce özür diledim. Aracımın plakası 34 olmasına rağmen Samsun’dan geldiğimi İstanbul trafiğine alışkın olmadığımı söyledim. Aracım çekilmeden idari para cezası neyse ödemeye hazır olduğumu bildirdim.
Polis amiri önce Emniyet Müdürü Hasan Özdemir’i nereden tanıdığımı sordu.
Samsun’da Emniyet Müdürü olarak görev yaptığı sırada gazeteci olduğum için tanıdığımı söyledim.
İstanbul Valisi Erol Çakır’ı sordu.
Ödül töreninde tanıştığımı ifade ettim.
Sıra Hikmet Çetin’e geldi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nde milletvekilliğinin yanış sıra, bakan, genel başkan olarak yaptığı görevlerinden dolayı tanıdığımı aktardım.
Son olarak fotoğrafı neden basın plakasının yanına koyduğumu sorunca; “Yalan konuşmaya gerek yok, faydası olur” diye düşünerek koyduğumu anlattım.
Polislerden birine çekicinin gitmesini söyledi.
Bana döndü;
“Fotoğrafın hatırına işlem yapmıyorum, ama park etmenin yasak olduğu yere bir daha park etme” dedi, teşekkür ettim, tokalaşarak ayrıldım.
O fotoğrafın aslı hala bende duruyor.
Anı olarak saklıyorum.