Türkiye’de milyonlarca çalışanı ilgilendiren asgari ücret tartışmalarına bölgesel ücret modeli de eklendi. Bazı işverenlerin yaşam maliyetleri ve ekonomik şartların kentlere göre değiştiğini gerekçe göstererek farklı asgari ücret uygulanmasını talep etmesi, TÜRK-İŞ’in tepkisine neden oldu.
Konfederasyon, bölgesel asgari ücretin işçiler arasındaki gelir farkını büyütebileceğini, toplumsal ayrışmayı artırabileceğini ve çalışanların ücretlerini daha fazla baskılayabileceğini savundu.
“BÖLGESEL ASGARİ ÜCRET ÜLKEYE KÖTÜLÜKTÜR”
TÜRK-İŞ Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, bazı işverenlerin bölgesel asgari ücret talebinin daha fazla kazanç sağlama isteğinden kaynaklandığı öne sürüldü.
Açıklamada, “Bölgesel asgari ücreti gündeme getirmek ya da bunu savunmak, işçiye de emekçiye de ülkeye de kötülüktür. Konuşulması gereken, asgari ücretin geçim ücretine dönüştürülmesidir” ifadeleri kullanıldı.
Konfederasyon, asgari ücretin bölgelere göre düşürülmesinin çalışanlar arasında gelir eşitsizliğini derinleştirebileceğini belirtti.
TÜRKİYE DAHA ÖNCE BU MODELİ UYGULADI
TÜRK-İŞ, bölgesel asgari ücret sisteminin Türkiye açısından yeni bir uygulama olmadığını hatırlattı.
Konfederasyonun açıklamasına göre sistem, 1960’lı yıllarda uygulandı. Ortaya çıkan olumsuzlukların ardından 1974 yılında ulusal düzeyde asgari ücret tespit sistemine geçildi.
TÜRK-İŞ, yıllar sonra aynı modelin yeniden gündeme getirilmesinin çalışanlara fayda sağlamayacağını savundu.
“28 BİN 75 TL’Yİ BİLE ÇOK GÖRÜYORLAR”
Açıklamada, 2026 yılı için belirlenen 28 bin 75 TL’lik asgari ücretin bazı işverenler tarafından yüksek bulunduğu ileri sürüldü.
Konfederasyon, bir çalışanın mevcut ücretle ailesinin temel ihtiyaçlarını karşılamak zorunda olduğuna dikkat çekerek, “Ama gözünü kâr hırsı bürümüş bazı patronlar mevcut rakamı bile çok görüyor” açıklamasını yaptı.
“DAHA FAZLA KAZANMA İSTEĞİNİN BAŞKA İFADESİ”
TÜRK-İŞ, bölgesel asgari ücret talebinin özellikle ücretlerin daha düşük tutulabileceği şehirlerde işveren maliyetlerini azaltmayı amaçladığını savundu.
“Asgari ücret bazı şehirlere göre yüksek” yaklaşımının daha fazla kazanç ve kâr elde etme talebinin başka bir ifadesi olduğu ileri sürüldü.
Konfederasyon, emeğiyle geçinen bütün çalışanların bölgesel ücret planlarına karşı çıkması gerektiğini belirtti.
TÜRK-İŞ KOMİSYONA KATILMADI
Açıklamada, TÜRK-İŞ’in 2026 yılı Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmalarına katılmadığı da hatırlatıldı.
Konfederasyon, komisyonun yapısına ve karar alma sürecine yönelik itirazları nedeniyle toplantılarda yer almadığını bildirdi.
TÜRK-İŞ, asgari ücretin yalnızca yasal bir taban ücret olarak değil, çalışanın ve ailesinin temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir “geçim ücreti” olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kaynak: Anadolu Ajansı