Samsunspor, kim kendisinin olduğunu iddia ederse etsin, bu kentindir.
Kulüp şirketleşmiş olsa dahi, Samsunspor, Samsun'un adını ve tarihini taşır.
Samsun'un, Samsunlunun ruhunu yansıtır.
Sahibi, yönetimi değişebilir, zor günler de yaşayabilir;
Ki, bu süreçleri yaşadı.
Ama taraftar her daim yüreğinin şampiyonu olarak yaşattı O'nu.
Bu kentin kendisidir Samsunspor.
O nedenle 'birileri çıkar' takımın isim hakkının, markasının sahibi, yöneticisi olabilir ama;
Kimse bu kentin ruhunun sahibi olamaz.
Taraftarının sahibi hiç olamaz.

Taraftar işler iyi giderse, transferler başarılıysa, bu da skora yansıyıp, başarı da gelirse; yöneticiyi, hocayı, futbolcuları alkışlar.
Ancak bir sezon öncesine göre, başarısızlık olursa; yeterince transfer yapılmamışsa, taraftarın eleştirisi, tepkisi yok sayılırsa da, yönetimi ıslıklar.
Eleştirir.
Bu işin doğasında var.
Bir kulüp yöneticisi bunları bilerek bu işe soyunur.
Yani alkışı da bilir, eleştiriyi de.
Yöneticiler, sadece marka değerinin emanetçisi olarak, kulübün yönetim işini üstlenirken, taraftar ve kent 'karşılıksız, ruhuyla, bu sevdaya sahip çıkar’.
Tek derdi vardır.
Kentinin takımı iyi oynasın, güzel sonuçlar alsın, dişinden tırnağından artırıp aldığı bilet için 'Helal olsun iyi oynadılar' diyebilmektir tek gayesi.
O nedenle Samsunspor başkanının taraftarın Çorum F.K. karşısında aldığı hezimet sonuç nedeniyle yazdığı serzenişe yanıtı böyle olmamalıydı.
Daha kucaklayıcı, 'haklıdır, taraftardır, başarı ister' diyebilmeliydi.
Kulübün yönetici de en az o taraftar kadar üzgündür bu kesin ve net.
Ama yönetici olan, taraftar gibi davranmayıp, sabrını dizginlemeyi de bilmeli.
Alkışları alırken nasıl sevinç gösterileri yapılıyorsa, kötü sonuçlar karşısında da 'sorunu çözmek ilkesel bir davranış olur'.
'Sen de kurtul, ben de kurtulayım' sözü bu kentin adının içinde olduğu bir başlıkta kullanılması; Hiç hoş değil'.
Olmaz, olmadı da zaten.
Kent o yazışmaları konuşuyor.

Şimdi bakınca Başkanın 'keşke yanıt vermeseydim' demiş olma ihtimali de yüksektir.
Sonuçta Samsunspor’un Çorum FK’ya 5-1 mağlup olması, kulüpte ve takımda sorunlar olduğunu ortaya koyuyor.

Bu gerçekle yüzleşmek bir yönetici olarak bu kadar zor olmamalı.
Bu şehrin takımına gönül vermiş taraftar da bu konuda tepkisini gösterebilir.
Bu gayet doğal.
O taraftar o üzgünlükle reaksiyon ve olumsuz eleştiri gösterebilir ama;
Kulübün Başkanı, bunu olgunlukla karşılamalı ve önceliği 'bir cevap yazayım, tuş edeyim, haddini bildireyim' değil, tam tersi sorunu çözmek için uğraş olmalı.
Samsunspor geçmişte zor günler yaşamış olabilir, ama geçmişte çok görkemli günler de yaşadı.
Futbol camiasına onlarca futbolcu kazandırdı.
Kişiler gelip geçici, Samsunspor kalıcıdır.
Ve 'Cüzdanını da getir, taraftar paralı bir başkan görsün' diyerek 'para bende' gibi konuşmalar da oldukça itici duruyor; bu da önemli.
Allah daha çok versin.
Ama o taraftarın yazdıklarının yanıtı asla bu olmamalıydı.
Başkanın da o öfkeyle yazdığını tahmin ediyordum ama yapması gereken 'sosyal medya tepkilerine yanıt vermek yerine' nerede yanlış yaptığına odaklanmalı.
Bu arada kulübün Futbol Direktörü Fuat Çapa'ya, bazı tepkiler gördüm, o da ilginç.
Tanımam ama başarı başkanınsa, başarısızlık da onundur.
Başkan 'yönetimini, transferlerini, yaptığı operasyonları bir test etmeli'.
Çünkü bu gidiş hiç iyi değil.
Ne Samsun ne de Başkan bu gerginliği daha fazla kaldıramaz.
Taraftarla barışık bir yönetim, hata da yapsa tolere edebilir.
Ama taraftarı kaybederse, sonuçları da farklı olur.
Bu şehrin insanları Samsunspor'u asla bırakmaz.
Ama yönetimler 'özveriyle, sabırla, sakinlikle, kendinden verebiliyorsa' vardır.
Yoksa, yoktur..