Teknolojinin her alanı sardığı, plastik ve metalin ahşabın yerini aldığı günümüzde, bazı meslekler sessizce kaybolup gidiyor. Ancak Samsun'un yaklaşık 150 bin nüfuslu Çarşamba ilçesinde, bir atölyeden gelen torna sesi, 78 yıllık bir geleneğin hala nefes aldığını kanıtlıyor. 44 yaşındaki Hacı Salih Özşahin, ilçenin kalan son ahşap beşik ustası olarak, dedesinden miras kalan bu sanatı inatla sürdürüyor. Onun en büyük müşterileri ise modern karyolalarda bir türlü uyumayan bebeklerin çare arayan aileleri.
"MESLEĞİM DEDE MESLEĞİDİR"

Atölyesinde, ahşabın kokusu ve talaşlar arasında mesleğini anlatan Hacı Salih Özşahin, bu işin bir mirastan ibaret olduğunu söylüyor. "Mesleğim dede mesleğidir. 1947 yılından beri dedem bu mesleği yapmış, akabinde pandemi dönemine kadar babam yaptı. Babamdan da ben devraldım," diyen Özşahin, geçmişte bu beşiklerin ne kadar değerli olduğunu şu sözlerle anlatıyor: "Eskiden karyola tipi beşik yokken, köylüsü, şehirlisi çocuğu doğduğu zaman bu dükkana gelerek beşik alıp, çocuğunu bu beşikte büyütüyormuş."
"BAZI ÇOCUKLAR KARYOLA TİPİ BEŞİKTE YATMIYOR"
Modern tasarımlar karşısında talebin eskisi kadar olmadığını kabul eden Özşahin, ahşap beşiğin hala neden tercih edildiğini ise çarpıcı bir tespitle açıklıyor: "Ahşap beşiğe rağbet var ama eskisi kadar yok. Bazı çocuklar karyola tipi beşikte yatmıyor. Aileler çare arıyor. Bu beşiği öneri üzerine alıyorlar. Çocuklarının rahat ettiklerini söylüyorlar." Ustanın belirttiğine göre, bu beşikler artık sadece bir nostalji objesi değil, aynı zamanda modern beşiklerde rahat edemeyen bebekler için bir "çözüm" aracı olarak da görülüyor.
Bu fonksiyonel sebebin yanı sıra, duygusal bağlar da geleneği yaşatıyor. Özşahin, "Kimisi babasından, dedesinden gördüklerini yapmak istiyor. ‘Bizler bunlarda büyüdük, çocuğumu da bu beşikte büyütmek istiyorum' diyorlar," diyerek nostaljinin gücüne işaret ediyor.
GÜNDE BİR BEŞİK ÜRETİLEBİLİYOR

Üretim sürecinin de teknolojiye kısmen ayak uydurduğunu belirten Hacı Salih Usta, "Bu beşik el tornalarında çekiliyordu şimdi dinamolu tornalar var," diyor. Ancak makineleşmeye rağmen işin büyük kısmı el emeğine dayanıyor: "Bir insan günde bir tane beşik yapabilir. Bunun kesme aşaması, kerestesini temin etme, kurutulma aşamaları var."
Çarşamba'nın bu son ahşap beşik ustasının el emeği göz nuru ürettiği beşikler, boyutlarına göre bin 500 TL ile 3 bin TL arasında değişen fiyatlarla alıcı buluyor ve bir geleneğin daha yaşamasını sağlıyor.
İhlas Haber Ajansı