Cezaevinden mektup yazdı: Avukat Ece Güner'den Haluk Levent hakkında sert sözler
Paylaş

Cezaevinden mektup yazdı: Avukat Ece Güner'den Haluk Levent hakkında sert sözler

Ekleme: 19.07.2026 08:54 Güncelleme: 19.07.2026 08:56

Ahbap Derneği soruşturması kapsamında tutuklanan avukat Ece Güner, cezaevinden yazdığı mektupta Haluk Levent'e borç verdiğini iddia ederek sert suçlamalarda bulundu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği adına toplanan bağışların kişisel hesaplara aktarıldığı, bağış paraları ile gayrimenkul satın alındığı ve yasadışı bahis oynandığı iddialarıyla başlatılan soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınıp tutuklanan 22 kişi arasında yer alan avukat Ece Güner, cezaevinden bir mektup kaleme aldı.

Avukatları aracılığıyla kamuoyuna paylaşılan mektupta Güner, dosyaya konu para transferlerinin Haluk Levent’e verdiği kişisel borçlardan kaynaklandığını savunarak suçlamaları reddetti.

"NE YAZIK Kİ SOKAK ZEKAM YOK"

Nispeten varlıklı, saygın ve iyi insanlardan oluşan, iyi eğitimli bir ailede doğduğunu belirten Ece Güner, Fransa’da büyüdüğünü ve Paris Sorbonne’u birincilikle bitirdiğini ifade etti.

Başarılı bir hukukçu olduğunu dile getiren Güner, yaşadığı süreci şu sözlerle aktardı:

"Fransızca ve İngilizceyi anadil seviyesinde, Almancayı iyi seviyede biliyorum. Evet, başarılı bir hukukçu olarak biliniyorum, elbette belli bir zekaya sahibim. Ne yazık ki, doğru tabirse eğer, “Sokak zekâm” yok! Ailemde bu tür yanlış davranışlar hiç görmediğim için; karşılaştığımda anlamadım!"

"YÜZ YÜZE TEŞEKKÜR ETMEK İSTEDİĞİNİ SÖYLEDİ"

Kanser ameliyatları, tedavisi ve boşanma süreci gibi ağır travmaların ardından deprem felaketinin yaşandığını belirten Güner, televizyonda gördüğü Haluk Levent'in çalışmalarından etkilenerek yüklü bir bağış yaptığını yazdı.

Tanışma sürecine dair detayları paylaşan Güner, mektubunda şu ifadeleri kullandı:

"Sonrasında (Sanırım 2023 Nisan-Mayıs başı gibi) Haluk Levent bana ulaştı ve mutlaka yüz yüze teşekkür etmek istediğini söyledi. Büroma elinde kocaman bir çiçek buketiyle geldi. Bir akşam da evime geldi. Annem, babam, erkek kardeşim ve oğluma gitarı ile evde bir moral konseri verdi. O üzüntülü günlerimde bu bana büyük moral oldu."

"ÇEŞİTLİ HİKÂYELERLE BORÇ İSTEDİ"

Haluk Levent'in ofisine ilk geldiği günden itibaren çeşitli hikayeler anlatarak kendisinden borç talep ettiğini öne süren Güner, bu süreçte yaşanan diyalogları anlattı.

Mektupta borç para verilmesi sürecine ilişkin şu iddialar yer aldı:

"“Ben Ahbap’ın en büyük bağışçısıyım. Bugüne kadar Ahbap’a toplamda 9 milyon Dolar bağışladım. Şu şu projelerde geçici zorluk yaşıyoruz” dedi. 3 milyon Dolar istedi; “Böyle bir param yok” dedim. Çok vicdan yaptı bana, onlarca iyilik hikâyelerini anlattı. Hastanede yattım 2023 yazı: Acıbadem Maslak’ta 40 derece ateşle. Sonunda 1 milyon Dolar vereceğimi ama bu parayla kendime bir ev almak istediğimi, sakın 1 ayı geçmemesi gerektiğini özellikle tembih ettim."

"TÜRKİYE BANA GÜVENİYOR"

Güven duygusunun suistimal edildiğini savunan Ece Güner, Haluk Levent'in kendisine yönelik söylemlerini ve paranın geri ödenme sürecini detaylandırdı.

Paranın yasal kanallardan gönderildiğini belirten Güner, süreci şu sözlerle tamamladı:

"Ben Haluk Levent’im. Her yıl kamuoyu anketlerinde Türkiye’nin en güvenilir insanı seçiliyorum. Tüm Türkiye bana güveniyor, nasıl güvenmezsiniz? Bu bana ağır hakarettir” diyordu. Takip eden haftalarda aynı yöntemle verdiğim borcu 1 milyon 570 bin Dolar’a çıkarttı. Tüm transferlerimi İş Bankası’ndaki yasal hesabımdan yaptım. Ödemeleri Haluk Levent’in verdiği üç kişinin IBAN’larına yaptım. Özetle; Haluk Levent’e borç verdim ve bir yıl boyunca ödemesini bekledim. Her hafta ödememek için yeni bir hikâye anlatıyordu; sağlık sorunlarından bahsediyordu. Ben de acıyıp süre veriyordum.

2024 yazında avukat dayım Togay Ülkü’ye açıldım. Haluk Levent ile sert bir konuşma yaptı. “Borcumuzu ödemezseniz savcılığa gideceğiz” dedi. Bunun üzerine borcunu ödedi. Haluk Levent’i telefonumdan engelledim ve bir daha görüşmedim. Tam iki yıldır da hiçbir temasım yok. Hiç Haluk Levent kadar iyi hikâye anlatan ve inandırıcı olan birine rastlamamıştım. Büyük dolandırıcıların ortak özelliği sanırım en akıllı insanları bile inandırabilmeleri. Ben bu işten bir kuruş kâr etmedim. Tam tersine bir yıl stres yaşadım, tekrar antidepresan ilaçlara başlamak zorunda kaldım. Sadece ve sadece o günler kahramanlaştırılmış, “iyilik meleği” Haluk Levent’e güvendim. Masumum."

TRAVMALI KADINLARI SEÇMİŞ

Nezarethanede kaldığı süre boyunca diğer mağdurlarla da konuştuğunu aktaran avukat Ece Güner, dolandırıcılık iddialarına hedef olan kişilerin benzer profillerde olduğunu iddia etti.

Güner, mektubunun son bölümünde şu tespitleri paylaştı:

"Dikkat edin; duygusallığını istismar ettiği ben dahil insanların hayatında büyük travmalar vardı. Nezarethanede konuştuğum kadınların da ortak özellikleri aynıydı: çoğu kadın, yalnız, geçmişinde travmalar yaşamış ve duygusal açıdan istismara açık kişilerdi. Ayrıca hepsi uzun yıllar yurtdışında yaşamış veya halen yaşıyorlardı. Ben Haluk Levent’in hapis yattığını Fransa’da büyüdüğüm için bilmiyordum."

 

Kaynak: Haber Merkezi

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.