Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı açıklamalarda muhalefete yönelik sert eleştirilerde bulunurken, CHP bünyesinde devam eden kurultay tartışmaları ve mahkeme kararlarına ilişkin çarpıcı değerlendirmeler yaptı.
Gümüşhane, Nevşehir ve Tokat’taki 6 beldede yapılan seçimlerde 4 belediyeyi AK Parti’nin, 1 belediyeyi ise MHP’nin kazandığını ifade eden Erdoğan, "Türk siyasetine hiç yakışmayan olayların yaşandığı bugünlerde AK Parti Grubundaki kardeşlik tablosunun herkese örnek olmasını temenni ediyorum" dedi.
SİZ BU KAFAYLA GİDERSENİZ SANDIKTA DAHA ÇOK TOKAT YERSİNİZ
Seçim sonuçlarının ardından muhalefetin sergilediği tutumu eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Otobüslerle o şehirden bu şehirlere sürükledikleri vatandaşlarımız üzerinden güya ahkam kesiyor kendilerini dev aynasında görüyorlardı. Sandık sonuçlarının gelmesiyle birlikte ortadan kayboldular. Bugün de aynısını yapıp faturayı kendi beceriksizlikleri dışında herkese kesen kibir abidelerine şunu söylemek isterim; beyler siz bu kafayla giderseniz sandıkta daha çok tokat yersiniz. Sorun bunların sadece siyasete bakış açılarında siyaset tarzlarında çirkef üsluplarında değil. Sorun bunların zihniyetindedir."
GAZİ MUSTAFA KEMAL'İN KURDUĞU PARTİYİ PAVYON MASALARINA DÜŞÜRENLER KENDİLERİDİR
CHP içerisinde yaşanan yargı süreçlerine ve 'mutlak butlan' tartışmalarına değinen Erdoğan, sorumluluğun tamamen ana muhalefet partisine ait olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:
"Kendi aralarındaki anlaşmazlıkları, yargı kararları çerçevesinde sükunetle çözmek yerine kimi zaman bizi ve mahkemeleri suçlayarak kendilerine toz kondurmuyorlar. Kurultayı yapan da şaibe karıştığını iddia eden de bu iddiaları mahkemeye götüren de CHP'lilerdir. Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu partiyi -affınıza sığınarak söylüyorum- pavyon masalarına düşüren de kendileridir. Rüşvet aldım, verdim diyenler aynı şekilde kendileridir. Dün halkın umudu dediklerine bugün hain damgası vuranlar kendilerinden başkası değildir. Tüm tarafların CHP'li olduğu bir ihtilafta yargı gerekli değerlendirmeleri yapmış neticede hükmünü vermiştir."
KOLTUK VE SALON KAPMACA SAVAŞININ TARAFI DEĞİLİZ
Yaşanan krizin akıbeti konusunda AK Parti olarak mesafeli duruşlarını koruyacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Mahkeme kararı sonrası yaşananlar bizim haklılığımızı teyit etmiştir. Partimize yönelik onca hakarete rağmen karar sonrası da tartışmaların uzağında durduk. Siyaset bezirganlarının sataşmalarına kulak asmadık. Tartışmaları güvenli bir mesafeden takip etmekle yetindik, aynı tavrımızı koruyoruz. CHP'deki anafor bizi zerre ilgilendmiyor. Biz bu girdabın içine sürüklenmek veya çekilmek asla istemiyoruz. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz, olmayacağız. Milletimizin beklentisi de bu yönde. AK Parti olarak samimi temennimiz bu krizin bir an önce aşılmasıdır."
"3 GÜNDÜR SESİ SOLUĞU ÇIKMAZ OLDU"
Yine 7 Haziran pazar günü ülke genelinde 355 mahallede muhtarlık 37 mahallede için sandık kuruldu. Muhtarlarımızı da yürekten tebrik ediyor. Başarılar diliyorum. Seçimlerde ortaya çıkan tablonun önemli bir yönüne dikkat çekmek istiyorum.
Bir süredir ana muhalefet partisinin aktörleri üst perdeden konuşarak bir gündem oluşturma çabasındaydılar. Sandık sonuçlarıyla hepsi birden ortadan kaçtı. 3 gündür sesi soluğu çıkmaz oldu. Ne konuşan ne yorum yapan var. Ne de galeyana getirdikleri vatandaşlarımızdan çıkıp özür dileyen var.
ERDOĞAN'DAN 'NATO' SÖZLERİ: "TRUMP'IN KATILIMI ÖNEMLİ"
Özellikle dış politikada 2026 senesini en verimli şekilde değerlendirmenin mücadelesini veriyoruz. Geçen hafta sonu İstanbul'umuz çevre diplomasisi alanında çok tarihi bir uluslararası toplantıya ev sahipliği yaptı. Sıfır Atık Forumu, 183 ülkeden 120'yi aşkın bakanın, 200'ün üzerinde belediye başkanının ve 5 bin 000'den fazla katılımcının iştirakiyle ülkemizin ev sahipliğinde başarıyla gerçekleştirildi.
2026 yılı inşallah Türkiye'nin uluslararası itibarı ve görünürlüğünün doruğa çıktığı bir sene olacak. 7-8 Temmuz'da Ankara'da tertiplenecek NATO Liderler Zirvesi'ne büyük önem atfediyoruz. Geçtiğimiz günlerde Amerikan Başkanı Sayın Trump'ın zirveye bizzat katılacağının açıklanması, ittifakın insicamı bakımından kıymetli bir adımdı.
Biz de Ankara Zirvesi'nin NATO tarihinde bir referans noktası olması için hazırlıklarımızı yoğunlaştırdık. Geride kalan yaklaşık bir aylık zamanı da en etkin şekilde kullanacağız.
NATO dışında, biliyorsunuz, ekim ayında 77. Uluslararası Uzay Kongresi'ne ev sahipliği yapacağız. Akabinde aile meclisimiz olarak gördüğümüz Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. Liderler Zirvesi'ni ülkemizde tertipleyeceğiz. 9-20 Kasım tarihleri arasında ise Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansları'nın 31'incisini Antalya'da düzenleyeceğiz. 197 farklı ülkeden 100 bin katılımcıyla COP31'in tarihin en büyük çevre zirvesi olarak kayıtlara geçtiğini göreceğiz.
ERDOĞAN'DAN 'DOĞU AKDENİZ' ÇIKIŞI: "CEVABIMIZ ÇOK SERT OLUR"
Şunu bir defa herkesin bilmesini isterim. Suriye ve Lübnan müstakil, bağımsız iki devlettir. Ancak bu iki devlet, yani Suriye ve Lübnan, aynı zamanda Türkiye'nin sevgi ve kardeşlik coğrafyasının içinde yer alan iki devlettir. Şam ve Beyrut, İstanbul'un iki kardeş şehridir. Türkiye'nin güvenliği sadece Hatay'dan değil, Halep'ten başlar, Şam'dan başlar. Türkiye'nin güvenliği Beyrut'tan başlar. Kardeşlerimizin ülkelerinde hiçbir emrivakiye müsamaha göstermeyiz. Kardeşlerimize yönelik hiçbir saldırıya göz yummayız.
Şimdi bunlar ve tetikçileri çıkıyorlar, sağda solda Türkiye'yi hedef alan güya tehditler savuruyorlar. Hiç bunu söylemenize gerek yok. Biz sizin niyetinizi, amacınızı ve hedefinizi zaten çok iyi biliyoruz. Ve buna müsaade etmeyeceğiz. Doğu Akdeniz'de kimse maceraya atılmasın, cevabımız çok sert ve net olur."
Haber Merkezi