Denendi, Olmadı..

Denendi, Olmadı..

Hazır

Giriş: 12.01.2026 10:00 Güncelleme: 30.05.2026 21:55
Samsun'da yerel yönetimlerde A Takımı yönetici ekip kurulurken, farklı illerden transfer yöneticiler dönemini bu kent daha önce yaşadı. Hem de çok yakın geçmişte.. Geçmiş dönem Samsun Büyükşehir Bel...

Samsun'da yerel yönetimlerde A Takımı yönetici ekip kurulurken, farklı illerden transfer yöneticiler dönemini bu kent daha önce yaşadı.
Hem de çok yakın geçmişte..
Geçmiş dönem Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, bu kentin yetiştirdiği kimse yokmuşcasına, Samsun dışından, bu kentin yerel bilgisine sahip olmayan, 'yönetim yabancılığı' yaşayan bir ekip kurdu.
SASKİ'ye İstanbul'dan paraşutla getirdiği genel müdürü görevden almak zorunda kaldı.
Yerine getirdiği isim bölgenin yapısını bilen Karadeniz'in bir bürokratı olan bir isim olduğu için başarılı oldu.
Genel Sekreter Kocaeli'nden geldi.
Hep Kocaeli'ne döneceğini söyledi ama ilk seçimde başka bir ilden 'AK Parti'den milletvekili adayı' oldu.
Aslında yetenekli bir isimdi ama Samsun'u hassasiyetlerini bilmiyordu ve bu önemli bir eksiklikti.
Genel sekreter yardımcıları geldi geçti farklı illerden.
Sonuçta gelenler, geldiği gibi gitti ve biz bize kaldık.
Hatta Mali İşler Daire Başkanı'nı Terme'de muhtarlardan sorumlu başkan yardımcı iken 'para işlerinin başına getirdi', sonuç rüşvet ve hapiste bitti.
Oysa iyi bir örnek vardı. Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz ekibini Samsunlulardan ve Samsun'u bilenlerden kurmuş ve başarılı işlere de imza atmıştı.
Yani Başkan önemlidir ama alt yöneticileri, yetkilendirdikleri de önemlidir.
Samsun'da şu an için Büyükşehir Belediyesi'nde benzer durumlar yavaş yavaş kendini gösteriyor mu, diye düşünmeye başladım.
Çünkü, Samsunlu geçmiş dönemin 'halkla uzlaşmadan uzak' yönetiminden sonra;
Başan Doğan da bu yapısı nedeniyle tercih edildi.
Samsunlu seçmen seçim sonrası da SBB Başkanı Halit Doğan'a önemli bir kredi verdi.
Başkan Doğan'da sosyal işlerle, belediye tesislerinin tekrar dar gelirliye hitap etmesi, ucuz yemek lokantalarıyla, bazı önemli konularda STK'lara danışmasıyla o krediye doğru karşılık vermeye çalıştı.
Uzlaşmacı tavırlarıyla geldiği başkanlık koltuğunda da ikinci yıl tamamlanmak üzere.
Ancak; 
Kentsel dönüşümde vatandaşlara yapılan teklifler.
Kentsel önüşüm vatandaşın yararına ve menfaatine olması gerekirken, ranta dönüşüyormuş gibi şikayetler olması, dışarıdan getirilen A Takımı'nın 'bürokrat bakışıyla' farklı bir dönüşüme evrilmiş gözüküyor.
Bu konuda daha önce de şikayetleri dile getirdim.
Derecik Mezarlığı'nda heyelan mezarları kırıp dökmeden de heyelan durumunu çok anlatmaya çalıştım.
Sonuçta mezarlar yerle bir olduktan sonra harekete geçildi.
O bölgede çok katlı binalara izin verilmesiyle ilgili, oluşabilecek tehditleri de kaç kez yazdım hatırlamıyorum.
Ama çok kez.
Ancak devam etmesi de çok ayrı bir konu ve bir o kadar da tehlikeli.
Ama gelin görün ki;
Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı'ndaki yol göçmelerine kadar anlaşılamadık.
Şimdi gelinen noktada, o heyelan SBB'nin en önemli, derdi oldu.
Samsun'un en önemli arterlerinden biri olan RTE Bulvarı'ndaki kavşak çalışmalarının uzun süredir tamamlanamamasının arkasında, bölgenin heyelan riski taşıyan bir jeolojik yapıya sahip olması yatıyor.
O nedenle de tamamlanma tarihleri sürekli öteleniyor.
Çünkü o bölgede heyelan öyle güçlü ki;
Fore kazıklar sağlam zemine ulaşmakta zorlanıyor.
Bunu ben değil konudan haberdar uzmanlar söylüyor.
Kaldı ki; Benzer bir kavşak projesi olan Yeşilkent Kavşağı çalışmalarında, projenin bünyesinde 556 adet fore kazık yapıldığı ve toprakarme duvar çalışmalarının tamamlandığı bilgisi paylaşılmıştı. 
Bu detay, bölgenin zemin güçlendirmeye ne kadar ihtiyaç duyduğunun bir göstergesi.
O denetleyici ve icracı bürokratlar, bu gerçeği görebilmeliona göre çalıma yapmalı ve ona göre de tarih vermeli.
Ama yerel olmayan bir yönetim ekibi, projeye başlarken bu hayati coğrafi gerçeği ya göz ardı etti ya da yeterince önemsemedi gibi gözüküyor.
O nedenle Başkan Halit Doğan ya direksiyona kendisi geçmeli, ya da iş bilen bir ekip daha oluşturmalı.
Kaldı ki mevcut ekibin belediyecilik geçmişi var mı yok mu, çok önemli.
SBB sonuçta koca bir kente hizmet; teftiş kurulu başkanlığı değil ki.
Şehirde, her türlü altyapı çalışmasının öncelikle jeolojik ve topoğrafik şartlarla uyumlu olması gerektiği bilinmeli, önlemi daha işe başlarken alınmalı.
Geçmiş dönemde de defalarca anlattık ve anlaşılan anlatmaya devam edeceğiz:
Şehir yönetimi, sadece binaların, yolların ve altyapının idaresi değil; aynı zamanda o şehrin ruhunu, hafızasını, coğrafi gerçeklerini ve insanlarının beklentilerini anlamak ve yönetmek olmalıdır. 
Kentin genlerini, geçmişini ve vatandaş hassasiyetlerini içselleştirmemiş;
Başka illerden gelen bürokratlarla yürütülen bir yönetim anlayışının, "ben yaptım oldu" yaklaşımından pek de farkı olmayacaktır, diye düşünmeye başladım.
Başkan Halit Doğan, belki bu kentin yararı, hatta kendisine katkı vermek adına yaptığım bu eleştirilere belki kırılabilir ama;
Bu gerçekleri bu kent yaşıyor ve bunun siyasi sorumluluğu ve faturasu da kendisine ait olduğu için, bu uyarılarımı dikkate alacağını umuyorum.
Çünkü;
Yerel bilgiden uzak, masa başında hazırlanan projeler, sahada gerçekçi çözümleri üretemeyeceği gibi, Başkan Doğan yönetimini de eleştirilerin odağına getirir.
Yol yakınken bazı düzeltmeler yapılmalı ve bir günlük kar yağışında bile kentin göbeğindeki buzlanmaların önlenemesini dahi masaya yatırmalıdır.
Kaldı ki; kar yeniden kapıda.
Tuz yoksa. kum var, fiziki önlemler önceside alınmalı.
Elbette hepsi SBB Başkanı Doğan'dan beklenmez ancak, bu durum kaptan koltuğunda kedisinin oturduğu gerçeğini değiştirmez.
Yapılması gerekenlerden biri de, teknik liyakattan ödün vermeden, Samsun'u her cephesiyle tanıyan, şehrin hafızasına sahip yerel uzmanları ve bürokratları sürece daha aktif dahil etmek de olabilir.
Bu arada yeri gelmişken söyleyeyim ve sosyal belediyecilikte iddialı olan Başkan Doğan'ın birazdan bahsedeceğim, (belediyeden İnsan beklentileri konusunda örneğim) çok önemli.
Bu konuyu başkaları da aynı sıkıntıyı yaşamasın diye bilmesi, bilmediğini tahmin ediyorum ama; biliyorsa da, bu gerçekle yüzleşmesi gerektiğini düşünüyorum.
Yaklaşık 10 gün önce, o soğukların buz gibi kestiği günerde Ordulu bir kadın Samsun OMÜ'de tedavi olurken hayatını kaybetti.
Hastayı o gün ziyarete gelen ve hastnede bekleyen yakınları cenazesini alarak dönmek zorunda aldı.
SBB cenaze aracını verdi ancak, Samsun'dan da geri dönüşe katılanlar olunca kadın ve çocuklara öncelik verildi iki kişi kendi geldikleri araçta yer bulamadı. 
İçlerinden biri Samsun Emniyetinde yıllarca bu kentin huzuru için görev yapmış eski bir şube müdürüydü. Daha sonra 1. sınıf emniyet müdürü olarak emekli oldu.
Benden rica etti ve belediyeye araç için söylememi istedi.
SBB yetkilisiyle görüştüm.
Cenaze aracında da gidebileceklerini söyledim.
Ama ne o araca binmesine izin verildi. (prensipleri değilmiş) ne de geride kalan cenaze yakınları için araç verilebildi.
O vaziyetteki cenaze yakınları için 'başlarının çaresine bakarlar' bakışının Başkan Doğan'ın görüşü olduğunu düşünmek bile istemem. 
Saat geç, araç bulamayız dedikleri zaman da 18.30 civarındaydı:
Sanki cenzenin saati olurmuş gibi.
Hem o cenazenin yakınlarına saygı ve yardımcı olma adına hem de Samsun'un huzuru için yıllarca emek vermiş eski polis müdürüne yardımcı olunmamasının nasıl bir mazetereti olabilir ki.
Kaldı ki O yetkili kendi başına böyle bir karar nasıl verebilir?
Şimdi gel bu durumda 'sosyal belediyecilik yapıyorum' de olacak iş mi?.
Sonuç olarak, yetkilendirdiğin yöneticin kadar varsın bu bir gerçek.
Mesele bu kadar açık.
O nedenle SBB Başkanı Halit Doğan, bu yazdıklarımı bir eleştiri olarak değil, bu kentin hassasiyetlerini bilen bir basın mensubunun 'dosthane uyarısı olarak' algılayıp gereğini yapmalıdır.
Çünkü onun yerine karar veren yöneticlerin, siyasi hiç bir sorumluluğu yok.
Fatura sadece kendisine çıkar, bunu da en iyi Başkan Doğan bilir.
Kendisi de sosyal belediyecilikte bir hayli zayıf olan geçmiş dönem SBB  Başkanının yerine aday yapılmıştı.
İşte belki de bu ve benzer çözüme kavuşmayan insani beklentiler nedeniyle de son dönemde yaptığı paylaşımların altına eleştiriler artmaya başladı.
Hayal kırıklıkları oluşmadan;
SBB, hangi şartta olursa olsun, saati zamanı olmadan 'önce insan' vurgusuna başlangıçta olduğu gibi dönmeli.
Samsun gibi bir şehir, bu kentin insanı ofis ve bürokrat mantığıyla yönetilirse, işte bu şekilde mağduriyetler ortaya çıkar.
Önerim;
Uzlaşı kültürü ile bilinen ve tercih edilen Başkan Başkan Halit Doğan, alt yöneticilerine 'Kentin hassasiyetleri noktasında' fabrika ayarları kodlamasını yeniden hatırlatması.
Aksi halde 'Ben yaptım oldu' zihniyeti sanki adım adım ilerliyor gibibir görünüm var ki;
Son zamanlarda benzer konularda şikayetler artmaya başladı.
Başkan Doğan'ın sahaya inerek, bzı konulara el atması, A Takımı'nı sorgulaması elzem gibi gözüküyor.

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap