Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde yürütülen doktora çalışmasında, 1500 farklı fındık türü arasından yapılan eleme sonucu dip sürgünü vermeyen 9 tür belirlendi.
Çalışmanın sonunda ağaç formunda olan ve çakıldak fındıkla uyumlu tür seçilerek fındık bahçelerinde kullanılacak. Bu yenilik, Karadeniz'deki fındık üreticilerinin bakım ve hasat maliyetlerini düşürmeyi hedefliyor.
AMAÇ: MAKİNELİ HASADA UYGUN, BAKIMI KOLAY FINDIK

OMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü'nden Doktora Öğrencisi Ayşegül Balta, 2019'da başladığı doktora tezinde fındıkta anaç seleksiyonu çalışması yaptığını belirtti. 1500 fidan ile başlanan bu süreçte, dip sürgünü verme eğilimi olmayan veya çok az veren türler arasından 9 anaç adayı tür belirlendi. Balta, bu türlerin makineli hasada uygun bir yetiştiricilik sistemi için umut vadettiğini ifade etti.
ELEME SÜRECİ NASIL İLERLEDİ?
- 2019: Kastamonu Orman Fidanlığı'ndan 1500 çöğür getirilerek araştırma başlatıldı.
- 2020: Zayıf gelişim gösteren bitkiler elendi, 500 bitkiyle çalışmalara devam edildi.
- 2021: Aşı uygulamaları sonucu dip sürgünü vermeyen veya çok az veren 52 bitki belirlendi.
- 2024: Arazi gözlemleri ve ölçümler sonucunda 9 tür anaç adayı olarak seçildi.
- 2025 yılında bu 9 türden en uygun olan 5 genotip belirlenecek ve çoğaltılmaya başlanacak.
FINDIK ÜRETİMİNDE YENİLİK: AĞAÇ TİPİ FINDIK

Balta, dünyada ve Avrupa'da fındık üretiminde kullanılan "ağaç tipi" Türk fındığının Karadeniz bölgesinde yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini belirtti. Çalışmanın sonuçları, Karadeniz’de geleneksel olarak kullanılan çalı tipi fındıkların yerini alabilecek bir alternatif sunuyor.
"Amacımız, bakım maliyetlerini azaltarak makineli hasada uygun, yüksek verimli bir sistem kurmak. Dip sürgünlerinin temizliği en büyük maliyet kalemlerinden biri. Bu yeni türlerle çiftçilerimizin yükünü hafifleteceğiz," dedi.
TÜRK FINDIĞI DÜNYADA ÖNEMLİ BİR TÜR

Balta, Corylus colurna adı verilen "Türk fındığının" ağaç formunda, tek gövdeli ve dip sürgünsüz bir tür olduğunu belirtti. Bu özellikleriyle Avrupa ve Amerika'da anaç olarak tercih edilen bu türün Türkiye’de de yaygınlaştırılması hedefleniyor. Ayrıca, bu türün Karadeniz iklimine ve zor toprak şartlarına uyum sağladığı vurgulandı.
İhlas Haber Ajansı