Türk spor tarihinden renkli bir isim, sessiz sedasız uçtu gitti.
Kim mi?
Nam-ı diğer Rado Dursun…
Kaleci Dursun…
Dursun Karamustafa...
Mütevazıydı, efendiydi, adam gibi adamdı.
Kimseyi kırmazdı, dedikodu bilmezdi.
Herkes için “Rado Dursun”du ama çoğumuz için babaydı.
Ben de "Rado baba" derdim...
Ömrü yeşil sahalarda geçti.
Hayatı gerçekten film olurdu.
Profesyonel kaleciydi; antrenördü, kaleci antrenörüydü, kulüp menajeriydi.
Gittiği her yerde sevilen, sayılan bir isimdi Rado Dursun.
Rado lakabını da dönemin ünlü Yugoslav kaleci Radoviç'e benzediği için almıştı.
Aslen Ordulu’ydu ama yüreğiyle Samsunlu, ruhuyla Samsunsporluydu.
Kalecilik kariyerinde Orduspor’da başlayan yolculuğu;
Ankara Şekerspor, Rizespor, Trabzon Sebat Gençlik, Tokatspor, Orduspor, Amasyaspor ve Çorumspor formalarıyla devam etti.
Onu tanıyıp da sevmeyen, arkasından kötü konuşan tek bir kişi bile çıkmaz, çıkamaz.
Tribünlerin o efsane tezahüratı ise hâlâ kulaklarımızda:
“Kalede Dursun dursun, Allah’ını seven 40’tan vursun!”

Ve Rado Baba'nın unutulmaz bir anı…
Yer Ordu Şehir Stadı...
Maç başında hakemin top–kale seçiminin ardından, Rado Dursun koruyacağı kaleye doğru koşarken her zamanki gibi taraftarın yoğun ilgisiyle karşılaşır. Sevenlerine dönüp hem muhabbet, hem de sevgi gösterisinde bulunurken, kibarlıktan nasibini almamış sinsi bir rakip, hakemin düdüğüyle durumu fark eder ve topu santra çizgisi yakınından, yaklaşık 40 metreden ağlara yollar!
Durumdan bi haber
Rado yüzünü sahaya döndüğünde top çoktan başının üzerinden geçmiş, filelerle kucaklaşmıştır. Seyirci tepki vermediği için Rado ne olduğunu anlamaz.
Şaşkınlıkla takım arkadaşlarına seslenir:
— "Neden oyuna başlamıyorsunuz"?
Arkadaşları;
— "Topu ver ki başlayalım Rado"! der
Rado;
— "Hangi topu"? der...
Arkadaşları;
— "Kalenin içinde duran topu"! der...
Rivayet odur ki bu hadiseden sonra tribünler hiç susmaz ve şu tezahüratı ölümsüz hale getirir...
“KALEDE DURSUN, ALLAH'INI SEVEN 40'DAN VURSUN, YETERKİ KALE TUTSUN, KALEDE DURSUN!”...
Mekânın cennet olsun Rado Baba...
Adın sahalarda, anılarda ve kalplerimizde hep yaşayacak.