Plan ve Bütçe Komisyonunda, Cumhurbaşkanlığı bütçe görüşmeleri sırasında kamuda çalışan bazı uzmanlara, denetim elemanlarına ve yöneticilere zam yapılmasına ilişkin bir önerge gündeme gelmişti.
O önergeye imza atanlar arasında İYİ Parti Samsun Milletvekili, Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erhan Usta’da bulunuyordu.
“Bu önergeye ben de imza attım” diyen Erhan Usta, “Sosyal medyada bu hususta bir yanlış anlaşılma olduğunu üzülerek takip ettim.” dedi ve konuya ilişkin şu hususlara açıklık getirdi:
“Biz daha önce toplumun her kesiminin refahını artıracak yüzlerce önerge verdik. Ancak sandalye dağılımından ötürü, Mecliste sadece AK Parti ve MHP vekillerinin oy verdiği önergeler kabul edilmektedir. Bizim tüm önergelerimiz istisnasız şekilde Cumhur İttifakı oylarıyla reddedilmiştir. Muhalefetin bu konuda eli kolu bağlıdır.
Eleştirilere konu olan önergeye imza atmış olmam, diğer meslek grupları ve emeklilerin hakkını savunmadığım anlamını gelmez.
Bilakis ben; akademisyenden öğretmene, polisten jandarmaya, hemşireden doktora, taşra kadrolarından fahri Kur’an kursu öğreticilerine, kariyer uzmanlarından denetçilere, taşeron işçilerinden 4/D’lilere, esnaftan pazarcıya, öğrenciden zincir market kasiyerine, EYT’liden staj mağduruna, engellilerden nadir hastalıklardan mağdur çocuklara; şoförden kuryeye; madenciden liman işçisine; turizm çalışanından mevsimlik işçiye; kadın istihdamından kreş çalışanlarına; teknik personelden mühendislere, hâkimlerden avukatlara kadar toplumun her kesiminin hakkını savundum. Savunmaya da devam edeceğim.
Hatta aynı gün konu olan önerge kabul edilmeden hemen önce verdiğimiz diğer önergeler de reddedilmiştir. Tutanaklardan inceleyebilirsiniz.
Bahsi geçen önergede görmüş olduğum eksikliklerin giderilmesi için çalışmalar ve görüşmeler yürütmekteyim.
Ülkemizin maalesef yıllardır kötü yönetiliyor olması, her kesim için aynı anda iyileştirme yapılmasına izin vermemektedir. Mutabakat sağlanan alanlarda yapılan her iyileştirmenin, daha sonra diğer kesimlere emsal teşkil etmesi bakımından önemlidir.
Komisyona gelen bu önerge, belirli bir grubu ilgilendiriyor olmakla birlikte, yıllardır dile getirdiğimiz yapısal bir soruna temas ettiği için imzamızı attık. Kariyer uzmanlarının, denetim elemanlarının ve kamunun nitelikli personelinin maaşlarının ciddi şekilde eridiği, devletin bu kadroları elinde tutmakta zorlandığı bir gerçektir.
İlerleyen zamanlarda yapılan bu düzeltmenin örnek gösterilerek, diğer kesimler için de benzer iyileştirmenin yapılması yönünde hükümete baskı yapacağız.
Bugüne kadar Meclis konuşmalarımda:
745 kez “asgari ücret”, 240 kez “emekli maaşı”, 300 kez “işçi”, 278 kez “öğretmen”, 212 kez “atama”, 350 kez “çiftçi”, 111 kez “taşeron”, 60 kez “kariyer meslek”, 81 kez “denetçi”, 50 kez “vergi dilimi”, 50 kez “taşra”, 442 kez “personel”, 78 kez “mühendis” ifadelerini kullanmışım. Bunlar sadece tutanaklara geçenlerdir. Sahada, televizyon programlarında, sosyal medyada ve basın toplantılarında dile getirdiklerimiz bu sayılara dâhil değildir.
En son hazırladığımız Refah Paketi Kanun Teklifi, tüm çalışanları ve emeklileri kapsıyordu. Bu kanun teklifimiz Meclis gündemime dahi alınmadı.
Yaklaşımımız nettir: Refah artışı toplumun tüm kesimlerine yansımalıdır.
Biz milletvekilleri olarak komisyonda ve Mecliste baskılarımıza devam edeceğiz.
Aziz milletimizden de ricamız, iktidar milletvekillerinin sosyal medya hesaplarına yorum yaparak, ofis telefonlarını arayarak gerekli demokratik baskıyı oluşturmasıdır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
SON DAKİKA:
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen ancak kamuoyunda artan tepkilerin ardından geri çekilen kamuda yönetici-uzman pozisyonundaki personelin maaşına 30 bin TL seyyanen zam yapılmasını öngören düzenleme yeniden Meclis'e taşınacak. Düzenlemede yapılacak değişiklikle üst düzey kamu personeli zam kapsamından çıkarılırken, maaş artışı kariyer ve uzmanlık içeren pozisyonlarla sınırlı tutulacak.