Erhan Usta Ne Diyor? Neden Diyor?
Siyasette bazen bir fotoğraf karesi, bin sayfalık parti programından daha çok şey anlatır.
29 Ekim'de Anıtkabir merdivenlerinde çekilen o kare işte tam da böyle bir kareydi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin koluna girmiş merdivenlerden iniyor. Normalde insani bir görüntü. Ama Türk milliyetçiliğinin son 10 yıllık hafızası normal değil.
O hafızada 2017'den beri kopan, bölünen, kavga eden, mahkemelik olan, birbirine en ağır sözleri söyleyen iki yapı var. O yüzden Samsun Milletvekili Erhan Usta'nın çıkıp "Bunu kabul etmiyorum" demesi, basit bir nezaket eleştirisi değil, bir siyasi fay hattının sesidir.
Usta'nın son zamanlarda yaptığı açıklamaları alt alta koyarsanız 3 başlık çıkıyor:
1. "O KOLA GİRİŞ SİYASİ BİR TERCİHTİR"
Erhan Usta'nın en net olduğu yer burası. Dervişoğlu "insani davranışım sorgulanıyor"diyor. Usta ise diyor ki:"Ben Anıtkabir'de defalarca törene katıldım. Orada birini görmek istersen görürsün, görmek istemezsen görmezsin. Birisiyle yürümek istersen yürürsün, istemezsen yürümezsin. Merdivenlerde düzen olmaz. O kola giriş fiziki bir zorunluluk değil, siyasi bir tercihtir ve ben bu tercihe itiraz ediyorum."
Bu cümle İYİ Parti tabanının özetidir. İYİ Parti, MHP'den ayrılırken "Biz Saray'ın gölgesindeki milliyetçiliği kabul etmiyoruz" diye ayrıldı. Bugün taban, liderinin tekrar aynı gölgeye selam durmasından korkuyor. Usta'nın itirazı kişisel değil, tarihsel.
Dahası Usta şunu da ekliyor:"İkinci paylaşımımı yapmadan önce Sayın Genel Başkan ile telefonda görüştüm. Yazacağım her şeyi telefonda da söyledim." Yani arkadan hançer yok, yüz yüze itiraz var. Bu da partide disiplin sopasını göstermeyi zorlaştırıyor.
2. "MİLLETİN SESİ OLDUM, İHRAÇ BEKLEMİYORUM"
Usta'ya "İhraç edilir misiniz?" diye soruyorlar. Cevabı çok iddialı:
"Benim partimin itibarını zedeleyecek bir hareketim yok. Tam tersi benim tutumum tabanımızda çok ciddi karşılık buldu. İnsanlar tutumumu benimsedi. Çünkü milletimiz zaten bu tepkiyi göstermişti. Ben onların sesi oldum."
Bu özgüven boş değil. Sosyal medyaya bakın. İYİ Parti seçmeninin %70'i Usta ile aynı fikirde. Dervişoğlu'nun Bahçeli'ye kol vermesi, İYİ Parti'nin CHP ile kurduğu o kent uzlaşısı ve muhalefet blokundaki yerini tartışmalı hale getiriyor. Usta, "Ben partimdeyim, hiçbir yere gitmiyorum. Emek verdim, risk aldım" diyerek aslında Dervişoğlu'na değil, partiyi merkeze çekmek isteyenlere mesaj veriyor: Burası kimsenin çiftliği değil.
3. ASIL BOMBA: CEVDET YILMAZ VE FON VURGUNU
Usta'nın Anıtkabir tartışmasının gölgesinde kalan ama asıl gündemi belirleyecek açıklaması ekonomi tarafında.
Türkiye'yi sarsan milyarlık fon vurgunu için Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ı hedef alıyor ve çok ağır konuşuyor:
"Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Yardımcısı sıfatıyla, devletin imkânlarını kullanarak vatandaşı yanılttı. İstifa etmeli ve yargılanmalı. Kendisine adaletsizlik yapıldığını düşünüyorsa adaleti Yüce Divan'da aramalı. Aklanacağı tek yer Yüce Divan'dır."
İddiası şu: Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek 2025'te fonlara karşı uyarmış. Sonra Cevdet Yılmaz çıkıp"Fonlar güvenlidir, spekülasyon"demiş. Vatandaş da "Devlet diyorsa doğrudur"deyip girmiş. Yorumların altına "Ben Seni devlet bildim, kandırdın" yazıyorlar diyor Usta.
Dahası: "Cevdet Yılmaz Pusulacılarla, Teracılarla, Altınbaşlarla açılışlar yaptı, en tartışmalı isimleri devlet protokolüne aldı. Devletin itibarını ortaya koydu."
Ve en kritik tespiti: "AKP içinde çok net bir çatışma var. Çünkü menfaat çatışması var. 'Böyle bir kazanç elde ettiniz, bizim haberimiz yok. Beraber yapsak tamam ama sen para kazanacaksın, vebalini neden ben üstleneceğim' kavgası bu."
Bu, 17-25 Aralık benzetmesinden bile ağır bir iddia. Usta diyor ki bu vurgunun üç ayağı var: AKP'li bürokrat, AKP'li iş insanı, AKP'li siyasetçi.
Son olarak da erken seçim tarihi veriyor: "2027'de seçim yok. Ocak 2028'de zam yapacaklar, Mart 2028'de seçime gidecekler."
SONUÇ: İYİ PARTİ YOL AYRIMINDA
Erhan Usta sıradan bir milletvekili değil. İYİ Parti'nin ekonomi aklı, Samsun'un ağır topu, partinin kuruluşundan beri yükünü çeken isim. Usta konuştuğunda bu sadece bir Samsun milletvekilinin çıkışı değil, İYİ Parti içindeki"Biz muhalefette kalacağız, iktidara yanaşmayacağız" damarının çıkışıdır.
Dervişoğlu'nun "insani davranış" savunması gönülde makul olabilir ama siyasette karşılığı yok. Siyasette her fotoğraf bir mesajdır. Anıtkabir'de Atatürk'ün huzurunda verilen o kol kola fotoğraf, İYİ Parti seçmenine "Yarın Cumhur İttifakı'na mı göz kırpıyorsunuz?"sorusunu sordurttu.
Erhan Usta'nın yaptığı da bu soruyu yüksek sesle sormaktır.
Bu tartışmadan ihraç çıkmaz. Çünkü ihraç ederseniz İYİ Parti'den sadece Usta gitmez, İYİ Parti'nin kuruluş gerekçesi gider.
Sevgi ve Saygılarımla…
Günümüzün Hayrı ve Bereketi üzerinize olsun…
ALLAH (C.C) YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN
Yorumlar (0)
Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.




