Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanlığı görevinden istifa ettikten sonra CHP’de Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı (Gölge Tarım Bakanı) olarak görevlendirilen Sencer Solakoğlu, YouTube kanalında yaptığı açıklamasında Türkiye’nin en büyük ihraç ürünü fındığın akıl almaz şekilde verimsiz olduğunu iddia ederek şunları söyledi:
“Verimsizliğin sebebi yüksek sübvansiyonlar ve devlet koruması. Cumhurbaşkanı fındık fiyatını açıklıyor. Dünyada fındık 90-110 lira mertebesindeyken Türkiye’de 200 lira açıklanıyor, yine de üretici memnun değil. ABD’de yoğun ekim var; biz dekardan 90 kg alırken onların hedefi 360 kg. Şu an 250 kg alıyorlar.”

Üreticileri ağır sözlerle eleştiren Solakoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Yüksek fiyat verimliliğin önündeki en büyük engel. Bahçeler mirasla bölündü; İstanbul’da inşaat işi yapan adam Ordu’da 5-10 dönüm bahçeye yan harçlık için geliyor. Profesyonellikten ve bilgiden uzak kalmak hala karlı olduğu için gıda enflasyonunu kontrol edemezsiniz. Kaldı ki fındık Türkiye’de kısa süre sonra üretilmeyecek. Dünya ile rekabet edemediğimiz, fiyatlar siyasi çıkar için manipüle edildiği için artık şımarmış veya verimlilik gayesi olmayan bir üretici kitlesinin tembelliğinin sonucunda dünya bizi solluyor.”
Fındık üreticisine “tembel”, “şımarmış” ve “inşaat işçisi” diyen Solakoğlu’na sert tepki Ordu merkeze 63 km uzakta, denizden yüksekliği 1.054 metre olan Gölköy’den geldi. İş insanı Ordu Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Ziya Erkoç “İnşaat işçisini ve çiftçiyi aşağılayan bu ‘İmparator Sencer’ özür borçludur!” dedi.

Erkoç, Solakoğlu’na şöyle seslendi:
“Boyalı uzun saçları, pahalı kıyafetleri ve akıllı saatiyle, ağzını yaya yaya Türkiye’nin beş yıl sonra fındık üretmeyeceği kehanetinde bulununca tanıdım. Şöyle eğitimli, böyle eğitimliymiş. 'Diploma cehaleti alır eşeklik baki kalır' demişler. Tam da manzara koyduk. Mösyö Sencer, sen hiç bin rakımda fındık üreten Karadeniz köylerini gördün mü? O sarp yamaçları birer nefer gibi saran fındık ocaklarını gördün mü? Bunlara niye 'ocak' diyoruz biliyor musun? Vekiller, hakimler, savcılar Ağustos’ta kara lastiği çeker, girebiyi eline alır ve dala asılır. Fındık üretimi bizde bir yaşam şeklidir, anlıyor musun Dük Sencer?”
Solakoğlu’nun “İnşaat işçisi bile olamayanlar çiftçi oluyor” sözlerini küstahlık olarak niteleyen Erkoç, yazısını şu sert uyarıyla bitirdi:
“Çar Sencer’in bu yumurtası küstahlığın üst perdesidir. İnşaat işçisini ve çiftçiyi aşağılayan bu açıklamalar için özür borçludur. Yazın bir yere, Sencer Han’ın başına öyle bir çorap örülecek, ipi öyle bir pazara çıkacak ki, ‘Yusuf Ziya Erkoç dediydi’ diyeceksiniz.