İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda "2011 futbolda şike soruşturması" olarak bilinen kumpas davasında yeni bir aşamaya gelindi. Aziz Yıldırım başta olmak üzere çok sayıda spor adamının hedef alındığı sürece ilişkin şüpheliler Lütfi Arıboğan, Ahmet Gülüm, İlhan Helvacı ve Ebru Köksal’ın savcılık ifadeleri dosyaya girdi. Şüpheliler, o dönemdeki işlemlerin kurallara uygun olduğunu ve herhangi bir örgüt yönlendirmesi yaşanmadığını savundu.
Türkiye genelindeki futbolseverlerin yakından takip ettiği davada, eski TFF Genel Sekreteri Ebru Köksal, profesyonel bir çalışma yürüttüğünü belirterek, "Galatasaray Spor Kulübü’nden geldiğimi saklamadım. Görev sürem boyunca olağandışı hiçbir işleme şahit olmadım. Federasyon içerisinde FETÖ mensubu olduğuna dair bilgim yoktu" ifadelerini kullandı.
ARIBOĞAN: TÜRK FUTBOLUNU KORUMAK ZORUNDAYDIK
Şüpheli Lütfi Arıboğan, ifadesinde özellikle Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nden çekilme sürecine değindi. UEFA'dan gelen yazıda ağır yaptırımların belirtildiğini söyleyen Arıboğan, "Ali Koç ve Nihat Özdemir'i çağırıp durumu anlattık. Onlar karar almayınca TFF olarak biz aldık. Türk futbolunu korumak zorundaydık" dedi. Ayrıca Mehmet Baransu'ya gönderilen listeyle ilgili olarak, TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar'ın ricası üzerine doğru listenin paylaşıldığını iddia etti.
Kariyeri boyunca milli formayı giydiğini hatırlatan Arıboğan, "15 yıldır bu iftiralarla karşılaşıyorum. Hiçbir örgütün üyesi olmam, kimsenin kontrolü altına girmem mümkün değildir" diyerek suçlamaları reddetti.
HUKUK KURULU BAŞKANI'NDAN "YANGIN YERİ" BENZETMESİ
O dönem TFF Hukuk Kurulu Başkanı olan İlhan Helvacı, 3 Temmuz sürecini "ortalık adeta yangın yeriydi" sözleriyle tanımladı. Mehmet Baransu ile hukuka aykırı bir iletişimi olmadığını savunan Helvacı, masumiyet karinesini baz alarak hareket ettiklerini ve idari işlerin içerisinde yer almadığını belirtti. Helvacı, FETÖ mensuplarınca herhangi bir yönlendirmeye şahit olmadığını dile getirdi.
Diğer şüpheli Ahmet Gülüm ise TFF'de bir görevi olmadığını, kendisine gönderilen belgelerin o dönem her yerde dolaşan evraklar olduğunu söyledi. Gülüm, sahibi olduğu televizyon kanalında şike soruşturmasıyla ilgili tek kelime bile geçmediğini vurgulayarak olayla alakası olmadığını savundu. Soruşturma kapsamında adli süreç devam ediyor.
İhlas Haber Ajansı