Samsunspor, son haftalardaki kötü gidişatı Karagümrük karşısında aldığı galibiyetle bir nebze olsun durdurdu.
Önemliydi...
Olası bir puan kaybı, camiada moralleri daha da bozabilirdi. Neyse ki kırmızı-beyazlılar, bu kez işleri zora sokmadı.
Peki, iyi mi oynadık?
Maçın bazı bölümlerinde evet. Ama genel tablo hâlâ yeterli değil.
Gerçek performansını gösteremeyen ve sakat oyuncular çoğunlukta.
Oyunun uzun süreli kontrolü, hücumda üretkenlik ve savunma direnci gibi temel alanlarda eksiklerimiz var. Giderilir mi...
Tabiki...
Bu takımın potansiyelini geçen sezon fazlasıyla gördük. Bu yüzden umut var.
HOCA FAKTÖRÜ: THOMAS REİS'İN DOKUNUŞU...
En büyük avantajımız ise şüphesiz teknik direktör Thomas Reis.
Oyunu iyi okuyan, gerektiği yerde müdahaleyi yapan bir teknik adam. Karagümrük maçında da bunu net bir şekilde gördük.
Reis, maç sonu açıklamasında “İlk yarı kötüydük, ikinci yarı başlamadan soyunma odası bir hayli gürültülü geçti. Bu da gerekliydi" dedi.
Bu söz, soyunma odasında nasıl bir atmosfer yaşandığını fazlasıyla anlatıyor.
Demek ki oyuncular silkelenmiş.
Ve ikinci yarıda sahada bambaşka bir Samsunspor vardı.
Daha agresif, daha istekli, daha üretken.
Peş peşe gelen gollerle hem maçın hem de üç puanın sahibi olduk.
Bu tepkiyi verebilmek, takımın hâlâ içinde bir kıvılcım taşıdığını gösteriyor.
ZEMİN SORUNU: SEYİR ZEVKİNİ BİTİRİYOR...
Reis’in zemin eleştirisine ise sonuna kadar katılıyorum.
"Her iki takım da aynı sahada oynuyor" gibi yüzeysel bir yaklaşım, bu sorunu hafifletmez.
Çünkü kötü zemin, özellikle oyunu pasla kurmak isteyen takımları daha çok etkiler.
Reis’in "Oyun, izleyene zevk vermiyor" yorumu yerden göğe kadar doğru.
Kış kapıda. Yağmur, kar ve ağırlaşan zeminle birlikte işimiz daha da zorlaşacak.
Yetkililerin bu soruna acilen çözüm üretmesi gerekiyor.
SONUÇ OLARAK;
Karagümrük maçını kayıpsız geçtik, moral topladık.
Ama bu sadece bir adım. Önümüzde çok zorlu bir periyot var:
* Hafta sonu Gaziantep deplasmanı...
* Hafta içi Polonya’da Legia Varşova maçı...
* Ardından iç sahada Fenerbahçe...
Bu üç maçlık seri, sezonun gidişatı açısından belirleyici olabilir. Bu nedenle moralimizi yüksek tutmalı, ama asla rehavete kapılmamalıyız.
SON SÖZ;
Bu takımın ne yapabileceğini biliyoruz. Eksiklerimiz olsa da bir oyun kültürümüz var.
Thomas Reis’in liderliğinde doğru adımlarla ilerlersek, sezonu hedeflerimiz doğrultusunda şekillendirmek mümkün.
Ancak bunun yolu, disiplinli futbol ve her maçta aynı ciddiyetle sahaya çıkmaktan geçiyor.
Haydi hayırlısı...