SAMSUN | Hedef Halk Gazetesi Köşe Yazarı Prof. Dr. Bekir Şişman, Merhum Seyit Ahmet Arvasi’nin “Diyalektiğimiz ve Estetiğimiz” adlı eserinin "Estetiğimiz" bölümüne göre, İslâm medeniyeti sanat ve estetiği “Allah’ı aramak” olarak tanımlar. Arvasi, sanat anlayışımızın temelini "Allah güzeldir ve güzeli sever" hadisinin oluşturduğunu belirterek, güzelliği mutlak hakikatin bir yansıması olarak değerlendirir.
Bu bağlamda Necip Fazıl’ın şu mısrası da anlayışı pekiştirir:
“Anladım işi; sanat Allah’ı aramakmış:
Mârifet bu, gerisi yalnız çelik, çomakmış...”
Arvasi’ye göre sanat, sadece akla dayalı bir üretim değil; daha çok bir gönül ve vecd halidir. Sanatkâr, düşünmekten çok “sezmek ve duymak” ile hareket eder. O nedenle estetik, henüz tam anlamıyla bir ilim olmasa da, sanat felsefesine ve güzelliğin keşfine dair önemli bir çabadır.
Sanatın biçimlenmesinde coğrafyanın etkisi büyüktür. Arvasi, her milletin sanatında yaşadığı toprağın izlerinin bulunduğunu ifade eder: “Bizim çinimiz, halımız, mimarimiz, şiirimiz coğrafyamızın renk ve motifleriyle yoğrulmuştur.”
İslâm sanatında özellikle şiir, hitabet, mimari, tezhip ve hat ön plana çıkmıştır. Putperestliğe tepki olarak heykelcilikten uzak durulmuş; bunun yerine taşlara ve yapılara motiflerle anlam kazandırılmıştır.
Arvasi ayrıca, sanat yoluyla bir toplumun kültürel bağımsızlığının da ölçülebileceğini belirtir. Emperyalizmin, güzel sanatlar yoluyla toplumların milli zevklerini yok ettiğini söyler ve şu soruyu sorar:
“Günümüz gençliği kendi medeniyet damarını bulabilecek mi?”
Bu sorunun cevabı, sanatımızın yeniden özüne dönmesinde gizlidir.
YAZININ TAMAMI LİNKTE
TIKLA OKU | İşte Bekir Şişman'ın "İslâm'da Sanat ve Estetik" başlıklı köşe yazısı
Haber Merkezi