SAMSUN | Hedef Halk Gazetesi Köşe Yazarı Ragıp Göker, terörsüz bir Türkiye hedefine ulaşmanın ancak gerçek bir barış ortamıyla mümkün olacağını vurgularken, bu sürecin ön koşulsuz ve gönülden olması gerektiğinin altını çiziyor:
“Barış, gönülden ve ön koşulsuz olduğu sürece değerlidir.”
Devletin, terörle mücadelede taraf değil, koruyucu ve kucaklayıcı güç olduğunu belirten Ragıp Göker, bu süreçte devletin barışı isteyen taraf olarak görüldüğünü ifade ediyor.
İKİNCİ AÇILIM SÜRECİ VE SİLAH BIRAKMA UMUDU
Ragıp Göker, Habur’da yaşanan olumsuzluklara atıf yaparak bu yeni süreci “Terörsüz Türkiye açılımı” olarak tanımlıyor. Kandil eteklerinde 30 kadar silahın yakıldığı görüntülerin ardından toplumda bir barış umudu doğduğunu belirtiyor:
“Yıllar sonra topraklarımıza barışın geleceği umudu hepimizi sardı.”
ŞEHİT AİLELERİNİN TEPKİSİ VE TOPLUMSAL MUTABAKAT EKSİKLİĞİ
Ancak bu süreçten memnun olmayan kesimler de var. Ragıp Göker, şehit yakınlarının ve gazilerin yaşadığı incinmişlik duygusuna dikkat çekiyor. Özellikle Ayhan Hamlı’nın "Şehit aileleri olarak sırtımızdan hançerlendik" başlıklı yazısına gönderme yapıyor.
Ayrıca kimi muhalefet partilerinin desteğinin alınmamış olması, barışın hâlâ toplumsal mutabakata dönüşmediğini gösteriyor.
YENİ ANAYASA TARTIŞMASI VE ALGI PROBLEMİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “sivil anayasa” söylemine vurgu yapan Ragıp Göker, bu ifadenin yerine “demokratik anayasa” ifadesinin daha uygun olduğunu savunuyor. Çünkü 1961 Anayasası’nın da darbe ürünü olmasına rağmen ülkenin en demokratik anayasası olduğunu hatırlatıyor.
Ayrıca, yeni anayasa talebinin, Cumhurbaşkanı’nın yeniden aday olabilmesinin yolunu açmak için olduğu yönünde toplumda bir algı oluştuğunu belirtiyor.
DEM PARTİ İLE SÜREÇ VE ENDİŞELER
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti, MHP ve DEM Parti ile süreci yürüteceklerini açıklamasının ardından ortaya çıkan “DEM Parti Cumhur İttifakı’na mı katıldı?” sorusu da yazıda tartışılıyor. DEM Parti’den gelen açıklamalarla ittifakın barış süreciyle sınırlı olduğu ifade edilse de, yeni anayasa sürecinde nasıl bir tutum sergileneceği belirsizliğini koruyor.
SUSAN SİLAHLAR SEVİNDİRİYOR AMA…
Barış umudunun sevinçle karşılandığını belirten Ragıp Göker, sürecin birçok cevapsız soruyu da beraberinde getirdiğine dikkat çekiyor:
- “İmralı’daki teröristbaşının geleceği ne olacak?”
- “Silahları bırakanlar için nasıl bir yol izlenecek?”
- “PKK’nın Suriye ve İran’daki uzantıları ne olacak?”
- “Suriye’nin kuzeyinde yeni bir yapı oluşursa Türkiye’nin tavrı ne olacak?”
Bu gibi “deli sorular”ın cevapsız kaldığını belirten Ragıp Göker, barışa gönülden “evet” dese de bu sorularla nasıl baş edeceğini henüz bilmediğini itiraf ediyor:
“Zihnimde cevabını bir türlü bulamadığım şu deli sorular var ya. Onlarla nasıl baş edeceğimi henüz bulabilmiş değilim.”
YAZININ TAMAMI LİNKTE
TIKLA OKU | İşte Ragıp Göker'in "Barışı İstemek İyi De" başlıklı köşe yazısı
Haber Merkezi