SAMSUN | Hedef Halk Gazetesi Köşe Yazarı Ragıp Göker, Bugün 8 Mart, Dünya Kadınlar Günü. Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gün olsa da, bizim coğrafyamızda çok daha derin bir anlam taşıyor.
Nazım Hikmet’in dizelerinde belirttiği gibi, hâlâ kadınlarımızın sofradaki yerini “öküzümüzden sonra” gören bir anlayış var. Kadınlarımızın eğitime, çalışma hayatına, toplumsal eşitliğe ulaşması önündeki engeller kaldırılmak yerine, karma eğitime ve kadınların iş hayatındaki yerlerine karşı çıkılması endişe verici.
Oysa, Türkiye Cumhuriyeti, kadınlarına dünyada birçok ülkeden önce seçme ve seçilme hakkı tanıyan bir devlet olarak kuruldu. Ancak, TBMM çatısı altında kadınların eğitim ve iş hayatındaki varlığını sorgulayan açıklamalar yapılabiliyor. Kadının çalışmaması, doktor veya avukat olmaması gerektiğini savunan bir zihniyetin hâlâ var olması üzücü.
Şerife Bacı, Gördesli Makbule, Kara Fatma gibi kahraman kadınlarımız, vatan mücadelesinde büyük fedakârlıklar yaparak Cumhuriyet’in kurulmasına katkı sağladı. Onların bu fedakârlıkları, bugün kadınların haklarını savunamayan bir toplum yaratmak için mi verildi?
Bugün, kadına yönelik şiddet ve eşitsizlik devam ederken, kadın hakları konusunda daha kararlı bir duruş sergilememiz gerekiyor. 8 Mart, sadece bir kutlama değil; kadınlarımızın haklarını ve eşitliğini savunma günüdür.
Ve kadınlar, bizim kadınlarımız:
"Korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yârimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen..."
-Nazım Hikmet Ran
YAZININ TAMAMI LİNKTE
TIKLA OKU | İşte Ragıp Göker'in "KADINLAR GÜNÜNDE KADINLARIMIZ" başlıklı köşe yazısı
Haber Merkezi