SAMSUN | Hedef Halk Gazetesi Köşe Yazarı Ragıp Göker, AK Parti Plan Bütçe Komisyonu Başkanı Mehmet Muş'un "Polemikten uzak, işine odaklanmış bir şekilde laf değil, iş üretiyoruz" söylemine karşılık, yazar Samsun'un geçmişteki konumunu ve bugünkü durumunu karşılaştırarak bu söylemin ne kadar gerçekçi olduğunu sorgulamaktadır.
Yazıda, Samsun'un coğrafi konumu ve ulaşım avantajları sayesinde Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren büyüyerek Türkiye'nin 7. büyük şehri konumuna ulaştığı belirtiliyor. Bu başarıda, Kalkınma Bakanlığı ve Devlet Planlama Teşkilatı gibi önemli kurumlarda görev yapmış Erhan Usta gibi isimlerin de payı olduğuna işaret ediliyor. Ragıp Göker, MKE, Baykar Makine ve CHERY Otomobil gibi yatırımların Samsun'a kazandırılması yönündeki gayretleri takdir etse de, şehrin genel durumunun bu yatırımlarla kurtarılamayacağını vurguluyor.
Buna karşın, Erhan Usta'nın iddialarına göre Samsun, sosyoekonomik gelişmişlik düzeyinde Karadeniz Bölgesi'nde 5. sıraya kadar gerilemiş durumda. Şehir, hacim olarak göç alıp büyürken, ekonomik olarak küçülüyor. Nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturan gençlere iş ve aş imkanı sunacak istihdam alanlarının yetersizliği dikkat çekiyor.
Ragıp Göker, Samsun'un mevcut ekonomik yapısını "Dürüm-Döner Ekonomisi" olarak tanımlayarak, fabrika sayısının yerinde sayarken, sadece dürüm-döner satan yerler ve cep telefonu dükkanlarının arttığını eleştiriyor.
Mehmet Muş'un "iş üretiyoruz" söylemine atıfta bulunan Ragıp Göker, Samsun'un Türkiye'nin 7. büyük şehrinden Karadeniz Bölgesi'nin 5. büyük şehrine düşmüş olmasından kimsenin övünmemesi gerektiğini belirtiyor. Bu durumun, Muş'un mensubu olduğu iktidarın ekonomi politikalarının bir sonucu olduğunu savunuyor. Yazı, geleceğe hazırlanan gençler için duyulan kaygıyı dile getirerek, fabrika haberlerine duyulan sevincin aslında mevcut ekonomik yetersizliğin bir göstergesi olduğunu ima ediyor.
Ragıp Göker, bu tehlikeli gidişata karşı tüm siyasi partilerin birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, aksi takdirde tarih tarafından bu planın bir parçası olarak kaydedileceklerini belirtiyor. Vatanı koruma görevinin önemine değinerek, huzurun hakim olduğu bir Türkiye dileğiyle yazısını sonlandırıyor.
YAZININ TAMAMI LİNKTE
Haber Merkezi