SAMSUN | Hedef Halk Gazetesi Köşe Yazarı Tufan İpek, Naim Babüroğlu'nun bir söyleşi için yüksek miktarda para istediği iddiasını ele alan bu yazı, bu durumun manevi değerlerle uyuşmadığını savunuyor. Tufan İpek, bilimin, ilmin ve yazarlığın bir gönül işi olduğunu vurgulayarak, para karşılığında yapılmaması gerektiğini belirtiyor.
Yazıda, Babüroğlu'nun bir söyleşi için istediği iddia edilen ücretin öğrencileri zor durumda bıraktığına değiniliyor. Bu durumu eleştiren yazar, Naim Babüroğlu'nun askeri geçmişine ve vatan sevgisine atıfta bulunarak, kendisi olsaydı Samsun'daki Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) öğrencileriyle masraflarını kendi cebinden karşılayarak, seve seve, hatta koşarak buluşacağını söylüyor. Bu bağlamda, para karşılığında bilgi paylaşımını doğru bulmadığını ifade ediyor.
Tufan İpek, bu görüşünü desteklemek için iki farklı örnek sunuyor. İlk örnekte, 60 yıl boyunca imamlık yapan ve hiçbir cenaze ya da Kur'an okuma hizmeti için para almayan Trabzonlu bir imamdan bahsediyor. İkinci örnek ise Mustafa Kemal Atatürk'e ait. Atatürk'ün, Kurtuluş Savaşı sırasında kardeşine gönderdiği ve "Bankadaki parayı harcayın. Yetişmezse evdeki halıları satın" notunu içeren mektubunu hatırlatarak, vatan sevgisinin ve maneviyatın maddiyatın üzerinde olduğunu vurguluyor.
Yazı, Naim Babüroğlu'nun paraya değil, öğrencilerin onun bilgisine ihtiyacı olduğunu dile getirerek son buluyor. Tufan İpek, bu durum karşısında "Halılarımı satardım!" diyerek, bir yazarın bu gibi durumlarda parayı değil, gençlere ilham vermeyi seçmesi gerektiğini vurguluyor ve yazısını, başlıkta da geçen "O kalemi de 'çat' diye kırardım!" ifadesiyle bitiriyor.
YAZININ TAMAMI LİNKTE
TIKLA OKU | İşte Tufan İpek'in "O Kalemi 'Çat' Diye Kırarım!" başlıklı köşe yazısı
Haber Merkezi