SAMSUN | Hedef Halk Gazetesi Kurucusu ve Yayın Danışmanı Aziz Yener Cabbar, Samsun'da son zamanlarda artan özensizlik ve denetimsizlik nedeniyle yaşanan vahim olayları "Allah Kayıra İşler" başlığı altında ele alıyor. Yazı, iki ayrı örnek üzerinden kentteki yönetim zaafını ve bunun vatandaşlar için yarattığı tehlikeleri çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.
İlk olay, 19 Mayıs Lisesi karşısında gece yarısı yapılan "gürültülü ve tozlu kaldırım kesme çalışması" ile ilgili. Yener Cabbar, yasalara göre gece 22.00-07.00 arası gürültülü çalışmanın yasak olduğunu ve "İmar kirliliği (toz, ıslatma yapılmaması) TCK 184 kapsamında suçtur" maddesini hatırlatıyor. Büyükşehir Belediyesi'nin taşeron firmasının bu kurallara uymadığını ve denetlenmediğini belirten Yener Cabbar, firmanın "ben çalışırım diye direttiğini" ifade ediyor. Ertesi gün aynı ekibin susuz çalışma yaparak "adeta asbest fışkırttığını" ve vatandaşın uyarısı üzerine damacanayla su dökme gibi "vizyoner karşıtı" bir görüntü sergilediğini aktarıyor. Yener Cabbar, Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan'a seslenerek, iyi işler yapmak için özen, kontrol ve taşeron firmaların yeterliliğinin denetlenmesi gerektiğini vurguluyor.
İkinci ve daha vahim olay ise yazarın kendi bürosunda yaşadığı "eski Bozlu Olcay Han'ın yıkımı" süreci. Yener Cabbar, yıkım sırasında kepçeyle yapılan "paldır küldür" çalışmanın büroyu deprem gibi salladığını ve içerde durmanın imkansız hale geldiğini belirtiyor. Şikayetler üzerine yıkım durdurulsa da, çevredeki esnafın da toz ve gürültüden şikayetçi olmasıyla durumun CİMER'e taşındığını aktarıyor. En korkuncu ise, yıkımcıların akşam çalışmaya başlamasıyla büronun arka kısmına "blok sütun düşmesi" ve çatısının çökerek odada önemli hasar meydana gelmesi. Yener Cabbar, can güvenliği sorununun altını çizerek, "İmar kirliliği (toz, ıslatma yapılmaması) TCK 184 kapsamında suçtur" maddesini yeniden hatırlatıyor ve "Neden bu kentte böylesine özensiz işler oluyor akıl sır erdirmek mümkün değil" diyerek isyanını dile getiriyor.
Yazı, bu olayların kontrolsüz çalışan taşeron firmalar, kontrolsüz yıkım yapanlar, özensiz çalışanlar ve yeterliliği olmayan elemanların ortak noktası olduğuna dikkat çekiyor. Yetkililerin bu olaylara "kaza" ya da "yanlışlık" gibi bakmaması gerektiğini vurgulayan Yener Cabbar, "Bu kente bu özensizlik devam eder, gün gelir birinin de sağlığının bozulmasına ya da göz göre göre bir kazaya yol açabilir" uyarısında bulunuyor. Canik'te yaşanan ve 3 can kaybına neden olan yıkım olayını hatırlatan yazar, bürosunun hasar görmesini "hafif atlattık" olarak nitelendiriyor.
Yener Cabbar, yetkililere yapılan bu eleştirilerin bir uyarı niteliğinde olduğunu belirterek, "Savaşta değiliz, deprem de olmadı; Tepemize büronun çökmesini gerektiren bir neden yok. Bizim iş ve zaman kaybı yaşamımızın nedeni o denetimsiz yıkımdır. Ve bunun tek nedeni de ‘izin verdikten sonra olmayan denetimdir" ifadeleriyle denetimsizliğin sonuçlarına dikkat çekiyor. Yazı, "Biraz özen, Yeterli denetim, Saldım çayıra Allah kayıra diye bakmamak" çağrısıyla son buluyor.
YAZININ TAMAMI LİNKTE
TIKLA OKU | İşte A. Yener Cabbar'ın "Allah Kayıra İşler" başlıklı köşe yazısı
Haber Merkezi