SAMSUN | Hedef Halk Gazetesi Kurucusu ve Yayın Danışmanı Aziz Yener Cabbar, Samsun'da birçok konuda bir "kimse yok mu" sorusunu dile getirme ihtiyacı duyduğunu belirterek başlıyor. Kentteki en önemli sıkıntının, olayların muhataplarının sorumluluk almayıp sessizce izlemesi olarak tanımlıyor. Bu umursamazlığın kurumsal yerlerde, özel işletmelerde ve siyaset sahnesinde dahi devam ettiğini vurguluyor.
Yener Cabbar, bu duruma örnek olarak üç önemli konuyu ele alıyor:
OMÜ yönetiminin, mevcut öğrencileri ve eğitim kadrosuyla birlikte Eczacılık Fakültesi'ni, yeterli hazırlığı olmayan bir kampüse taşıma kararı eleştiriliyor. Maliyetine bakılmadan yapılan bu taşınma, öğrencilerin ve velilerin endişelerine rağmen görmezden geliniyor. Eski rektörün bu kararı kabul etmediği, mevcut rektörün ise onayladığı belirtiliyor. Öğrenciler ve öğretim üyelerinin belirsizlik içinde olduğu ifade ediliyor.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın okul önlüklerinde standartlaşma kararı sonrası, Samsun'daki tekstil firmalarının ürettiği yüz binlerce önlük elde kalıyor. Bakanlığın esneklik önerisine rağmen Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün eski tip önlüklerin yeni kayıtlarda kullanılamayacağını bildirmesiyle üreticiler mağdur oluyor.
Yener Cabbar, milli servetin israfına dikkat çekerek, esnafın ekonomik krizde batma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ve sorunun çözümü için bir sessizlik hakim olduğunu belirtiyor. Adapazarı ve Malatya gibi illerde esneklik tanınmasına rağmen Samsun'da neden bu tutumun sergilendiği sorgulanıyor.
Atakum'da geçtiğimiz ay yaşanan olaylı delege seçimlerinin ardından, mevcut durumun "seçim" olarak adlandırılamayacağı ifade ediliyor. Olaylar sonrası iki adayın çekilmesiyle geriye kalan tek adayın yarıştığı seçim, CHP'nin "hak, hukuk, adalet" ilkeleriyle çeliştiği gerekçesiyle eleştiriliyor. Yener Cabbar, "ben yaptım oldu" mantığının burada da kendini gösterdiğini ve bu durumun parti içinde bile yanıt bulamadığını dile getiriyor.
Yener Cabbar, Samsun'da birçok konunun "neresinden tutsanız elinde kaldığını" ve bu durumun siyaset dahil pek çok noktada yaşandığını belirterek, "kimse yok mu" sorusunu tekrar soruyor. Yaşanan olumsuzlukların telafisi imkansız sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulunarak, farklı bakış açılarıyla değerlendirme yapmanın önemini vurguluyor.
YAZININ TAMAMI LİNKTE
TIKLA OKU | İşte A. Yener Cabbar'ın "Kimse Yok Mu?" başlıklı köşe yazısı
Haber Merkezi