SON DAKİKA
01:30 Hürmüz Boğazı'nda savaş çanları: ABD ordusu İran'a giden gemiyi füzeyle vurdu 00:52 Aziz Yıldırım müjdeyi verdi! Prensipte anlaştık 00:32 Rusya: Ukrayna nükleer santrali kamikaze İHA ile vurdu! 00:09 Otobanda can pazarı: 4 araç birbirine girdi, ölüler var 23:48 Çin'den korkutan uyarı: Küresel nükleer çatışma riski artıyor 23:17 Yok böyle bir final Şampiyonlar Ligini kazanan takımı penaltılar belirledi 22:16 TFF Başkanı Hacıosmanoğlu'ndan zehir zemberek sözler: Türkiye yabancı çöplüğü değil! 22:00 Özgür Özel'den Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarına yanıt 21:53 CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ Ankara'da: Özgür Özel'in yanındayız 21:53 Özgür Özel'den İsmet İnönü'nün kabri başında dikkat çeken açıklama 21:47 Köpeğe çarpmamak isterken şarampole uçtu 21:35 Bolu'da iki ayrı trafik kazası: 10 yaralı 21:30 Milyonlarca meme kanseri hastasını kemoterapiden kurtarabilir 21:27 Özgür Özel'den kurultay çağrısı 21:08 Bayram günü kahreden haber: 9 saat arayla cansız bedenleri bulundu 20:57 Özgür Özel’in Ankara'daki mitingine Samsun'dan katılan oldu mu? Samsun Milletvekili Murat Çan neden katılmadı? Jet açıklama geldi... 20:33 Samsun'un gururu dünya sahnesinde: OMÜ, NAFSA 2026 Fuarı'na damga vurdu! 20:21 Özgür Özel'den Kemal Kılıçdaroğlu'na FETÖ tepkisi! İftiraları şimdi kendisi sahipleniyor 20:08 Bayram dönüşü dehşet! Tartıştığı sürücüyü darbetti 19:51 Samsun'da satılık arsa! Asarcık Belediyesi'nden milyonluk satış...
'Her Hasta Ayrı Bir Öykü'

'Her Hasta Ayrı Bir Öykü'

Hazır

Giriş: 17.02.2020 12:10 Güncelleme: 30.05.2026 21:55
İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tayfun Hancılar, ”Yaşam süresi bir hastalık nedeniyle kısalan hastalara, bu durum açıklanmalı mı” sorusunun cevabını yanıtladı.

Kanser hastasının tedavi öncesi hastalığı ile ilgili detaylı ve doğru bilgi alması, hastanın tedaviye uyumunu kolaylaştırmakta ve tedavi başarısını arttırmaktadır. O nedenle; son yıllarda hasta yakınlarının, hastalığı gizleme yönünde doktorlara baskı yapmasına rağmen, kanser tedavisindeki son yıllardaki gelişmeler ve buna bağlı olarak tedavi başarısının artması, biz onkoloji uzmanlarının hastalara, tedavi süreçleri ve sonuçları konusunda daha açık ve doğru bilgiler vermesini sağlıyor. Hastalık ve tedavisinin tam olarak anlatılması, kişinin sonraki yaşamını planlama hakkına da saygı duyulması açısından önemlidir. Ancak tedavi sonuçları başarılı olmayan ve önünde sınırlı bir yaşam süresi kalan bir hastaya gerçeklerin söylenip söylenmemesi, hala cevabı kesin verilememiş bir sorudur.

Doktor tecrübesi ile karar vermeli

Hasta hakları yönetmeliği 19. maddesi; ‘’Hastanın manevi yapısı üzerinde fena tesir yapmak suretiyle hastalığın artması ihtimalinin bulunması ve hastalığın seyrinin ve sonucunun vahim görülmesi hallerinde, teşhisin saklanması caizdir. Hastaya veya yakınlarına, hastanın sağlık durumu hakkında bilgi verilip verilmemesi, yukarıdaki fıkrada belirtilen şartlar çerçevesinde doktorunun takdirine bağlıdır’’ olarak belirlenmiştir.

Gerçekten de tüm tedavi seçeneklerini tüketmiş ve önünde sınırlı bir süre kalmış hastaya, detaylı bir bilgi vermek hastaya ciddi bir moral çöküntüsü verebilir. Bu durumda doktorun tecrübesi ile karar alması ve bunu hastanın birinci derece yakınları ile paylaşarak ortak bir karara varması doğru olacaktır.

Her hasta ayrı bir öyküdür

30 yıllık meslek hayatımda yaşadığım iki örnek, bununla ilgili fikir verebilir. Yıllar önce sanayici bir hastam maalesef hiçbir tedaviye olumlu cevap vermemiş ve hastalığı ciddi bir şekilde ilerlemişti. Kendisi bir gün gelip “Hocam bütün hayatımı bu işi kurmak ve geliştirmek için harcadım ve işimi çocuklarıma devretmek istiyorum. Ne kadar sürem var?’’ diye sormuştu. Hastamın bu özel durumunu göz önüne alıp “derhal devredin’’ dedim. İlginç bir şekilde yaşamının kalan süresini, huzurlu tamamladı. Bunun tam aksi bir örnek ise kemik metastazları nedeni ile tedavi gören genç yaşta bir hastamın yakınlarına “En fazla 6-8 ay ömrü var‘’ bilgisi verilmişti. Oysa biz, tedavi konusunda umutsuz değildik. Hasta yakınlarına riskleri anlattık ama hastaya tam tersi olumlu konuşmalar yaptık, hatta teşhis sonrası kendisinden uzaklaştırdığı nişanlısı ile tekrar barışmasını ve tedavi sürecini birlikte geçirmelerini sağladık. Hastamız şu anda 6. yılındadır.

Bu iki örnekten de anlaşılacağı gibi her hastanın şartları ve kişilik yapısı farklıdır. Doktorların bu tip kararlarda hasta yakınları ve olanak varsa psikiyatrlardan görüş alarak karar vermeleri doğru olacaktır. Unutmamak lazım ki; “Her hasta ayrı bir öyküdür ve biz bu hikayeleri aynı kelimeleri kullanarak yazamayız”

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap