Ortadoğu'da tırmanan askeri gerilim, dünyanın en stratejik su yollarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda enerji akışının durma noktasına gelmesine ve küresel piyasaların sarsılmasına neden oldu.
DÜNYA ENERJİ TİCARETİNİN MERKEZİNDE BLOKAJ
İran, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri kontrolündeki 33 kilometre genişliğindeki Hürmüz Boğazı, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ticaretinin yaklaşık %20’sinin geçtiği ana güzergah olma özelliğini taşıyor. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) ve Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, günlük 20 milyon varili aşkın petrol ve 300 milyon metreküp LNG bu dar geçitten dünyaya yayılıyor.
Özellikle Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt ve Katar'ın enerji ihracatının büyük bölümü bu hattan Asya pazarlarına, özellikle de Çin, Hindistan ve Japonya'ya ulaşıyor. Ancak son saldırıların ardından bölgedeki trafik %40 ile %70 oranında azalarak yüzlerce tankerin açık denizde beklemeye geçmesine yol açtı.
FİİLİ KAPATMA VE PETROL TANKERİNE SALDIRI
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarının ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu, boğazdan geçişleri fiilen engellemeye başladı. Resmi bir kapanma ilanı yapılmamasına ve Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin "boğazı kapatma niyetimiz yok" açıklamasına rağmen, sahadaki durum tam tersi bir tablo çiziyor.
Devrim Muhafızları'nın gemilere telsiz yoluyla "geçişe izin verilmiyor" uyarıları yaptığı Avrupa Birliği yetkililerince doğrulanırken, Umman açıklarında uyarılara uymadığı gerekçesiyle vurulan "Skylight" adlı petrol tankerinin batmaya başlaması gerilimi zirveye taşıdı.
KÜRESEL EKONOMİDE %10'LUK ŞOK
Hürmüz Boğazı'ndaki bu fiili abluka, ekonomik etkilerini anında gösterdi. Petrol fiyatlarında %10’luk bir artış yaşanırken, uluslararası sigorta şirketleri artan riskler nedeniyle poliçe iptalleri ve prim artışları duyurdu. Başta Çin ve Hindistan olmak üzere Körfez petrolüne %80 oranında bağımlı olan Asya ülkeleri, arz güvenliği endişesiyle krizin derinleşmesinden korkuyor.
ABD ve Avrupa ülkeleri Körfez petrolüne olan doğrudan bağımlılıklarını azaltmış olsalar da, küresel fiyat artışlarının tetiklediği enflasyonist baskıdan kaçamıyorlar.
Anadolu Ajansı