Orta Doğu'da 28 Şubat'ta fitili ateşlenen askeri hareketlilik, küresel ekonominin ana damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı'nı adeta hayalet bir rotaya çevirdi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları sonrası bölgede güvenlik risklerinin zirve yapması, deniz ticareti verilerine tarihi bir gerileme olarak yansıdı. Mart ayının ilk 23 gününde kaydedilen toplam gemi trafiği, savaş öncesi dönemin sıradan bir günündeki yoğunluğu dahi yakalayamadı.
STRATEJİK GEÇİŞ HATTINDA TRAFİK FELÇ OLDU
Dünya petrol tüketiminin ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni dünyaya bağlayan tek kapı olma özelliğini taşıyor. İngiltere Deniz Ticaret Örgütü verilerine göre, normal şartlarda günlük ortalama 138 geminin geçtiği bu kritik su yolunda, 1-23 Mart döneminde toplamda sadece 144 gemi görülebildi. Bu rakam, küresel enerji tedarik zincirindeki kırılmanın boyutunu gözler önüne seriyor. Özellikle 1 Mart itibarıyla İran Devrim Muhafızları’nın Boğaz’ı belirli ülkelere kapatma kararı, ticari gemilerin rotalarını değiştirmesine ya da Umman Körfezi’nde beklemeye geçmesine neden oldu.

TANKER SEVKİYATINDA ASYA DOMİNASYONU
MarineTraffic ve rüzgar enerjisi takip sistemlerinden alınan verilere göre, bölgedeki kısıtlı hareketlilikte Asya ülkeleri başrolü oynuyor. Mart ayında gerçekleşen az sayıdaki geçişin büyük bölümünü Çin, Hindistan, Güney Kore ve Pakistan bağlantılı tankerler oluşturdu. Analizler, İran ile ikili ilişkileri güçlü olan Çin ve Hindistan bayraklı gemilerin, Devrim Muhafızları kontrolündeki koridorları kullanarak daha güvenli geçiş yapabildiğini gösteriyor. Buna karşın Batı menşeli enerji devlerinin ve ticari filoların bölgeden büyük oranda çekildiği gözleniyor.
GİZEMLİ "ZOMBİ GEMİLER" VE KURU YÜK KAYBI
Bölgedeki gerilim, denizcilik literatürüne "zombi gemi" olarak geçen yasa dışı ya da kayıt dışı faaliyetleri de beraberinde getirdi. 20 Mart tarihinde 26 yaşında bir LNG tankerinin, bilinmeyen bir varış noktası bildirerek Boğaz’dan geçmesi ve ardından sinyalini kapatması güvenlik birimlerini teyakkuza geçirdi. Genellikle hurdaya ayrılmış gemilerin kimliklerini kullanan bu tankerlerin, ambargoları delmek amacıyla kullanıldığı değerlendiriliyor. Öte yandan, kuru yük taşımacılığında da büyük bir boşluk oluştu; Mart ayında geçen 53 kuru yük gemisinden sadece 14’ünün yüklü olması, bölgedeki üretim ve ticaretin ne denli aksadığını kanıtladı.

ENERJİ PİYASALARINDAKİ BELİRSİZLİK SÜRÜYOR
LPG sevkiyatı, Hindistan ve Çin’e yönelik sınırlı hareketlilikle devam etse de Hürmüz Boğazı'ndaki bu durağanlık küresel enerji fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Boğaz'ın tam kapasiteyle ne zaman açılacağı veya askeri gerilimin deniz trafiğine daha ne kadar engel olacağı belirsizliğini korurken, uzmanlar enerji rotalarının kalıcı olarak değişebileceği uyarısında bulunuyor.
Anadolu Ajansı