İBB İddianamesi Sonrası CHP'den Açıklama

İBB İddianamesi Sonrası CHP'den Açıklama

Hazır

Giriş: 11.11.2025 16:06 Güncelleme: 11.11.2025 16:06
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB iddianamesinde CHP'nin kapatılması yönünde bir bildirimde bulunulmadığını, ancak Siyasi Partiler Kanunu gereği Yargıtay'a bildirim yapıldığını açıkladı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, bugün kamuoyuna duyurduğu İBB iddianamesinde, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) hakkında Anayasa’nın 69. maddesi uyarınca kapatma davasına yönelik bildirimde bulunulduğu iddiaları gündeme bomba gibi düştü. İddiaların yayılmasının ardından Başsavcılık, kısa süre içinde bir açıklama yayımladı.

BAŞSAVCILIK İDDİALARI YALANLADI ANCAK BİLDİRİMİ DOĞRULADI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yaptığı açıklamada, "Cumhuriyet Halk Partisi’nin kapatılması yönünde bildirimde bulunulmamıştır" ifadelerini kullanarak kapatma davası talebine yönelik iddiaları yalanladı.

Ancak Başsavcılık, iddianamede açıkça belirtildiği gibi Siyasi Partiler Kanunu gereği bildirimde bulunulduğunu doğruladı. Bu bildirim, Anayasa’nın 68 ve 69. maddeleri ile 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 101. ve devamı maddeleri uyarınca gereğinin takdir ve ifası için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılmıştır.

BİLDİRİM YAZISINDAKİ KRİTİK İDDİALAR

Nefes'in haberine göre, Savcılık tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen bildirim yazısında, CHP hakkındaki ciddi tespitler ve iddialar yer aldı. Yazıdaki kilit ifadeler şunlar oldu:

Mali Faaliyet Suçlamaları: "Suçtan elde edilen gelirle parti binası satın alınması, delegelerin iradesine maddi menfaat sağlayarak veya sağlanacağı yönünde vaatte bulunarak oy tercihlerine müdahalede bulunulması demokratik siyasi yaşamın meşruiyetini zedeleyen en ağır fiillerden biridir."

Suç Gelirleriyle Finansman: "Suç gelirlerinin parti üst yönetiminin bilgisi ve onayıyla bir havuza (sistem) aktarıldığı, suçtan kaynaklanan gelirlerle partiye malvarlığı kazandırdığı, suç gelirleri ile seçim çalışmaları yürüttüğü ve bu fiillerin parti organları tarafından bilinçli, sistematik ve süreklilik arz edecek bir biçimde gerçekleştiği tespit edilmiştir."

Seçmen Verilerinin Manipülasyonu: USOM raporu uyarınca 11 milyon 360 bin 412 vatandaşın seçmen kütük verilerinin CHP tüzel kişiliğinden hukuka aykırı bir şekilde yayıldığı ve bu veriler üzerinden seçim çalışmalarının yürütüldüğü iddia edildi. Bu fiillerin, "demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez olan seçmen iradesinin manipüle edilmeye çalışıldığı" anlamına geldiği belirtildi.

Başsavcılık, bu tespitler ışığında, CHP’nin seçimlerin güvenilirliğine ve seçmen iradesine müdahalede bulunduğu gerekçesiyle yasal gereğinin yapılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunduğunu kesinleştirmiştir.

 

Haber Merkezi

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap