İran'dan Misilleme: ABD ve İsrail İle İşbirliği Yapanların Mal Varlığına El Konuldu
Paylaş

İran'dan Misilleme: ABD ve İsrail İle İşbirliği Yapanların Mal Varlığına El Konuldu

Ekleme: 05.04.2026 11:45 Güncelleme: 31.05.2026 16:45

İran Yargı Erki, ABD ve İsrail'i desteklediği öne sürülen 100'den fazla muhalif medya çalışanı ve aktivistin mal varlığına el koyduğunu duyurdu.

Orta Doğu'da askeri ve siyasi çatışmalar tüm şiddetiyle devam ederken, İran yönetimi içeride ve dışarıda "ulusal çıkarlar aleyhine faaliyet gösteren" isimlere yönelik sert bir yaptırım kararı aldı. İran Yargı Erki, ABD ve İsrail ile işbirliği yaptığı veya bu ülkelere destek verdiği öne sürülen 100'den fazla kişinin mal varlığına el konulduğunu resmen duyurdu.

MUHALİF MEDYA ÇALIŞANLARI LİSTEDE

Fars Haber Ajansı tarafından yayımlanan yargı kararına göre, yaptırım uygulanan isimlerin büyük bir çoğunluğunu yurt dışında yayın yapan muhalif medya kuruluşlarının çalışanları oluşturuyor. Açıklamada, mal varlığına el konulan ve banka hesapları dondurulan kişilerin dağılımı şu şekilde paylaşıldı:

  • 63 kişi: Iran International televizyonu yönetici ve çalışanları,

  • 25 kişi: Manoto TV yönetici ve çalışanları,

  • 25 kişi: Sosyal medya üzerinden saldırılara destek veren ve yurt dışında yaşayan İran vatandaşları.

OYUNCULAR VE SPORCULAR DA HEDEFTE

Yargı Erki'nin açıklamasında, sadece medya çalışanlarının değil; aralarında dünyaca tanınmış oyuncular, sporcular ve farklı meslek gruplarından isimlerin de bulunduğu belirtildi. ABD, İngiltere, İsveç, Hollanda ve Gürcistan gibi ülkelerde ikamet eden bu kişilerin, "ülke güvenliğini tehdit eden faaliyetlerde bulundukları" iddia edildi. Karar kapsamında, söz konusu isimlerin İran içindeki tüm taşınır ve taşınmaz varlıklarının tespiti ve banka hesaplarının bloke edilmesi süreci başlatıldı.

ULUSAL GÜVENLİK VE MÜCADELE VURGUSU

İran makamları, bu hamlenin "ülke güvenliği ve ulusal çıkarlar aleyhine faaliyetlerle mücadele" çerçevesinde gerçekleştirildiğini vurguladı. Özellikle yurt dışındaki muhalif medya unsurlarının ABD ve İsrail saldırılarına zemin hazırladığı veya bu saldırıları meşrulaştırdığı öne sürülüyor. Bölgedeki gerilimin tırmandığı bir dönemde gelen bu karar, Tahran yönetiminin psikolojik savaş ve iç güvenlik stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

 

Anadolu Ajansı

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.