İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Dr. Erhan Usta, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, son dönemde artan "barış" söylemleri üzerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısına ve birliğine yöneltilen ifadeleri sert sözlerle kınadı. Kanun teklifi görüşmeleri sırasında söz alan Usta, konuşmasının ana temasını oluşturan eleştirilerde "Barış adı altında bölücülük yapılıyorsa, orada durmak gerekir. Türk devleti tehdit ediliyor ama susuluyor, akıl alır iş değil," ifadelerini kullandı.
"BARIŞ DERKEN TEHDİT YAPILIYORSA..."
Konuşmasına, vatandaşın ve üreticinin yaşadığı derin ekonomik buhranı vurgulayarak başlayan Usta, Meclis'te asıl konuşulması gerekenin bu gerçekler olduğunu belirtti. Ancak kürsüde "barış" adı altında bölücülük yapılırken sessiz kalamayacağını vurguladı:
"Ben buraya bunları konuşmak için gelmiştim… Ama kürsüde ‘barış’ adı altında bölücülük yapılırken sessiz kalamazdım. Barış derken tehdit yapılıyorsa, barış derken bir milletin varlığına kastediliyorsa, orada durup düşünmek gerekir."
Usta, terör örgütü PKK'nın son dönemde yaptığı "Türkiye taleplerimize karşılık vermezse sonu Osmanlı'dan beter olur" gibi doğrudan tehdit içeren açıklamalara dikkat çekerek, bu cüretin siyasi iktidarın sessizliğinden kaynaklandığını iddia etti. Terör örgütünün dilinde pişmanlık ya da tövbe olmadığını, aksine "başarı kazandık, artık başka evreye geçiyoruz" söylemi bulunduğunu belirtti. Usta, bu dilin adının "barış değil, şantaj ve tehdit" olduğunu savundu.
"SURİYE'DE TERÖR DEVLETİ KURULDU"

Milletvekili Usta, konuşmasının önemli bir bölümünü Suriye'nin kuzeyinde fiilen kurulduğunu öne sürdüğü terör yapılanmasına ayırdı. Bu durumu "İsrail ve Amerika projesi" olarak nitelendiren Usta, hükümetin buna karşı tek kelime etmemesini eleştirdi: "Suriye’de bir terör devleti kurulmuştur; bu artık net bir gerçektir... Türkiye Cumhuriyeti devleti yönetenler buna tek bir kelime etmiyor. Bu sessizlik, kabul anlamına gelir."
Usta, bu sessizliğin yarın "defakto durum oluştu, tanımaktan başka çaremiz yok" demeye yol açacağını ileri sürerek, Türkiye'nin "kırmızı çizgilerinin" bir bir aşıldığını ve ülkenin geleceğinin tehlikeye atıldığını ifade etti. İçerideki politikaların da DEM'i yüreklendirdiğini, YPG'yi meşrulaştırdığını ve PKK'ya itibar kazandırdığını savundu.
"ORTAK VATAN DEĞİL, TEK VATAN"
İYİ Partili Usta, konuşmasının sonunda "ortak vatan" ve "ana dilde eğitim" gibi söylemlere sert tepki gösterdi. Bu kavramların ülkenin üniter yapısını delmeye çalıştığını belirten Usta, Türkiye'nin milli kimliğinin bu tür söylemlere izin vermeyeceğini söyledi. Usta, "Biz aramızda hiç ‘ortak vatan’ diye bir şey konuşmadık. Çünkü bizim vatanımız ortaktır değil, tektir! ‘Ortak vatan’ dersen, iki millet var demektir. Böyle bir anlayış kabul edilemez" dedi.
Usta, "ana dilde eğitim" tartışmasının masum bir kültürel hak meselesi olmadığını, "devletin milli kimliğini hedef alan sistematik bir söylem" haline geldiğini belirtti. Konuşmasını, Meclis'in onuruna ve "bebek katiline tezahürat yaptıranlara" hitaben yaptığı sert bir uyarıyla tamamladı: "Türk devletine diz çöktürmeye çalışanlara, tehdit savuranlara boyun eğmeyeceğiz. Bu milletin iradesi, bu Meclis’in onuru, hiçbir terör örgütüne rehin verilemez."
Hüsnü Can ARMUTÇU