Karadeniz Diyabet Derneği, bölgedeki diyabet hastalarının güncel durumunu, tedaviye erişim sorunlarını ve sahte tedavi risklerini ele alan "Sivil Toplum Gözüyle Diyabet Raporu 2025-2026" başlıklı kapsamlı çalışmasını kamuoyuna sundu.
Halk Sağlığı ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. M. Emin Dinççağ tarafından dernek adına derlenen raporda, modern tıp imkanlarıyla diyabetin kontrol altına alınabileceği belirtilirken, internet ve sosyal medya üzerinden yayılan "diyabete son" gibi gerçek dışı ve kandırmaya yönelik vaatlere karşı halk dikkatli olmaya davet edildi. Rapor, hastaların hekimlerine danışmadan alternatif yöntemlere yönelmemesinin hayati önem taşıdığını ortaya koyuyor.
MODERN İLAÇLAR VE AİLE HEKİMLERİ İLE BAŞARI MÜMKÜN
Dr. M. Emin Dinççağ tarafından kaleme alınan raporda, diyabet tedavisinde Türkiye'nin erişim olanaklarına dikkat çekildi. Edinilen bilgilere göre, günümüzde mevcut olan modern ilaçlar ve tedavi yöntemleri sayesinde hastaların hedef değerlere ulaşması, dolayısıyla diyabeti kontrol altında tutması mümkün. Dinççağ, birinci basamak sağlık hizmetlerinin bu süreçteki rolünün altını çizerek, hastaların ilaca ve hekime erişimi konusunda büyük bir sıkıntı yaşanmadığını ve aile hekimlerinin diyabetik hastalara yaklaşımlarının samimi ve gurur verici olduğunu ifade etti.
Bu bağlamda, diyabet hastalarının tedavi ve takibinde birinci basamak hekimleriyle daha fazla iletişim kurması gerekliliği vurgulandı. Ancak, tedavinin başarısı için ilaç, diyet ve egzersiz üçlemesine hastaların daha aktif ve bilinçli uyum sağlaması öneriliyor. Raporun devamında, kent ve kırsal kesimdeki hastalar arasındaki takip farkını gidermek amacıyla "diyabet hemşireliği" uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiği de bir talep olarak yer aldı.
İNSÜLİN KORKUSU GİDERİLMELİ, SGK’DAN SENSÖR DESTEĞİ BEKLENİYOR
Raporun en kritik uyarılarından biri, pazarlama yöntemleri kullanılarak sunulan "alternatif tedaviler" ile ilgili. Dr. Dinççağ, sanal ortamda hızla yayılan ve diyabeti tamamen yok etmeyi vaat eden, yapay reklamlara ve sahte duyurulara kesinlikle itibar edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Diyabetin kronik bir hastalık olduğu ve tamamen yok edileceği bilgisinin doğru olmadığı raporda net bir şekilde belirtiliyor. Hastaların modern tıbbi imkanlardan vazgeçmemesi ve şüpheli durumlarda mutlaka aile hekimlerine danışması gerekiyor. Ayrıca, hastalar arasında süregelen insülin çekincelerine de değinildi.
Günümüzde insülin tedavisinin ileri seviyede geliştiği ve hastaların ihtiyaçlarına cevap verecek durumda olduğu; insülinin, diyabette korkulacak bir ilaç değil, en önemli ve faydalı tedavi araçlarından biri olduğu ifade edildi. Tedavideki modernleşme ile birlikte, sensör uygulamalarının önemine dikkat çekilerek, bu sensörlerin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından tüm diyabetiklere verilmesinin derneğin en büyük talebi olduğu kaydedildi.
2026 PLANLARI ARASINDA ÇOCUKLUK ÇAĞI OBEZİTESİ İLE MÜCADELE VAR
Karadeniz Diyabet Derneği'nin 2026 yılı faaliyet planları arasında toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik önemli hedefler bulunuyor. Bu hedeflerden biri, çocukluk çağı obezitesinin önlenmesi ve okullarda bu konuda yoğun bir mücadele başlatılmasıdır.
Raporda, okullarda beden eğitimi derslerinin artırılması, sağlıklı beslenme konusunda eğitim verilmesi ve obezitenin zararları hakkındaki çalışmaların artırılarak sürdürülmesi gerektiği belirtiliyor.
Ayrıca, kronik bir komplikasyon olan diyabetik ayak sorununa çözüm bulmak amacıyla hastanelerde "özel klinikler" kurulması ve bu kliniklerde tedavinin disiplinli bir şekilde yürütülmesi, derneğin önemli talepleri arasında yer alıyor. Dr. Dinççağ, diyabet farkındalığının artırılması için medya ve kamu kurumlarının çalışmalarının desteklenmesi gerektiğini belirterek, toplumsal desteğin önemini vurguladı.
İhlas Haber Ajansı