Karadeniz pusuda bekliyor! Samsun sahillerinde büyük tehlike...
Paylaş

Karadeniz pusuda bekliyor! Samsun sahillerinde büyük tehlike...

Ekleme: 11.06.2026 10:40 Güncelleme: 11.06.2026 10:40

Prof. Dr. Şevket Özkaya, Samsun sahillerinde rip akıntısı ve dalgalı hava koşullarının boğulma riskini artırdığını belirtti. Boğulmalar sessiz gerçekleşiyor ve özellikle çocuklar tehlike altında.

Samsun’da yaz sezonunun başlamasıyla birlikte Karadeniz sahillerinde boğulma vakaları artıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, rip akıntısı ve dalgalı hava koşullarının ciddi tehlike oluşturduğunu belirterek vatandaşları uyardı.

KARADENİZ SAHİLLERİNDE BOĞULMA RİSKİ

Her yaz çok sayıda boğulma vakasına müdahale eden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, yaz sezonunun başlamasıyla Karadeniz sahillerinde boğulma vakalarının arttığına dikkat çekerek, özellikle ters akıntı (rip akıntısı) tehlikesine karşı vatandaşları uyardı. Her yıl Türkiye’de 600 ila bin kişinin boğulma nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Özkaya, daha fazla kişinin ise boğulma tehlikesi geçirerek son anda kurtulduğunu söyledi. Boğulma vakalarının en sık 1 ile 24 yaş arasındaki bireylerde görüldüğünü ifade eden Özkaya, yaz sezonunun başlamasıyla birlikte Karadeniz kıyılarında riskin arttığını vurguladı.

HAFTA SONLARI VE YOĞUN KALABALIK

Özellikle hafta sonlarında Amasya, Tokat, Sivas ve Çorum gibi çevre illerden çok sayıda vatandaşın Samsun ve Karadeniz sahillerine geldiğini kaydeden Özkaya, "Hafta içinin stresini çocukları ve aileleriyle atmak isteyen vatandaşlarımız, çoğu zaman dalgalı ve rüzgarlı hava şartlarını göz ardı ederek denize giriyor. Bu durum ciddi tehlikeleri beraberinde getiriyor" dedi.

TERS AKINTI EN BÜYÜK TEHLİKE

Karadeniz’de sık görülen rip akıntısının büyük risk oluşturduğunu belirten Özkaya, "Karadeniz tabanında oluşan ters akıntılar, en iyi yüzücüyü bile denizin içine çekebilir ve boğulma tehlikesi oluşturabilir. Son yıllarda hava sıcaklıklarındaki ani değişimler, sertleşen hava akımları, rüzgar ve dalga oluşumunu artırarak denizi daha tehlikeli hale getiriyor" diye konuştu. Boğulmaların çoğu zaman sessiz gerçekleştiğine dikkat çeken Özkaya, İngiltere Kraliyet Ulusal Filika Enstitüsü’nün (RNLI) verilerine göre insanların boğulmanın filmlerdeki gibi gürültülü ve fark edilir şekilde gerçekleştiğini düşündüğünü ancak gerçekte durumun çok farklı olduğunu söyledi.

SESSİZ ÖNLENEBİLİR ÖLÜM SALGINI

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünya genelinde her yıl yaklaşık 250 bin kişinin boğulma nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirten Özkaya, "Bu ölümlerin yaklaşık 82 bini 14 yaşın altındaki çocuklardan oluşuyor. Bu da her gün 650’den fazla kişinin boğulma nedeniyle hayatını kaybettiği anlamına geliyor. DSÖ bu nedenle boğulmaları 'sessiz önlenebilir ölüm salgını' olarak tanımlıyor" şeklinde konuştu.

ÇOCUKLAR VE GENÇLER EN BÜYÜK RİSK GRUBU

Boğulmanın özellikle çocuklar ve gençler için büyük tehdit oluşturduğunu vurgulayan Özkaya, "Suya kolayca düşüp çıkmakta zorlandıkları için 1-4 yaş grubu en büyük risk altında bulunuyor. Boğulma dakikalar içinde ölüme neden olabiliyor. Kurtulan kişilerde ise beyin hasarı dahil ciddi sağlık sorunları gelişebiliyor" ifadelerini kullandı.

VATANDAŞLARA HAYATİ UYARILAR

Prof. Dr. Şevket Özkaya, boğulma vakalarının önüne geçebilmek için vatandaşlara şu tavsiyelerde bulundu: "Su kenarında asla yalnız bulunulmamalı, cankurtaran bulunan bölgelerde aile ve arkadaşlarla birlikte yüzülmeli. Çocuklar su kenarında mutlaka yetişkin gözetiminde olmalı. Suya düşen veya yüzerken yorulan kişiler panik yapmadan sırt üstü durarak yardım istemeli. Böyle bir durumla karşılaşanlar ise yüzebilen bir cismi kişiye doğru atmalı. Kıyıdan fazla uzaklaşılmamalı, boyu aşan derinliklere girilmemeli ve sahile paralel yüzülmeli."

 

İhlas Haber Ajansı

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.