Kelime-i Şerif

Kelime-i Şerif

Hazır

Giriş: 12.01.2026 10:00 Güncelleme: 31.05.2026 04:28
Kelimelerin anlamlarını bilmeyen yanlış anlar olanı. Derinine inmeyen, kazmayan bulamaz hakikat hazinesini. Anlaşamasınlar diye kelimelerin anlamları kilitler altına alındı. Kim kazar ki bu kelime top...

Kelimelerin anlamlarını bilmeyen yanlış anlar olanı. Derinine inmeyen, kazmayan bulamaz hakikat hazinesini. Anlaşamasınlar diye kelimelerin anlamları kilitler altına alındı. Kim kazar ki bu kelime toprağını, kim hazinenin orda olduğunu düşünür, ne çıkacak diye bir arkeolog kadar merak eder cümleleri. Kabul etmez toprağın üstünü, içine içeriğine girer.

Kimin yepyeni bir yaşam doğar gözlerinin önünde etimolojiyle, hiç haberdar değilken incelemeden. Ey kelimelerin anlamlarına yabancı kalanlar! Ey hakikat söylendiğinde sinirlenenler! Tellalları öldürmek isteyenler! Onları uyandırdıkları için rüyalarından.

Kafaları karışır. Duyguları altüst olur. O ana kadar varolmadıklarını farkederler. Yokluk korkunç bir acıdır varlığa. Her şeyi ters anlamış olmak, garabettir. Kim bir garabet olduğunu kabul eder ki? Bir kedi, bir köpek, bir kuş hayvan olduğunu kabul etmez. O uykusunda olduğu şeyden çıkmaz. Ama insan öyle mi? İnsan uyandırılabilen bir şeydir. Cahil cehaletinden uyanmak istemez, hayvanlar gibi. Harcanan yıllar aleyhinedir. Kelimelerin hakiki anlamlarını bulmayan cahildir. Aramayan bulamaz. Ve kimse aramayı öğretmedi onlara. Hep bulunduğu yeri bulduğunu söylediler. Herkes bulduğuna inanıyor. Böyle giriyorlar rüyalarına. Buldum kapısı yaratarak kendilerine. Bulamayanların öğrencileri. Kelimeleri kelimelerin anlamlarını bilmeyenlerden öğrenenler.

Onların varlık mücadeleleriyle doluydu her söyledikleri. Her ağızlarına aldıklarını cahil anlayışlarıyla doldurdular. Ne arkeolog, ne etimologdular. Sosyolog da değildiler sosyosuz. Psikolog da değillerdi psikolojileri bozuktu. Filozof olamazlardı her şeyi bildiklerini sanıyordular. Bilgi kale kapılarının nöbetçisiydi onlarda. Bilgi sadece nöbet değiştirenlere verdikleri isimdi. Nöbetçisiz olmazdı savundukları şey cehaletti.

Ne yapmamalıyımlarla dolu bir hayat, kim olmamalıyımlarla çürüyen. Yanlış yapmalara sebep olurken. Ne yapmalıyımlar da yanlıştı. Ağzından sesler çıkartmak konuşmak değildi. Günlük rutinlerden uzaklaşmamaya çalışmak yaradılışa aykırıyken, rutinlere inanan rutinlere tapanlar ölüme, aynı kalmakla yıkıma gidiyor, artık yaratılmıyordular. Çıkmaz sokaklarla doluydular. Tüm çıkmaz sokaklara tek yol ismini vermişlerdi. Yanılıyordular. Duvara tosladıkça yanıldıkları ispatlanıyordu. Yanılmak diye bir şey öğrenmemişlerdi, hiç yanılmadıklarına inanan hocalarından.

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap